TSE Başkanı Hulusi Şentürk, sektörün lokomotifleri arasında bulunan Bilecik’ten, mermerle ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu.
Ahmet MEŞE
Bir dizi işbirliği protokolü imzalamak üzere ilimize gelen TSE Başkanı Hulusi Şentürk, mermer sektörüne ilişkin çok önemli açıklamalarda bulundu. Şentürk, ilimizin de sektör öncüleri arasında bulunduğu mermer sektörü ile ilgili,” Dünyanın en kaliteli mermerlerine sahip olan ülkeyiz ama mermer ihraç edip de mermer laboratuvarına sahip olmayan tek ülke biziz” İfadelerini kullandı.
Türk Standartları Enstitüsü (TSE) ile Bilecik Belediyesi, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası ile Bozüyük Ticaret ve Sanayi Odası arasında bir dizi işbirliği anlaşmaları imzalandı. TSE Başkanı Hulusi Şentürk’ün de katıldığı imza töreni 30 Eylül Pazartesi günü saat 18.00’de Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleşti.
İmzalar atıldı
İmza töreninde Bilecik Belediyesi ile TSE arasında “Asansörlerin yıllık kontrolü ve asansör ruhsatı verilmesi aşamasında işbirliği protokollerine” imzalar atılırken, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi ile “İşbirliği protokolü” anlaşmaları imzalandı. Ayrıca Bilecik ve Bozüyük Ticaret Odaları ile TSE arasında “Kalibrasyon işbirliği” imzaları atıldı.
TSE Başkanı Hulusi Şentürk’ün imzasını koyduğu protokollerde Bilecik Belediyesi adına Başkan Yardımcısı Abdullah Tetik, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi adına Rektör Azmi Özcan, Bilecik TSO adına TSO Başkanı Fevzi Uzun ve Bozüyük TSO adına Bozüyük TSO Başkanı Buğra Levent imzalarını attılar.
Firmalara plaketleri verildi
Diğer yandan imza töreninde ilimizde TSE standartlarında faaliyet gösteren 66 firmaya plaketleri takdim edildi. Ayrıca programda Bilecik TSO Başkanı Fevzi Uzun, TSE Başkanı Hulusi Şentürk’e plaket takdim etti.
“5 yıldızlı hizmet sunmaktadır”
İmza töreninin açılış konuşmasını yapan Bilecik TSO Başkanı Fevzi Uzun, Bilecik TSO olarak standardizasyon ve standartlara uyum konusuna büyük önem verdiklerini belirtti. Uzun, Bilecik TSO’nun TSE, KALDER VE TOBB işbirliği ile yürütülen akreditasyon sürecinde 365 oda içerisinde akredite edilmiş 131 oda arasında yer aldıklarını kaydetti. Uzun,” Bilecik TSO, üyelerine standartlara uygun 5 yıldızlı hizmet sunmaktadır” dedi.
Bilecik TSO Başkanı Fevzi Uzun konuşmasının devamında sanayi ve ticaretin gelişiminin hızlı bir şekilde sağlanmasında standartların tek başına yeterli olmadığına vurgu yaparak,” Sanayi ve ticaretin gelişiminin hızlı bir şekilde sağlanmasında, ilgili alandaki standardizasyon büyük önem taşımaktadır. Fakat standartlarda tek başına yeterli değildir” diye konuştu.
Son sıradayız
Uzun konuşmasını şöyle sürdürdü:” 2013 yılı itibariyle Bilecik, TR41 olarak bilinen Bursa-Eskişehir-Bilecik bölgesinde marka oluşturma, patent ve faydalı model meydana getirmede maalesef son sıradadır. Artık bizim marka, patent ve lisans konusunda öncü olmamız gerekir. Tüccarın, sanayicinin en önemli görevlerinden biri budur. Bunu gerçekleştirmek için ucuz, fason üretim yapmak yerine, kendi standartlarını yine kendisinin belirlediği dünya ülkelerinin benimseyeceği ürünlere ağırlık verilmesi, kısacası üretim biçimini ve teknolojimizi standart haline getirmemiz gerekiyor.
İndirim sağlanacak
Sanayicimiz giderek rekabetçi olmasında en büyük unsurlardan biri de bu ölçü tekniklerine vakıf olmak ve bunları usulünce yapabilmektir. Usulün yanında olmazsa olmaz olan kalibrasyon da bizim için çok gereklidir. Nitekim TSE ile odamız arasında imzalanan “Kalibrasyon işbirliği protokolü” ile TSE’den alınacak kalibrasyon ve eğitim hizmetleri yüzde 30 ile 40 arasında değişen oranlarda indirim sağlanmış olacaktır” dedi.
“Mermer laboratuvarına sahip olmayan tek ülke biziz”
Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Fevzi Uzun’un ardından kürsüye TSE Başkanı Hulusi Şentürk geldi. Şentürk, ilimizin de sektör öncüleri arasında bulunduğu mermer sektörü ile ilgili,” Dünyanın en kaliteli mermerlerine sahip olan ülkeyiz ama mermer ihraç edip de mermer laboratuvarına sahip olmayan tek ülke biziz” İfadelerini kullandı.
Şentürk konuşmasının başında Türkiye’nin 1980 yılından beri çok ciddi bir değişim ve dönüşümün içerisinde girdiğinin altını çizerek,” Türkiye2nin bu dönüşümü Dünyanın küresel dönüşümüne paralel olarak gidiyor” dedi.
“Pazara girmenin olmazsa olmazı…”
Şentürk konuşmasını şöyle sürdürdü:” Bugün, adına standartlar dediğimiz konularda Dünya’da enteresan bir gelişme var. Türkiye bu gelişmeyi çok geç fark etti. Küresel Dünya’da pazarlara girmenin olmazsa olmazı standardizasyon ve belgeler. Bu konuda gerekli alt yapıyı kuramadığınız takdirde sürekli marka sahibi olan kuruluşların tedarikçisi olarak kalmaya mahkumsunuz. Bu konuda Türkiye’de belirli bir bilinç seviyesi oluşturmak için bir yılı aşkındır çalışmalarımız var. İnşallah Kasım ayında da bir ilki gerçekleştireceğiz. İstanbul’da uluslararası bir sempozyum yapacağız. Bunun sonrasında da inşallah bunu dalga dalga Türkiye’ye yaymaya çalışacağız.
“Türk mermeri ve graniti Dünya’da radyasyon değeri en düşük mermerdir”
Örneğin Bilecik mermeri ile ünlü. Doğal malzemelerin belirli bir radyasyon bulundurma oranı vardır ve Türk mermeri ve graniti Dünya’da radyasyon değeri en düşük mermerdir. Eğer mermer ve granitin kullanılacağı standart belirlenirken radyasyon oranını Bilecik mermerlerinde bulunan radyasyon oranına göre belirlenmesini sağlarsanız bir anda rakiplerini saf dışı bırakıyorsunuz. Aksine radyasyon oranı belirlenmeden yapılan standart ise tüm rekabet gücünüzü yok eder. Ne yazık ki bu günümüz Dünyasında kıyasıya bir yarışın yaşandığı bir ortam.
“Dünya savaş veriyor”
"Dünya standartlarını belirleme savaşı veriyorlar. Bu savaşı verirken de kendi ülkelerinin özelliklerindeki ürünlerinin standardını dünyanın standardı haline getirmeye çalışıyorlar. Bunu yaptıkça da bizim gibi ülkelerin pazardaki rekabet gücünü ortadan kaldırıyorlar. Çok zorlandıkları noktada farklı yönetim sistem belgelendirmelerini devreye sokuyorlar. Sosyal yönetim sistemlerini devreye sokarak çalıştırılan iş gücüne ödenecek olan bedelleri çok yüksek tutarak bir anda Türkiye'deki işletmelerin bu belgeyi almasının önüne geçip arkasından yine pazar paylarını koruyabiliyorlar."
"Türkiye artık bir şeyin farkına varmalı" diyen Şentürk, "Küresel pazarlarda gerçekten güçlü olmak istiyorsak, ekonomimizi geliştirmek istiyorsak, standartlar savaşına bizim de müdahil olmamız gerekiyor. Türkiye'de sanayicinin artık bu gerçeği görmesi gerekiyor. Türkiye, bunu öğrenmek mecburiyetinde, aksi takdirde sürekli taşeron kalmaya mahkumuz" ifadesini kullandı.
"Dünyanın en kaliteli mermerlerine sahibiz"
Türkiye'nin işletme standartlarına henüz geçemediğini belirten Şentürk, dünyadaki büyük markaların hepsinin kendine özel kalite standartlarının bulunduğunu söyledi.
Şentürk, Türkiye'de kendine özel kalite standartlarının olmadığını belirterek, şöyle konuştu:
"Dolayısıyla bu kültürü edinmemiz gerekiyor. Dünyanın en kaliteli mermerlerine sahip olan ülkeyiz ama mermer ihraç edip de mermer laboratuvarına sahip olmayan tek ülke biziz. Ürettiğin mermerle ilgili hangi testi yaptırdın da pazara gireceksin. Bunun için de işbirliğine ihtiyacımız var. Bunun için de birbirimizi anlamaya ihtiyacımız var. Tabii bunun içinde üniversitelere ihtiyacımız var. Bilgi her şeyin temeliyse o zaman bildiklerinizi birbirimizle paylaşmamız gerekiyor. Bu paylaşımda sanayi ve üniversitelerle beraber TSE'nin de içerisinde olacağı üçlü bir ayağa oturmak mecburiyetinde. Aksi takdirde biz taşeron kalmaya mahkumuz. Hiçbir zaman kendi ürünümüzü üreten ülke olamayacağız. Olmaya kalktığımız da çok kısa zamanda standartlarla saf dışı hale getirileceksiniz."
“Milyonlarca patent üretsek neye yarayacak?”
TSE Başkanı Hulusi Şentürk, TSO, TSE ve üniversite işbirliğinin önemi oldukça sık değinirken, üniversitelerin standardizasyon üzerine çalışmalar yapması gerektiğine dikkat çekti. “Çin’de standardizasyon mühendisliği diye fakülte kuruldu” diyen Şentürk,” Makine mühendisliği, elektrik mühendisliği değil standardizasyon mühendisliği. 4 bin tane öğrencisi var. Türkiye’de standardizasyon mühendisi dediğinizde insanın yüzüne bakarlar, ne diyor diye. Çin niye bu fakülteyi açıyor? Çünkü Çin küresel ekonomik rekabette güçlü olarak yer almak istiyor. Ben Türkiye’ye milyonlarca patent üretmenin de bir şeye yaramayacağını anlatmaya çalışıyorum. Milyonlarca patent üretsek neye yarayacak, çok merak ediyorum. Bu patentler, standartlara yedirilmediği sürece, patentlerdeki teknoloji standartlar tarafından kabul edilen teknoloji olmadığı sürece sadece pul koleksiyonu yapar gibi patent koleksiyonu yapabiliriz.
Oysa Amerika, Almanya, İngiltere, Çin, markayı yakaladıktan sonra hemen o teknolojiyi standarda yedirmeye çalışıyor. Standarda yedirdiği zamanda zaten o teknolojinin patenti kendisinde olduğu için tüm diğer teknolojilerin üreticilerini kendine bağlamış oluyor. O patenti kullanmak mecburiyetinde kalıyorlar çünkü standart onu gerektiriyor. Patent hakkı da bu kuruluşta ve bir anda üstünlük elde ediyor. Tüm derdim kafalara bir tane soru işareti bırakabilmek. Eğer bu konuda devamı merak ediyorsanız mutlaka başta enstitüdeki arkadaşlarımızla irtibata geçin.
TSE, milli bir kuruluş. Kuruluşumuzun üç tane temel amacı var. Bir, ihtiyaç duyulan standartları hazır hale getirmek. İki, tüketicinin güvenilir ürün ve hizmetlere ulaşmasını sağlamak. Üç, sanayicinin ihtiyaç duyduğu belgelendirme hizmetlerini vermek ve bu sayede kalite alt yapısını yükseltmek” dedi.