Yeminli Mali Müşavir Münür Şahin, son günlerde Suriye'de yaşananlar ve Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Münür Şahin “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” hedefi büyük oranda gerçekleşti." dedi.
Türkiye'nin 40 yıldır ülkemize büyük zarar veren terör belasını bitirdiğine değinen Münür Şahin; "Özellikle ABD, AB ülkeleri, Rusya, İran ve İsrail olmak üzere dış destekli terörün yok edilmesi çok değerliydi. Aynı emperyalist düşünceye sahip devletlerin Irak ve Suriye’de Türkiye’nin sınırlarının yanında terör devleti kurma hedeflerini de sabırla uyguladığımız politikalarla büyük oranda sonlandırdık.
Devlet aklı ve bizi yöneten Cumhur ittifakı liderleri Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli sabırla ve ülkemizde çoğumuzun anlayamadığı veya anlamak istemediği politikalarla süreçleri bugünlere taşıyarak hedeflerine büyük oranda ulaştılar.
Bugünlerde Suriye’nin üniter yapısını korumak için yaşanan gelişmeler ve sahada güç kullanılarak paçavraya çevrilen PKK, PYD, YPG, DAEŞ terör örgütlerinin iki üç gün içinde darmadağın edilmesi içimizdeki belli çevreleri ve emperyalist ülkeleri rahatsız etse de hedeflenen sonuca varıldı.
Türkiye Cumhuriyetinin savunma sanayinde ve TSK ile geldiği büyük gücün yanında Suriye’de eğiterek oluşturduğu özgür Suriye ordusu ve sonrasında entegre oldukları Suriye ordusu ile terör örgütleri yerle bir edildi. Türkiye bu zaferle bölgemizde tüm emperyalist ülkelerinin hayallerini yok etti ve büyük güç olduğunu gösterdi.
Güçlü olanın sözünün geçtiği Dünya da artık Türkiye Cumhuriyeti uyguladığı bağımsız dış politikalar ve elde ettiği başarılar ile Türk ve İslam aleminin lideri konumuna geldi." şeklinde konuştu.
"Devlet Aklına Güvenmeliyiz"
Münür Şahin gelinen süreçte devlet aklının ve politikaların doğru olduğuna değinirken "Terörsüz Türkiye süreci büyük çoğunluğumuzu rahatsız etse de, bizlerin bilmediği devlet aklının ve bizi yöneten liderlerimizin Türkiye aleyhine hiçbir zaman hareket etmeyeceğini düşünerek ses çıkarmadık ve sabrettik. İçerde birlik ve beraberliği sağlamadan dışarıda başarı kazanamayacağını bilen devlet aklı ve liderlerimizin neyi hedeflediklerini bugün Suriye’de elde edilen zaferle daha iyi anlıyabiliyoruz.
Geçmişte yaşanan “Barış ve Kardeşlik süreci” ile terörü sonlandırmak hedeflenmişti. O dönemde bu süreç çok tepkiler almıştı. Toplumun büyük bölümünün karşı çıktığı o süreçte ısrar edilmiş, ancak seçimler sonrası malum PKK sempatizanı partinin elde ettiği başarılı sonuçlar sonrası özerklik ilan etmesi ile “Barış ve Kardeşlik” süreci sona ermişti.
Türkiye Cumhurriyeti demir yumruğunu göstererek profesyenelleşen TSK ve güçlenen savunma sanayi ile Türkiye de terörü bitirdi. Sıra sınrlarımız dışında terör örgütleriyle mücadeleye geldiğinde Suriye ve Irak’ta büyük başarılar elde edilerek sona gelindi. İşte tam bu aşamada Türkiye Cumhuriyeti “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” hedefiyle yeni bir süreç başlattı. Aynen “Barış ve Kardeşlik”sürecinde olduğu gibi devlet aklının ürettiği “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” hedefininde Suriye’de terör örgütlerine karşı elde edilen başarı sonrası, malum çevrelerce yine durma noktasına getirildiğini görüyoruz." ifadelerini kullandı.
“Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” hedefi büyük oranda gerçekleşti
Münür Şahin; "Cumhur ittifakının liderleri Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli’nin Türk-Arap-Kürt kardeşliğini sağlama hedefi, devlet aklı ile devam edecek. Birlik ve beraberliğimiz için demokratik düzenlemeler zaten gercekleşiyor. Suriye’de Türkiye Cumhurriyetinin destekleri ile terör örgütlerine karşı kazanılan zafer, kendilerini kürt kardeşlerimizin temsilcisi gibi görenlerin gerçek yüzünü gösterdi.
Cumhurbaşkanımızın dediği gibi bu coğrafyada Türk-Arap-Kürt kardeşliği hiç kimsenin tekelinde değil. Bölgemizde 100 yıl öncesinde olduğu gibi kardeşlik içinde yaşamamız, bölgenin doğal kaynaklarından hep birlikte yararlanmamız için terör belasından bölgemizin kurtulması gerekiyor.
“Barış ve Kardeşlik”sürecini bitiren terör destekçilerinin, bugünlerde “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge”sürecini de sonlandıracaklarını görüyoruz. Erdoğan ve Bahceli ayrım yapmadan Türk-Arap-Kürt kardeşliği için büyük fedakarlıkla süreci desteklediler. Bundan sonra iyi niyetle sürdürülen sürecin bitmek bilmeyen istekler ve üniter yapımıza ve kardeşliğimize zarar verecek taleplerle sürdürülmesi zor.
“Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” hedefi büyük oranda gerçekleşti. Artık terörden beslenenlerin süreci sürdüremeyecekleri belli oldu. Devlet aklı çok farklı. Çok eleştirmek yerine liderlerimize ve devlet aklımıza güvenmemiz gerekiyor. Kaostan fayda umarak halkımızın milliyetçi duygularından siyasi fayda elde etmek isteyen kardeşlerimiz için de yeni politikalar üretme zamanı. Suriye ve Irak’ta gelinen nokta ekonomik olarak Türk-Arap-Kürt halklarının yaşam koşullarını da iyileştirecek.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın hedefi, bölge ülkeleri olarak birlik ve beraberlik içinde Türk-Arap-Kürt kardeşlerimizle güçlerimizi birleştirmemiz, bölgemizde ve Dünyada büyük güç olmamız. Türkiye yüzyılında “Türk ve İslam” dünyasının yükselişini göreceğiz. Geçmişte olduğu gibi “Türk ve İslam” Dünyasının, gelecekte Dünyanın en büyük gücü olacağını kestirmek zor değil." şeklinde konuştu.