Bilecik kamuoyunun tanınmış isimlerinden BŞEÜ’den emekli öğretim görevlisi Mesut Kaplan, UNESCO tarafından 2026 yılı Anma ve Kutlama Yıl Dönümleri kapsamına alınan Şeyh Edebali'nin vefatının 700. yılı Törenleri hakkında düşüncelerini paylaştı.
Tespit ve önerilerini dile getiren Mesut Kaplan, bir dizi eleştirilerde bulundu. Eleştirilerinin bir kırgınlık değil, uyarı ve çağrı olarak değerlendirilmesini isteyen Mesut Kaplan, açıklamasında, şu ifadelere yer verdi:
“Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Şeyh Edebali’nin vefatının 700. yılı gibi tarihî ve sembolik değeri çok yüksek bir sürece yakışır biçimde büyük bir sorumluluk üstlenmiş, bu anlamlı etkinliklerin hayata geçmesi için de özveriyle çalışmaktadır. Bu süreçte, özellikle yerel kalkınma ve ürün tescilleri başta olmak üzere yürüttüğümüz çalışmalarda koşulsuz desteklerini esirgemeyen Sayın Rektörümüze ve kıymetli rektör yardımcılarımıza içten teşekkür ederim.
Ne var ki aynı hassasiyeti, sürecin doğal paydaşları olması gereken bazı kurumlarda görememek derinden üzücü. Başta İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile belediye olmak üzere ilgili kurumların, 700. yıl törenlerinin planlanması ve sahaya yansıması noktasında beklenen sorumluluğu yeterince üstlenmediği görülmektedir.
Üniversitemiz, sahip olduğu bilgi birikimi, akademik kapasitesi ve kurumsal tecrübesiyle bu süreçte güçlü bir kaynak olmasına rağmen; diğer kurumların iş birliğine açık, net ve sahici bir koordinasyon ortaya koymaması, 700. yıl törenlerinin stratejisinin oluşturulmasında ciddi bir boşluk doğurmaktadır. Bu noktada şu soruların yanıtı kamuoyuna ve paydaşlara hâlâ açık biçimde sunulmuş değildir:
-Turizm Müdürlüğü ve belediye bu süreç için hangi yol haritasını belirledi?
-Kimden ne bekleniyor, görev ve sorumluluk paylaşımı nasıl yapıldı?
-Somut bir takvim, bütçe, organizasyon planı ve iletişim stratejisi var mı?
Açık söylemek gerekir: Bu kadar önemli bir yıldönümünde, bu ölçekte bir sorumluluğun dağınık bırakılması kabul edilebilir değildir. Üniversitemizin verdiği destek için minnettarım; ancak ilgili kurumların bu süreçte beklentiyi karşılayamadığını ve ne yazık ki sınıfta kaldığını da ifade etmek zorundayım.
Dileğim, bu eleştirinin bir kırgınlık değil, bir uyarı ve çağrı olarak görülmesidir. 700. yıl, kişisel ya da kurumsal değil; Bilecik’in ve ülkemizin ortak değeridir. Gecikmeden daha etkin, şeffaf ve sonuç odaklı bir iş birliği kurulmasını temenni ediyorum.”