Münür Şahin; "Vergi Barışı Gerekli"

Yeminli Mali Müşavir Münür Şahin, Türkiye ekonomisi ve vergi mükelleflerine dair değerlendirmelerde bulundu. Münür Şahin, Vergi Barışının yurt dışındaki kaynakların Türkiye’ye gelmesi için bir fırsat olacağını vurguladı.

Yeminli Mali Müşavir Münür Şahin, Türkiye ekonomisi ve vergi mükelleflerine dair değerlendirmelerde bulundu. Münür Şahin, Vergi Barışının yurt dışındaki kaynakların Türkiye’ye gelmesi için bir fırsat olacağını vurguladı.

Küçük ve Orta Ölçekli şirketlerimizin çoğu vergi odaklı hareket ettiğini belirten Münür Şahin; "Kısa ve uzun vadeli planlama yapmadan, risk alarak kontrolsüzce faaliyetlerini sürdürüyor. Durum böyle olunca şirketlerin riskleri büyüyor. Vergi denetimlerinde, iş kazalarında, personel sorunlarında, finansal kararlar vb. konularda büyük maddi ve manevi kayıplar yaşıyorlar.

Şirket ortaklarının çoğu muhasebe kayıtlarında durumu nasıl görünüyor farkında değil.Şirketin Tüzel kişiliğinin,ortakların şahsından ayrı olduğu,Ortakların şirketten para çekmeleri,para koymaları,şirket varlıklarını kullanmanın vb.işlemleri kurallara bağlı.

Şirketlerin tüm kayıtları,bilgileri muhsabecileri tarafından Gelir İdaresine gönderiliyor.Gelir İdaresi denetimlerini bu bilgiler üzerinden yapıyor.Mükellefler gönderilen bilgilerden haberdar olmayınca,vergi ve cezalarını öğrendiklerinde şok oluyorlar.

Bazı şirketlerin faaliyet alanında zorunluluk yoksa niye şirket olduklarını anlamak mümkün değil. Kurumlar vergisi oranı indirimli oranlar hariç %25,ortakların karı şirketten çektiğinde %15 GV stopajıda ödenecek.Yani bazı durumlarda şirket olmanın vergi yükünü hesaplamak gerek.

Bu tarzdaki şirketlerin muhasebe kayıtlarıda muhasebecinin verdiği bilgilerin doğruluğu ile sınırlı.Kısaca Mali Tabloların çoğu bu şirketlerde gerçeği göstermiyor.Sonuc ilave ek vergiler ve cezalar.

Küçük ve Orta ölçekli Şirketlerin mutlaka kendi Organizasyonlarını kurmaları gerekiyor. Muhasebe Bürolarında Şirketlerin kayıtlarının tutulması ve muhasebenin sadece vergi için yapılması devam ederse,artan denetimlerde vergi ve cezaları dahada arttıracak.

SMMM ve YMM’ler kontrollerini,denetimlerini ve yönetim danışmanlığını şirketin işyerinde yapmalıdır.100-300 Mükellefi bulunan Muhasebecilerin olduğunu biliyoruz. Bu meslektaşlarımızın kendi işyerinde sağlıklı hizmet vermesi mümkün değil.

Artık denetimlerden şikayet etmek yerine denetimlerden yüz akıyla çıkmak planlanmalıdır. Vergi adaletinden bahsediyorsak mükellefler ve meslektaşlar Gelir İdaresinin Denetimlerinden rahatsız olmamalı." dedi.

"Vergi Barışı Gerekli"

20 yıldır belli periyotlarla çıkan vergi aflarının mükellefleri ve mesleği rahat ve kuralsız davranma alışkanlığına soktuğuna değinen Münür Şahin; "Bugün geldiğimiz noktada vergii affı değil,ama Vergi Barışı ile mükelleflerin mali tablolarını düzeltmeleri,beyan dışında kalan gelirileri cezasız ama makul oranda faiziyle ödemeleri sağlanmalı.

Bu ülkede 20 yıl öncesi vergi rekortmeni Manukyan’dı. Kazancının kaynağını söylemeye gerek yok. O dönemlerde ne dürüst kadın kazancını ve vergisini dürüstçe beyan ediyor denilirdi. Türkiye o günlerden bugünlere geldi. Artık rekortmenlerimiz Teknolojik ürünler ihraç eden, sanayide güçlü şirketlerin ortakları .20 yıl öncesinin ayıplarını örtmüş durumdayız.

Türkiye Cumhurriyeti,kendi halkı ve dışardan gelecek yatırımcılar için güvenilir bir ülke.Ekonomik sorunlara ve enflasyona rağmen büyüyen bir ülke.Vergi Barışı yurt dışındaki kaynakların Türkiye’ye gelmesi için bir fırsat olacak.

Rahmetli Özal batmış ekonomiyi canlandırmak için zekasını kullanarak kar paylı hisse senetleri ile yastık altındaki kaynakların, kaçakçılık ile oluşmuş servetlerin turizme ve sanayiye yönlendirilmesi için uğraşmış ve başarılı olmuştu. Yurt dışındaki kaynakların Türkiye’ye transferi, hatta bunun için hayali ihracat dahil dışardaki dövizlerin yurdumuza getirilmesini sağlamıştı.

ABD, AB gibi emperyalist ülkeler, PKK, PYD, SGD ve benzeri terör örgütlerinin insan kaçakçılığı, uyuşturucu, silah kaçakçılığı, terör vb. gelirlerinden sağladıkları dövizlerin, altınların kendi bankalarına yatırtıyorlar. Ambargo uyguladıkları ülkelere bile farklı yollardan sağladıkları ticaretin gelirleri de bu emperyalist ülkelerin bankalarında. Kaynağı ne olursa olsun Türkiye’den dışarıya kaçan bu kaynakları ekonomimize tekrar kazandırmalı.

Gecmişte Zekeriye Temizel’in Maliye Bakanı, Sadettin Tantan’ın İçişleri Bakanı olduğu dönemlerde bir çok sanayicinin tutuklandığı günlere şahit olduk. Ekonomiyi çökerttiler. ve gittiler.

Ecevit Hükümetinin sonraki Maliye Bakanı bu ekonomi düzelmez diyerek intihar etti. ABD’den kurtarıcı olarak Kemal Derviş geldi. Çalışanların, emeklilerin ücretleri sınırlandırıldı, düşürüldü. Hortumlanmış bankalar TMSF ye devredildi. Bir çok kişi işsiz kaldı. Ekonomi dibe vurdu ve Ecevit hükümeti erken secimle diyet ödedi. O yüzden ekonomide bazı operasyonları yaparken dikkatli olmalıyız.

Yurt dışındaki kaynaklarımızı Türkiye’ye getirmek zorundayız. Bunun için Vergi Barışı şart. Asla vergi affı istemiyoruz ama Vergi Barışı gerekli oldu.

Sonuç; Nasıl kendi mizanımızı önemsiyor ve cennet,cehennem hesabı yapıyorsak,vergi kaçırmanın,eksik gelir beyanında bulunmanında mizanı bozan bir davranış olduğunu unutmayalım. Gelir İdaresi yeni uygulamaları şirketlerimizin kurumsallaşmasını zorunlu hale getiriyor.Yoksa eski düzen alışkanlıklarımızla şirketimizin varlığını sürdüremeyiz.

Meslek mensuplarının ve mükelleflerin değişen denetim modeline ve gelişen ekonomik şartlara ayak uydurmak için kurumsallaşmaya bir an önce geçmeleri tercih değil,artık bir zorunluluk oldu." dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Bilecik Haber Haberleri