Sinan Önce
Türk Eğitim-Sen Bilecik Şubesi, eşit işe eşit ücret düzenlemesinde öğretmenler ve akademisyenlerin yok sayılarak, emekli milletvekillerine yapılan maaş zammını protesto etmek amacıyla eylem düzenledi.
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü önünde dün saat:12:30'da düzenlenen eylemde Türk Eğitim-Sen Bilecik Şube Başkanı Ömer Yel memuru, Bozüyük Ertuğrulgazi İlköğretim Okulunda öğretmenlik yapan Ahmet Yurdakul'da milletvekilini canlandırdı.
Basın açıklamasını okuyan Türk Eğitim Sen Bilecik Şube Mevzuat Sekreteri Adem Avcu, 1923 yılında Maliye Nazırı'nın Mustafa Kemal Atatürk'e; "Paşam, vekil maaşlarını düzenleyeceğiz. Ne kadar verelim?" sorusuna Atatürk'ün: "Öğretmen maaşlarını geçmesin" dediğini hatırlatarak; "Yıl 2012. Peki şimdi durum ne? 2011 yılında eşit işe eşit ücret vereceğiz diye 666 sayılı KHK çıkartılmış ve yukarıdakiler zenginlikte, aşağıdakiler ise fakirlikte eşitlenmiştir. Bu kararnamede eğitim çalışanları yok sayılmış, hizmetli ve memurlarda kandırılmıştır. 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan anayasa değişikliği referandumunda kabul edilen memurlara toplu sözleşme ile ilgili uyum yasaları tam 16 ayı aşkın zamandır çıkartılmamış olduğundan memur Cumhuriyet tarihinde ilk defa zam almadan yeni bir yıla girmiştir. Memurun durumu içler acısıdır. Memurun maaşı az, yorganı küçüktür. Bu yorgan memuru örtmemekte, memur üstü, başı açıkta uyumaktadır.
Oysa milletvekilleri öyle mi? Öğretmenlerden yaklaşık 10 kat fazla maaş alan milletvekilleri “ BAL TUTAN PARMAĞINI YALAR” atasözünü hatırlatmaktadır. Ancak, bunlar parmağını yalamakla kalmamakta, peteğin tamamını götürmek istemektedirler. Milletin derdi ile dertlenmesi gerekenler, önce kendilerini düşünmekte, 20 gün içerisinde kendileri için iki kere yasa çıkartabilmektedirler. Onların yorganları büyük, ayrıca battaniyeleri de vardır. Onların açıkta kalan bir yerleri yoktur. Asillere hizmet etmesi gerekenler, onları hizmetçi yapmışlardır." dedi.
"Memurun sofrası bomboşken, vekilin sofrasında eksik yoktur." diyen Mevzuat Sekreteri Adem Avcu; "Vekilin sofrasında kuş sütüne kadar her şey vardır. Ama yine de iki tarafında görüşlerini almakta fayda var. Şimdi mikrofonu bir de onlara uzatarak soralım." diyerek memur ve milletvekiline durumlarını sordu.
"Sayın vekilim, nasıl durumunuzdan memnun musunuz?
Milletvekili: Eeee… Sevgili kardeşim. Siz çok maaş aldığımızı söylüyorsunuz ama, bakın ben bir haftadır et yemedim. Düğünlere gidiyoruz, her düğün bir altın demek. Maaşımız yetmiyor, geçinemiyoruz.
Oooo… Sayın vekilimde dertliymiş. Sizde geçinemiyorsanız, vatandaş ne yapsın?
Bir de memur kardeşe soralım bakalım. “ Memur kardeş, siz durumunuzdan memnun musunuz?”
Memur: Allah’a şükür bu gün de karnımız doydu. Ancak; memur, zamlı maaş alamamışken, 16 aydır memurlar için bir yasa çıkartamayanların kendileri için 20 günde 2 kez yasa çıkartmaları sizce doğru mu? Memur, işçi, emekli, esnaf, dul ve yetim hayat pahalılığı karşısında inim inim inlerken milletvekillerinin almış olduğu bu maaş sizce helal mi?" dedi.