On beş gün evvelki yazımda savaş uzadıkça İran’a yardım eden devletler çoğalır tahmininde bulunmuştum. Çin ve Rusya’nın İran’a bilgiler verdiği haberleri yayıldı. Nitekim İran İsrail’in önemli merkezlerini vuruyor, ölü ve yaralı sayısı artmaya başladı.
Terör devleti başbakanı Netanyahu kuyruğu sıkışınca “Artık diğer ülke liderlerinin de savaşa katılma zamanı geldi, bazıları bu yönde adım atmaya başladı” diyor.
Birleşmiş Milletler’in aldığı hiçbir kararı tanımayan İsrail ülkede İran’ın verdiği zararlara mani olamadıkça, kararlarını tanımadığı Bileşmiş Milletler üyesi ülkelerden yardım dilenmeye başladı. ABD, kuyruğuna takıldığı İsrail’e yardım ederek savaşa dahil olduğuna sanırım pişman olmaya başladı.
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar, Bahreyn de ABD’ye güvenmenin yanlış politika olduğunu anlamışlardır. Osmanlı’nın himayesinde 400 yıl huzur içerisinde, tek millet Müslüman Arabistan halkı olarak yaşayanları çeşitli devletler haline getiren İngiliz siyaseti, İsrail fitnesini onların ortasına yerleştirerek Orta Doğu’yu kan gölüne çevirdi.
Bir panelde, İngiliz okullarında yetiştirilen ve İngiliz kuklası haline getirilen Arap profesör “Osmanlı bizi 400 yıl sömürdü” deyince Abdurrahman Dilipak “Neyiniz vardı da Osmanlı sizi sömürdü…Henüz petrolünüz yoktu, size hiç dokunmadı, hizmet etti. Ben bir Türk olarak Arapça konuşuyorum. Bu salondakiler ekseri Arap, siz bir Arap olarak İngilizce konuşuyorsunuz, sömürü bu” dediğinde salonda alkış koptu.
İsrail zoru gördükçe toparlanmak için ateşkes ister, AB ülkelerini yardıma çağırır, yakındır savaşa ara verirler.
Etrafımız ateş çemberi, Türkiye Reis Erdoğan’ın dengeli siyasetiyle alevleri seyretmekle kalmıyor ateşi söndürmeye uğraşıyor.
İnşallah Müslüman ülkeler “Savaş neden hep Müslüman ülkelerde oluyor, neden hep Müslümanlar öldürülüyor?” diyerek hesaplarını yaparlar tedbirde anlaşırlar.