Medeniyet (Arapça, -medine, şehir anlamına gelen sözcükten türetilmiş); yönetmek, mâlik olmak anlamında… Medenî; medini, şehre ait, şehre mensup, şehirli demek… Medeniyet (uygarlık); bir milletin, bir toplumun fikir ve sanat hayatında eriştiği düzey, maddî ve manevî varlıkların tamamı… Medeniyet; bilim, sanat, kültür ve teknoloji… Birinin eksiliği, medeniyetin var olmasını engelleyen durum… Medeniyet, belli bir iktisadî, hukukî, ahlâkî, felsefî, edebî, ilmî, kültürel yapının biçimlendirdiği değerler sistemi… ‘Medeniyet’, ‘barbarlık’ kavramının karşıtı olan durum… Uygar toplum; gelişmiş, ideal ölçülere yaklaşmış bir topluluk… Kim medenî, kim denî? Medeniyet kavramanın içini boşaltan, etik değerlerin olmayışı… Bu; medeniyetin deniyet hâline evrilmesi demek… Medenî… Ne denî… Nedenini bilen var mı? Medeniyet kelimesinin Osmanlı Türkçesindeki ilk harfi ‘mim’dir. ‘Mim’i kaldırdığımızda geriye deniyet kalır... ‘Deniyet’, ‘mim’siz medeniyet, alçaklık manasında kullanılan ifade… Medenî; uygar, kültürlü, görgülü, kibar, nâzik, terbiyeli… Denî; değersiz, aşağılık, alçak, bayağı…
Her bir uygarlığın, diğer uygarlıkları etkilemesi normal… Uygarlık, insanlığın ortak mirası… Avrupa’yı karanlık dönemden aydınlığa çıkaran, Endülüs İslam uygarlığı ve haçlı seferleri sonucunda öğrenilen İslam uygarlığı olmuş… Batı uygarlığı yükselirken doğuda çöküş başlamış… Medeniyetleri var kılan ve yok eden, evrensel değerler… Medenî hâlden ne denî hâle ya da tam tersi dönüşümün sırrı bu… Ne kadar medenîyiz veya ne kadar deniyiz? Levi-Strauss, ilkel toplum ile uygar toplum arasında bir ilerilik ya da gerilik ayrımından söz edilemeyeceğini ifade etmiş… Levi-Strauss’a göre, ilkel insanlar, en az bizim kadar uygardırlar; değişiklik, her iki uygarlıktaki düşüncenin birbirinden farklı semboller sistemiyle dile getirilmesi… Bunu destekleyen söz: “Aklın kurallarına uyarak barbar diyebiliriz yamyamlara, ancak bize benzemiyorlar diye barbar diyemeyiz.” (Montaigne)… Nobel Barış Ödülü sahibi Tawakkul Karman’ın, gazeteciler tarafından giydiği başörtüsünün akıl ve eğitim seviyesi ile orantılı olmadığı yönünde eleştiriler aldığında verdiği cevap: “İnsan ilk zamanlarda neredeyse çıplaktı ve zekâsı geliştikçe kıyafet giymeye başladı. Bugün olduğum ve giydiğim şey insanın başardığı en yüksek düşünce ve medeniyet seviyesini temsil ediyor…”… Tawakkul Karman (07.02.1979-…); ‘Demir Kadın’ ve ‘Devrimin Anası’ diye bilinen, 2005 yılında kurulan ‘Zincirleri Olmayan Kadın Gazeteciler’ grubunun kurucularından olan ilk Yemenli Arap müslüman kadın gazeteci, politikacı ve Al-İslah partisinin üyesi… Tawakkul Karman, 2011 yılında Nobel Barış Ödülü’nü Ellen Johnson Sirleaf ve Leymah Gbowee ile birlikte almış; 2012 yılında Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığına kabul edilmiş…
Kadim medeniyetimiz nasıldı? Ne hâlden ne hâle geldik? Kadim medeniyetimizin kısa ve öz tarifi: Ahlâkî ve entelektüel gelişmeyi esas alan bir yükseliş ve ilerleme hâli… Deniyet ise, bu medeniyetin yozlaşmış, düşüşe geçmiş, etik değerlerden yoksun durumu, toplumun sadece maddî zevklere ve tüketime odaklanması… Medeniyetin tam tersi… Kadim değerlerimizin esas alındığı sistemde, medeniyet; maddî birikim, teknolojik ilerleme ve ahlâkî değerlerin, bilginin, sanatın, kültürün ve adâletin toplumda hâkim olduğu bir ahvâl… Bu, bireysel ve kolektif hayatın her alanında bir olgunlaşma vetiresi/süreci… Kadim medeniyet değerlerimizden güzel misâller: Vakıflar, Ahilik Teşkilatı, insana ve doğaya saygı, misafirperverlik vb. davranışlar… Vakıflar; yardımseverlikten öte, toplumsal dayanışmayı ve adâleti kalıcı bir şekilde tesis eden kültürümüz… Vakıflar; cami, medrese, hastane, aşevi, köprü, çeşme gibi kamusal binaların inşasını ve bakımını üstlenen kuruluşlar idi… Hayvanlar, kimsesizler ve göçmen kuşlar için vakıflar kurulmuş… Ahilik Teşkilatı; bir esnaf loncası, ahlâkî ve meslekî değerleri birleştiren bir teşkilat… Ahiliğin temelinde dürüstlük, adâlet, yardımseverlik ve misafirperverlik gibi değerler vardı… Ahi esnafı, meslektaşları arasında rekabet yerine dayanışmayı esas alırdı… Çıraklar; meslekî ve ahlâkî olarak eğitilirdi… Ahilik teşkilatı, hem ekonomik hayatın düzenini hem toplumun etik dokusunu korurdu… Kadim mimarî eserlerimiz; insana ve doğaya saygı esasına göre yapılmış estetik eserlerdi… Cami, külliye, köprü ve han gibi yapılarla şehir, bir bütün olarak düşünülürdü… Şehirler, camilerin etrafına kurulan külliyelerle (okul, hastane, aşevi) birer eğitim ve sosyal hayat merkezleri idi… Binalar doğal ışık ve havalandırma kullanacak şekilde tasarlanır idi... Çevrenin topoğrafyasına uyum sağlardı, toplumsal fayda odaklı idi… Misafirperverlik, ‘Tanrı misafiri’ kavramı, kadim medeniyetimizin vazgeçilmez bir değeri idi… Evlerde her zaman misafir için bir kap yemek bulundurulurdu; sofranın bereketi paylaştıkça artar inancı yaygındı… Bu; bireysel bir nezaket kuralı ve toplumsal dayanışmayı ve cömertliği teşvik eden bir kültürel norm idi… Kadim medeniyetimiz; askerî, siyasî başarılar ve ahlâkî ve kültürel değerlerle inşa edilmiş idi…
Mehmet Akif Ersoy, sömürgeci devletlerin mazlum milletleri ezmek için kullandığı saldırgan medeniyete karşı çıkan millî şairimiz… Mehmet Akif Ersoy; gerçek medeniyete değil, adına medeniyet denilen, insanlığı kahreden, eli silahlı ve kanlı, vahşi davranışlar sergileyen zihniyete karşı çıkmış; eserlerinde böyle bir medeniyet algısını lanetlemiş… İstiklâl Marşı’mızda, “Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar! Ulusun korkma nasıl böyle bir imanı boğar? Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar!” diyerek, batı medeniyetinin iç yüzünün ne olduğunu dillendirmiş… Necip Fazıl Kısakürek, batı medeniyetini ruhsuz, materyalist ve yozlaşmış olarak görür; medeniyetin ruhu, tasavvuf ve iman… Necip Fazıl Kısakürek’e göre ‘medeniyet’; Allah’a yönelen, ahlâkî ve manevî temellere dayanan bir yapı… “Sanat Allah’ı aramakmış; marifet bu, gerisi yalnız çelik-çomakmış.” (Necip Fazıl Kısakürek)… Nazım Hikmet Ran, medeniyeti halkın refahı, özgürlük ve sosyal adaletle ilişkilendirir; medeniyeti sınıf mücadelesi, eşitlik ve özgürlük temelinde ele alır ve “Putları deviriyoruz!” diyerek, geleneksel ve otoriter yapıları yıkmayı, yeni bir toplum düzeni kurmayı hedefler… Nazım Hikmet Ran’a göre ‘medeniyet’, bireyin değil toplumun gelişimiyle ölçülür… ‘Medeniyet’in ne olduğunu ne olmadığını dillendiren özlü sözler: “İnsanların en medenisi, en mütevazı olanıdır.” (Hz. Ali)… “Kindar, önyargılı, dar görüşlü insanlar medenî sayılmaz. Medenî insan, herkese ve her düşünceye saygı duyabilendir.” (Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî)… “İnsanı insan yapan, vatan sevgisidir; milleti millet yapan ise medeniyettir.” (Nâmık Kemal)… “Medeniyet, sosyal düzenin kültürü yarattığı durumdur. Üç unsurda özetlenebilir: ekonomik güvenlik, siyasi özgürlük, kültürel ilerleme.” (Will Durant)… “Medeniyetin ilk gereği adalettir.” (Sigmund Freud)… “Uygarlığımızın varlığı, konuşma özgürlüğüne, eğitim özgürlüğüne ve hoşgörüye bağlıdır. Bunların hepsi birbiriyle bağlantılıdır; bunlardan birinin eksikliği tüm sistemi felç eder.” (Albert Einstein (Fizikçi)… “Bir ulusun medeniyeti, en ıssız ve karanlık köşelerinde yaşayan insanlarına nasıl davrandığı ile ölçülür.” (Mahatma Gandhi)… “Medeniyet, doğanın ortaya koyduğu koşullara karşı, insan aklının yaptığı bir direniştir.” (Ralph Waldo Emerson)… “Medeniyet, nezaketi gerektirmez; fakat nezaketsizlik onu ortadan kaldırır.” (Voltaire)… Medeniyet ve deniyet arasındaki gelgitin günümüzdeki yansımasını en iyi özetleyen söz: “Allah’ın on pulunu bekleye dursun on kul; bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul. Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa; yaşasın, kefenimin kefili karaborsa! Kubur faresi hayat, meselesiz, gerçeksiz; heykel destek üstünde, benim ruhum desteksiz.” (Necip Fazıl Kısakürek)…
Medeniyet; hem maddî terakki, fen ve sanatta ileri gitme, hem manevî ilerleme… Medenî insan; yardımlaşma, istikamet, adâlet, merhamet, hamiyet (millî onur, haysiyet; insanlık, fazilet) vb. güzel hasletleri hayatına mâl etmek için gayret gösteren insan… ‘Medeniyet’i ‘mim’siz hâle getiren ise, denî insan… Bir medeniyetin büyüklüğü, nüfusunun çokluğu ile değil, halkının davranışlarının yüksek niteliği ile alâkalı… Medeniyet, özgürlükler genişledikçe büyür, baskı, zulüm ve ahlâksızlık arttıkça çöker… Selam, sevgi ve saygılarımla. https://bit.ly/muzafferceven