"O PARTİNİN İL BAŞKANINA SESLENİYORUM"

Sinan ÖNCE

Görme Engellileri Dernek Başkanı aynı zamanda Ulaşılabilirlik ve İzleme Denetleme Kurulu üyesi Akif Biçer, başından geçen bir olayı gazetemize anlattı. 

Biçer, 16 Aralık gecesi ikamet ettiği Toki Kurtuluş Sitesinde bir komşusunun rahatsızlandığını ve 112 Acil Servis Ambulansının hemen olay yerine geldiğini söyledi. Ambulansın hastaya ulaşmak istediği sırada ise, kaldırım üzerine park etmiş, üzerinde CHP logosu bulunan minibüsten dolayı acil servis görevlilerinin hastaya ulaşmakta zorluk çektiğini iddia etti. Biçer, daha sonra "Duyarsızca park edilen" diye tabir ettiği araçla ilgili 155 polis hattına ihbarda bulunduğunu belirtti. Karşısına çıkan polis memurunun olayı inceleyip bilgilendireceğini söylediğini az sonra aramadığını ve o yerin "patika yol" olduğunu bu yüzden bir işlem yapamayacaklarını söylediğini iddia eden Biçer: "Bende bizler keçi değiliz. İnsanlar için kaldırım yapılır, patikaları keçiler kullanır" dediğini ifade etti. 

Biçer," Öncelikle vatandaşlarımızın bu konuda duyarlı olmasını, resmi ekiplermizin de bu türlü bir hareket olduğunda lütfen buralar patika, bizler işlem yapamıyoruz gibisinden tabirini ortadan kaldırmasını talep ediyoruz" diyen Biçer, "Türkiye'nin siyasi bir partisinin aracı sizin kaldırımınızı işgal etmiş bir biçimde buluyorsunuz ve hiçbir işlem de yapılmıyor. Şunuda bilmiyorum. Şahsi bir vatandaşa ait olsaydı veya kendim için düşündüm; kendimin şahsi bir aracı olsaydı, heralde o emniyet müdürülüğü, o gece beni yatağımdan kaldırır ve haksız yere park ettiğim aracımı oradan kaldırmam gerektiğini söylerlerdi diye düşünüyorum." dedi. 

Biçer açıklamalarının devamında," Bunlar örnek olabilme niteliğinde ki, örnek olması gereken kriterde ki kişiler bu şekil örnek olursa heralde diğer vatandaşlarada bizim söyleyecek lafımız kalmaz" diyen Biçer gazetemiz muhabiri Sinan Önce'nin sorularını yanıtlayarak başından geçenleri şu şekilde anlattı:

Sinan Önce: Görme Engelliler Dernek Başkanı ve Ulaşılabilirlik ve İzleme Denetleme Kurulu üyesi Akif Bey yanımızda. Akif Bey dün gece yaşadığı bir olayı gazetemize gelerek paylaşmak istediğini söyledi. Bizde Akif beye söz hakkı veriyoruz. Evet Akif bey dün gece neler yaşadınız?

Akif Biçer: Öncelikle bana böyle bir imkan verdiğinizi çin size ve Sakarya Gazetesine teşekkür ediyorum. Biliyorsunuz ki Türkiye'de Ulaşılabilirlik İzleme ve Denetleme komisyonları kuruldu 81 ilde. Bu komisyonlarda arkadaşlarımız şu anda görevlerinin başında bizlerde Bilecik'te kurulan komisyonda komisyon görevlisiyiz. Dün valimizin başkanlığında valilik binamızda bir toplantı yapıldı ulaşılabilirlikle alakalı. Kendilerinin de bu konuda çok hassas olduklarını, bu konuda her türlü engelin kaldırılacağını bizlere bildirdi ve herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini söyledi. Duyarlı olmamız gerektiğini, herkesin bir engelli adayı olabileceği konusunda da görüşmeler geçti. 

Tabi ki enteresan olacak ki; ben kendim Kurtuluş Sitesi denilen Toki bölgesinde ikamet etmekteyim. Akşam saat 12:25 civarında yan tarafta bulunan komşumuzun rahatsızlığından dolayı sitemize ambulans çağrıldı. Ambulans çok kısa bir süre içerisinde geldi. Hastaya gelen doktorlarımız müdehalede bulundular ama ambulansa sevki sırasında maalesef ki çok iç açıcı olmayan, çok duyarsızca tabir edilebilecek bir vatandaşın, ulaşılabilir olan bir kaldırıma aracı direkman park etmesi üzerine, hem orada bulunan ambulanstaki görevli doktorlar hem hastanın daha kısa sürede gidebilmesi için gereken zamanın daha fazlası harcanıldı. 

Kişi orada hiç toplu alanda yaşamıyormuş gibi, sadece kendi menfi çıkarları varmış gibi, görüntü oluşturdu. 

Sinan Önce: Bu aracın üzerinde CHP logosu olduğunu söylüyorsunuz doğru mu?

Akif Biçer: Evet doğrudur. 06 plakalı siyasi partiye ait olan bir  araç. Daha sonra burada vatandaşlar tepkilerini ortaya koymak için ilk etapta ambulans şoförü olmak üzere yolun kapalı olduğu, kaldırımın kapalı olduğunu hastaya ulaşmakta, hastaya ulaştıktan sonra ambulansa ulaştırmakta çok zorluk çektiğini belirttikten sonra ekipler geldiler. Onlarda çok kısa sürede geldiler ama daha sonra ben olay yerine gidene kadar baktım ki tüm ekipler oradan ayrılmışlar. Baktığım zaman kaldırımın tamamen kapatıldğını, çimenlik alandan sedye ile hasta götürülmüş. Yürüyebilen bir vatandaşın bile o kaldırımda otopark alanındaki aracına ulaşmasının imkansız olduğu bir görüntü vardı. Merak ettim, birde izleme ve denetleme komisyonu üyesi olduğumdan dolayı, saat 01:00 civarında 155 hattını aradım. Biraz önce gerçekleşen olayın son akibetinin ne olduğunu, araçla ilgili herhangi bir işlemin yapılıp yapılmadığını, yapıldıysa ne tür bir işlem yapıldığı hakkında iblgi edinmek istedim. Oradaki görevli memur arkadaşın yönlendirdiğini ama daha şu anda herhangi bir bilginin kendsisine aktarılmadığını cep telefonu numaramı verdiğimde bana geri dönebileceklerini söylediler. Bende cep telefonu numaramı verdim. Ve beş dakika sonra güzel bir örnek göstererekten emniyetteki görevli arkadaş bana döndü, durumu ekibe sorduğunu, ekibin o yeri patika olarak değerlendirdiğini söyledi. Bende bizler keçi değiliz dedim. İnsanlar için kaldırım yapılır, patikaları keçiler kullanır gibisinden ifadeler kullandım. Karşımda asıl muhattap olmadığından dolayı fazla da bir şey demek istemedim. Herhangi bir işlem yapılmadığını, aracın normal bir şekilde park edildiğinin görüldüğünü söyledi. 

Dün gece ki olayda belki de orada ki ambulansta ki görevlilerin, doktorların ve görevli kişiler hızlı ve pratik olmasalardı, belki dün akşam kaldırımda ki vatandaşımız bile hayatına son verilebilecekti. Böyle bir görüntü hem kamuoyunla paylaşmak için hem de insanlarımızın biraz daha duyarlı olabilmesi için böyle bir açıklama gereği duydum. Sağolun sizlerde misafir ettiniz bizi. 

Tabi ki şuanda engellilere yapılanları görüyorsunuz ki Bilecik'in her tarafında kaldırımlar yapılıyor. Yol çalışmaları yapılıyor. Devletimiz bunlara tirilyonlarca paralar yatırıyor. Ama bu şekilde bilinçsiz bir sürücü getirip aracını park ettiği zaman sizin tirilyonlarca yapmış olduğunuz yatırımın hiçbir anlamı kalmıyor. 

Öncelikle vatandaşlarımızın bu konuda duyarlı olmasını, resmi ekiplermizin de bu türlü bir hareket olduğunda lütfen buralar patika, bizler işlem yapamıyoruz gibisinden tabirini ortadan kaldırmasını talep ediyoruz. 

Sinan ÖNCE: Siz 155'i arayarak şikayetinizi dile getirdiniz, daha sonra ekipler oradan çekildi. Peki o araç orada kaldı mı? Yoksa araç çekildi mi? 

Akif Biçer: Park halinde devam etti. Sabah 8'de de park alanına geçebilecek olan arkadaşlar heralde ya çimlere basarak geçtiler ya da orada bir logor kapağı var. Onun üzerinden atlayarak araçlarına ulaşmışlardır. 

Şunuda bilmiyorum. Şahsi bir vatandaşa ait olsaydı veya kendim için düşündüm kendimin şahsi bir aracı olsaydı heralde o emniyet müdürülüğü o gece beni yatağımdan kaldırır haksız yere park ettiğimi ve aracımı oradan kaldırmam gerektiğini söyleyeceklerini düşünüyorum. 

Neye göre o araç oradan kaldırılmadı, niye bir işlem yapılmadı, o da engelli biri olaraktan, engellileri temsil eden birisi olaraktan ben çok üzüldüm. Emniyetimizden bu şekilde bir hareket beklemiyordum. 

Sinan ÖNCE: O minübüs haricinde başka bir araç varmıydı o kaldırım üzerinde? Emniyetin patika olarak tabir ettiği yerde. 

Akif BİÇER: Sadece o araç vardı ve çaprazlama duruyordu. Burun kısmı dediğimiz kısımda dursa belki bana geçecek bir kısım bırakabilecekti ama öyle bir çekmiş ki, sanki hiç kimse geçmesin buradan. O konutlar yapılırken, ulaşılabilir olsun diye otopark alanından evlerimize girişe kadar meyil düzeyleri bile standartlara uygun bir şekilde 1m ile 2m arasında genişlik var. 

Rahatça tekerlekli sandalyeli bir vatandaş aracından inip, hiçbir kimseye ihtiyaç duymadan tekerlekli sandalyeyle evine gitsin diye yapılmış bir konutta bile eğer biz ulaşamıyorsak heralde birazcık bu tür olan vatandaşların kafalarını iki elinin arasına alıp düşünmeleri lazım. Kendileri acaba o durumda olsalardı ne yaparlardı ben çok merak ediyorum. 

SinanÖNCE: O minibüsün park edebileceği bir alan var mı ? 

Akif Biçer: Otopark alan dediğimiz alan dolu. Oraya çekebilir. Yani otopark alanı doluysa, başka bir yere araçlarını park edebilirlerdi. Otopark dolmuş Toki'nin Kurtulmuş Sitesinde dört beş noktasında otopark araçları var. Oraya çekebilirler yada daha başka alanlara çekebilirler. 

Ama heralde evleri uzak oradan daha mı kolay ulaşım sağladıklarını düşündü, hiçbir kimseyi düşünmeden. Çok üzücü bir olaydı. Dün saat 14:00'da böyle bir toplantı yapıyorsunuz düşünün, engelleri ortadan kaldırmaya çalışıyorsunuz, akşam oluyor. Türkiye'nin siyasi bir partisinin aracı sizin kaldırımınızı işgal etmiş bir biçimde buluyorsunuz ve hiçbir işlem de yapılmıyor. 

Bizler engelliyiz ama, sizlerin engelli olmama durumu var. Yani bugün oradan çocuk arabasıyla bir bayanda geçebilir. Sadece engelli olarak düşünmemek lazım. Çocuk arabasıyla bir bayan nasıl geçecek? Kendi eşi olsaydı acaba nasıl geçerdi? Veya o partimizin il başkanına ben diyorum yani bu arkadaşlar seçilirken uyarılmıyor mu? 

Bunlar örnek olabilme niteliğinde ki, örnek olması gereken kriterde ki kişiler bu şekil örnek olursa heralde diğer vatandaşlarada bizim söyleyecek lafımız kalmaz. Şu anda bizim sıkıntımız, araç sürücülerine lütfen ve lütfen araçlarınızı park ederken engellileri unutmayın.  Çocuk arabası olan kişileri unutmayın. Annelerini, babalarınızı unutmayın. Onlarda sonuçta bostonla yürüyorlar, onlarda sonuçta sebze arabalarını çekiyorlar. Bu şekilde  park ederken lütfen bizleri unutmadan park etmelerini rica ediyoruz kendilerinden. Bu saatten sonra izleme ve denetleme komisyonları idari yaptırımlarada gidecektir.

Süreç zaten başladı, ilimizde engellilerle ilgili çok sıkıntılı olabilecek konularımız yok. Ama ulaşılabilirlik konusunda var. Bunlarda en kısa sürede çözüldüğünde hakkaten yaşanılabilir, gezilebilir yani ben bir engelli olaraktan sizler bir düğüne gittiğinizde veya bir eğlenceye, cemiyete gittiğinizde tekerlekli arkadaşımız niye gelmesin? Yüzde yüz görme engelli bir arkadaşımız bugün yapılan o kaldırımlarda hiçbir kimseye ihtiyaç duymadan niye yürümesin? Eğlencelerimiz hep ayrı mı olacak? Herkes söylüyor engellilik bir suç değil. Evet engellilik suç değil ama bunlar yapıldığı zaman sanki bizler suçmuş gibi hissetmeye başlıyoruz. Bizim analayamadığımız konu bu. Biraz daha duyarlı olalım, olmakta zorundayız. Hem vicdani, hem insani görevimizdir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri