Bu soğuk kış günlerinde sıcacık evimizde çayımızı çorbamızı yudumlarken, gülüp eğlenirken aklımızda olmayan sokakta yaşamak veya çalışmak zorunda olan insanların ve çocukların varlığı ne kadar kötü. Herkes eşit şartlara sahip olmadığı gibi herkesin yaşam standartlarıda eşit olamıyor. Doğalgazlı evinde sıcacık oturanlarda, doğalgaz param çok gelirse ödeyemem korkusuyla battaniye ile oturanlarda, sobalı evinde soba başında oturanlarda dört duvar arasında bir yuvada.
Peki ya bu kış gününde dışarıda bizler için çalışmak zorunda olan bizim için, bizim rahatımız için emek harcamak zorunda olan insanlar...
Sabah Ben kabanımın, eldivenimin, kaşkolumun ve beremin içinde koştur koştur işe gelirken ayazın vura vura pembe pembe yaptığı yanaklarıyla yeşil tekerlekli arabasıyla, turuncu montuyla, eldivenli elleriyle sımsıkı kavradığı süpürgesiyle köşe bucak dolaşan bütün çeri çöpü süpüren amcam kalbinin sıcaklığı dünyayı ısıtıyor.
Emek emek her zorluğa karşı savaşan insanın yüzünden eksik olmuyor ya o minik gülücükler... Zor şartlarda çalışıp hele ki şu günlerde dışarıda çalışıp o minik gülücüklerini dünyada yankılatan teyzelerim, amcalarım, kardeşlerim eviniz kalbiniz kadar sıcak olsun...
Mutluluk bazen soğuk nefeste bir yudum çay, bazen çölde sudur. Kışın kasvetinde emek emek çalışan ama bir şekilde bu dünyanın kocaman sıcak bir yuva olduğunu anımsatan herkese bir yudum tavşan kanı sıcacık çay lezzetinde, en masum gülücüklerin sesiyle dolu mutlu günler diliyor ve bizim için harcadıkları emeklerine teşekkür ediyorum.
2013'te aldığımız kötü haberler üzsede bizi her yılın ayrı tadı var hayatımızda. Yeni yılın üzücü olaylardan uzak geçmesi dileğiyle umarım herşey gölünüzce olur...