MHP MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYI MEHMET ERDEM: ’’KAN AKMADAN BU İŞİ ÇÖZÜN’’

Sinan Önce

SS 7 Nolu Gülümbe Köyü Taşıyıcılar Kooperatifine bağlı minibüsçüler isyanın eşiğine geldi. Bilecik Kredi Yurtlar Kurumu önünde bulunan durağının kaldırıldığını ifade eden minibüsçüler, önceden beri bu bölgede sorunsuz olarak yolcu indirip bindirdiklerini, fakat dün sabahtan itibaren trafik ekipleri tarafından bu bölgede "durak harici indi bindi yapamassınız" diyerek para cezası uygulandığını söylediler. Fakat Y belgelerinde "kredi yurtlar kurumu önü ve üniversite önünde rahatça indi bindi yapabilir" ibaresinin bulunduğunu ifade eden minibüsçüler, yapılan bu uygulamayla yetkililerin minibüsçüleri yıldırmaya çalıştıklarını söylediler.

Konuyla ilgili olarak gazetemize açıklamada bulunan MHP Milletvekili aday adayı Mehmet Erdem, "Ben yaptım oldu" zihniyetiyle şehrin yönetilmeyeceğini ifade ederek, minibüs meselesinin çözülmesini istedi. Vali Halil ibrahim Akpınar'a ve Belediye Başkanı Selim Yağcı'ya da seslenen Erdem; "Yeter artık. Geçtiğimiz Pazartesi günü de basın toplantısında da söyledim. Burada Allah korusun kan akmadan bu işi çözün dedim. M plakalı arkadaşlar, 1 nolu arkadaşlarımız da mağdurlar. Bir şehir millete rağmen inatlaşarak "ben yaptım oldu" zihniyetiyle yönetilemez. Bu iş lütfen çözülsün. Çözümsüzlük noktasında kötü şeyler olacak burada. Eğer burada bişey olursa bunun sorumlusu başta sayın valimiz ve belediye başkanımızdır" dedi.

SS 7 Nolu Gülümbe Köyü Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı Ömer Altın'da bazı kesimler tarafından üzerlerine baskı yapıldığını ifade ederek yol kapatarak eylem yapmayı düşündüklerini belirtti. Kooperatif Başkanı Altın Şunları dile getirdi;

"Yağcı ile 2005 yılında 30 yıllığına protokol yaptık"

"2004 yılında mahkeme kararı ile Gülümbe'ye çalışmak için aldığımız bir hattımız vardı. Mahkeme kararında da diyor ki "Gülümbe sınırları mücavir alanıda dahil bu noktalar Gülümbe muhtarlığına ve Gülümbe Kooperatifine verilmiştir" diye bir karar çıkmıştı. Bizde bu karara istinaden trafik komisyonundan Y belgelerimize bunları işlettik. Fakat şehir içinde indi bindi yapamıyorduk sadece otogardan kalkmamız gerekiyordu. Haliyle diğer kooperatiflerde belediyede dahil Gülümbe sınırlarına giremiyordu. Onlarda bizim sınırlarımızda indi bindi yapamıyordu. Bunun içinde Belediye Başkanımız sayın Selim Yağcı ile 2005 yılında 30 yıllığına protokol yaptık. Bu protokolün amacı da biz şehir içinde indi bindi yapacağız, belediyenin tahsis ettiği 6 araçta Gülümbe sınırları içinde indi bindi yapacak şeklinde. Aradan zaman geçti 1 nolu kooperatif bu protokolün hukuka uygun olmadığına dair mahkemeye verdi. Mahkeme iptal etti biz Danıştay'a verdik. Danıştay'dan geldiğinde 2010'un 10'uncu ayında mahkeme tekrardan son kararını verdi. Protokol hukuka uygundur devam etsin diye.

"360 TL indi bindi cezası"

Bugün yaşadığımız problem ise Kredi Yurtlar Kurumu önü ve Üniversite önünde yolcu indirme bindirme problemi. Belediye Başkanımız bizi buradan çıkarmak istiyor. Asıl amacı bu. Bunu yapabilmek içinde önce bir M plakası adı altında bir minibüs ihalesi çıkardı. Baktı olmadı mücavir alanları genişletme kararı aldı. Tabi bunlar hep mahkemede hukuksal olarak devam ediyor. Buralara peron yaptı (Kredi Yurtlar ve Üniversite önüne) yürüyüş parkuru yaptı yolu kapattı sırf bizim buradan gitmemiz için. En son da Kredi Yurtlar Kurumu önünde bulunan durağıda kaldırdı. Bu sabahta trafik ekipleri geldi durak harici indi bindi yapamazsınız, ceza uygularım size deyip arkadaşımıza 360 TL indi bindi cezası yazdı. Ama benim Y belgemde kredi yurtlar kurumu önü ve üniversite önünde rahatça indi bindi yapabilir diye resmi belgemde yazıyor. Ama buna istinaden sabahleyin gelindi arkadaşımıza 360 TL ceza yazıldı.

Öğrenciler (üniversite önünden Kredi Yurtlar Kurumu önüne) 500 metre ellerinde valizleriyle yazı değil mi yürüyorlar. Durak olsa dahil oradan buraya bu öğrencilere bu eziyeti çektirmeye kimsenin hakkı yok.

"Siyasi baskı yüzünden bizi kimse dinlemedi"

Siyasi mi bu olaylar anlamadık. Çalmadığımız kapı kalmadı. Her tarafa müracaatımızı yapıyoruz, herşeyimiz hukuksal her şeyimiz yasal. Yasal olmayan birşeyimiz yok. Ama ne bileyim bizi bu zamana kadar kimse anlamadı. Hala baskı üzerine baskı. Bizde artık bu dakikadan sonra değişik şeyler düşünmeye başladık. Yol mu kapatırız eylem mi yaparız. Yani şurada toplanan bütün minibüsçü arkadaşlar 6 nolusundan 11 nolusuna kadar herkes mağdur. Kimse bize sahip çıkmayacak mı? Selim başkan ne derse o oluyor. Mağduruz şuan da. Herkes burada bir dilim ekmeğin peşinde onun için koşuyoruz. Buna biran önce çözüm bulunsun, çözüm bulunmassa arkadaşlar eylem yapmayı düşünüyorlar. Yolu kapatacaklar, daha değşik şeylerde yapacaklar. Çünkü biz hukuksal olarak kendimizi ispatlayamadık, kimse bizi dinlemedi. Siyasilerin hepsine gittik meclise kadar gittik. Siyasi baskı yüzünden bizi kimse dinlemedi." dedi.

"10 TL'lik mazot yakıyorlar 1 kişiyi hastaneye çarşıya kadar götürüyorlar"

MHP Milletvekili aday adayı Mehmet Erdem'de Belediye Başkanı Selim Yağcı'ya seslenerek "Bir şehir millete rağmen inatlaşarak "ben yaptım oldu" zihniyetiyle yönetilemez." diyerek işin çözülmesi için biran önce çalışma yapılmasını istedi. Erdem açıklamasında şunlara değindi;

"Şurda 17-18 tane arkadaşım sadece ekmek parası için değil, öğrencilerin şehirle üniversite arasında mağdur olmadan gidip gelmelrini sağlamak için durakta bekliyorlar. Burada hasta olan oluyor, yazı var kışı var. Gerektiğinde 10 TL'lik mazot yakıyorlar 1 kişiyi hastaneye çarşıya kadar götürüyorlar. Hafta sonları valizi ile memleketine gitmek isteyenleri 2 kişi ile otogara kadar götürüyorlar. Bu sabah buraya trafik müdürmüz gelmiş burdan bu arkadaşlarımızın yolcu indirme bindirmelerini yasaklıyor. Buradan başta sayın Valimiz olmak üzere gelen o trafik müdürümüze birşey sormak istiyorum. Burada Türkiye Cumhuriyeti Bilecik Valiliği Yolcu Taşıma Yetki Belgesi. Bakın Sanayi ve Ticaret İl Müdürünün de imzası da var Valiliğin belgesi. Şimdi bu belgede birşey yazıyor. Gülümbe Köyü Bilecik terminali geliş güzergahı. Gülümbe köyü merkezinden Bilecik otobüs terminaline yolcu taşıma esnasında köy sınırları ve Bilecik Belediyesi mücavir alan içerisinde serbsetçe Kredi Yurtlar Kurumu, Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurdu ve Bilecik Üniversitesi önünde yolcu indirme ve bindirme yapabilir. Bunu Bilecik Valiliği vermiş.

"Allah korusun kan akmadan bu işi çözün"

Şimdi bu minibüslerin burada yolcu indirip bindirmelerini yasaklayan sayın müdürüm, Bilecik Valiliğini mi tanımıyor, yoksa bu belgeyimi tanımıyor? Ben bunu soruyorum!

Yeter artık. Geçtiğimiz Pazartesi günü de basın toplantısında da söyledim. Burada Allah korusun kan akmadan bu işi çözün dedim. M plakalı arkadaşlar, 1 nolu arkadaşlarımız da mağdurlar. Bir şehir millete rağmen inatlaşarak "ben yaptım oldu" zihniyetiyle yönetilemez. Hem eski hem Gülümbeyi hem vermiş olduğu M plakaların hakkını savunsun. Bu arkadaşlarıda burada rahat bıraksın. Bu arkadaşlar üniversite kurulsun diye zamanında tarlalarını verdiler. Hepsi üniversitenin içinde kaldı. Madem kaldırmıyorlarsa burada minibüsleri açsınlar o zaman üniversite içinden geçen köyün yolunu. Bu iş lütfen çözülsün. Çözümsüzlük noktasında kötü şeyler olacak burada. Eğer burada bişey olursa bunun sorumlusu başta sayın valimiz ve belediye başkanımızdır." dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri