OSMANELİ HABER HAYIRLI OLSUN

MUSTAFA KINIKOĞLU

Baba ocağı Kurtköy’ü ve Bilecik merkez ilçeyi ayrı tutarsak Bilecik’te bendeniz için önemli olan iki yer daha var; ilki doğduğum ilçe olan Pazaryeri ve Pazaryeri’ne (veya o zamanlarda kullanılan ismi ile Pazarcık’a) bağlı, uzun seneler ikamet ettiğimiz, ilkokulu da orada bitirdiğim “Ahmatlar” Köyü. Diğeri de ilkokul birinci sınıfı okuduğum Osmaneli’nin Borcak Köyü…

Ahmatlar’a göre Borcak’da daha az süre yaşadık. Ama Borcak’ın benim için önemli olan yanı ilkokula orada başlamamdı. Hem de ne başlamak…

Hafızam beni yanıltmıyorsa ki üzerinden otuzun üzerinde sene geçtiğine göre yanıltabilir, ilk olarak derme çatma bir yapıda eğitim yapılıyordu. Ancak şartlar biraz (!) güçtü. Şöyle ki, köydeki tek öğretmen sevgili babamdı. Asıl bomba ise okulda tek sınıf vardı ve o sınıfta birlerden beşlere kadar tüm öğrenciler birlikte eğitim alıyorlardı. Köyün hane sayısı zaten az, yine yanlış hatırlamıyorsam 23 haneydi o zamanlar, haliyle öğrenci sayısı bir sınıfa sığacak kadar. Sayı sorun değil ama “mini mini birlerin” beşinci sınıflarla aynı anda eğitim almasına ne demeli?

Bu durumun sonucu olarak o sırada dördüncü sınıfa giden sevgili ablam ile sınıf arkadaşıydık. Birler olarak üç kişi olduğumuzu hatırlıyorum, bir sırada üç çocuk; iki erkek bir kız… Sonra köye betonarme bir okul yapıldı, hatta yanına da lojman...

Osmaneli’nin köyü olması nedeni ile köylüler gelip geçerken tarlalarından topladıkları karpuzlardan verirlerdi bize. Öğretmenler gününde köylü imkanınca hediyeler alırdı, bu hediye çoğunlukla bisküvi olurdu.

Osmaneli’nin bendeniz için diğer bir önemi de o sıralarda -Allah kabrini nûr eylesin- çok sevgili rahmetli teyzemlerin de Osmaneli’nde oturmalarıydı. Borcak’dan sık sık onlara giderdik, teyze oğlu yaşıtım olunca iyi anlaşırdık. Yine rahmetli eniştemin bir ekmek fırını vardı, bazen ekmek dağıtımına çıkardık.

Hey gidi günler...

Sakarya’da “Osmaneli Haber” gazetesinin yayına başladığını okuyunca ilk aklıma yukarıda özetlediğim anılar düştü. Emeği geçenleri tebrik ederken bu vesile ile eski günleri yâdetmek istedim. Yeni gazeteye yayın hayatında muvaffakiyetler dilerim, başta Şadi Bey’i, Mücahit ve Mehmet abileri tebrik ediyorum ve kolaylıklar diliyorum. İnşallah uzun soluklu bir gazete olur.

Sakarya Gazetesi’nin Seven Çarşısındaki ilk kuruluş günlerinin şahitlerinden biriyim. İlk sayının hazırlıkları için günler harcanmıştı. O zamanlarda “aydınger”, Ventura gibi kavramlar vardı, işin ehli hatırlayacaktır. O zorlu günlerden şimdi iki tane günlük gazeteye gelinmesi çok büyük bir başarı, Allah daim etsin. Basının ne kadar önemli olduğunu 15 Temmuz akşamı hep birlikte gördük. Sadece ulusal basın değil yerel basın da ulaşabildiği yerel kitle için çok önemli bir görev ifa ediyor. O nedenle bir ilçede günlük bir gazete yayınlanması gerçekten çok önemli bir adım. Tekrar hayırlı olsun.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.