Bozüyük’te İlahiyatçı Yazar Ömer Döngeloğlu, tarafından verilen konferansta salon tıka basa dolarken Protokol mensupları başta olmak üzere salonda ki yüzlerce vatandaş gözyaşlarına hâkim olamadı.
İsmet CEP
İlahiyatçı Yazar Ömer Döngeloğlu Bozüyük'te verdiği konferansta kendine has anlatımıyla insanların kalplerine Peygamber (S.A.V.) sevdasını ilmik ilmik işledi. Bozüyük Belediyesi tarafından düzenlenen konferansta protokol mensupları başta olmak üzere salonda ki yüzlerce vatandaş gözyaşlarına hâkim olamadı. Tıka basa dolan salonda ki yüzlerce vatandaş konferans sonuna kadar Döngeloğlu’nu pür dikkat dinledi.
Döngeloğlu, “Bireyin özgürlüğü diyerek, bireyi kutsallaştırıyorlar. Birey kutsal bir varlık değildir. Evliye Muamelesi yapıyorlar, yapmayın” dedi.
Döngeloğlu, “Peygamber efendimiz insandı. Ayakkabısını bile eliyle dikmiş. Resulullah Ali’yi çağırsaydı şunu dik dese Hazreti Ali ayakkabıyı diker mi dikmez mi? Canını verir. Allah için canını istedi, ama kendisi için ayakkabısını diktirmedi. Şimdi bize bir bakın. Bir hoca efendi, hacı efendi olun. Hele bizim gibi laf cambazı bir televizyon hocası olun, kırk tane hizmetçiniz var. Evliya muamelesi yapıyorlar, yapmayın. Kul gibi yaşamış Hazreti Muhammed Mustafa. Ayakkabısını Hazreti Ali’ye vermemiş Peygamberin. Şimdi milleti hacıdır, hocadır diye havalarda uçuşturduğumuz bir güne kaldık.” Dedi.
Program saygı duruşu ve istiklal marşıyla başladı. Devamında Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından protokol konuşmalarına geçildi. İlk olarak Belediye Başkan V. Bakıcı, Peygamberimizin, insanlığı, şefkat ve merhametle tanıştırarak, ilmek ilmek sevgi ile dokuyarak, şefkat ile örerek bir rahmet toplumu inşa ettiğini söyledi.
Bakıcı, “Bizler, iyiyi, kötüyü ayırt etmeyi, birbirimizi sevmeyi, paylaşmayı, yardımlaşmayı, ahlakın güzelliklerini, dürüstlüğü, doğruyu, erdemli olmayı, hoşgörünün en mükemmelini, insana saygını en yücesini, şefkat ve merhametin sınır tanımayan boyutunu, adaletin en güzel tatbikatını, kısacası her şeyin en iyisini ve en güzelini, o rahmet peygamberinden öğrendik.” dedi.
İlçe Müftüsü Burhan Çakır, kutlu doğum haftasının sadece Türkiye’de değil, artım tüm dünyada ilgi ve sevgiyle kutlandığını belirterek, “Günümüzde sürekli ezilen, horlanan sevgi ve şefkatin kalmadığı toplumumuz Hazreti Peygamberimizi anarak daha huzurlu bir toplum haline gelecektir” dedi.
Protokol konuşmalarının ardından İlahiyatçı Yazar Ömer Döngeloğlu kürsüye çıktı. Döngeloğlu, Hz. Peygamberimizin (S.A.V.) hayatını anlatarak O’nun hayatından kesitler sundu. Salonda kendisini dinleyen yüzlerce vatandaş gözyaşlarına hâkim olamadı.
Döngeloğlu, ”Allah Resulünün hayatı. Ömrü ömrümüze ömür katsın diye yaşamış bir Peygamber. Hayatı hayatımıza hayat versin diye yaşamış Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.). Bir ömür ki doğduğu günden son nefesine kadar dertlerle dolu. Her günü her anı bizim için ibretlerle dolu. Biz Peygamberimizi (S.A.V.) iki şekilde tanıdık. Allah bize O'nu tanıtırken, O'na inanmamızı isterken, O'na güvenin derken bizi İslam'a çağırırken Allah kendini bir yönüyle kulunu iki yönüyle tanıttı. Rabbimiz kendini İlah olarak tanıttı. Yüce Rabbimiz, Peygamberimizden bahsederken bir insan Muhammed'den bahseder bir de Resul Muhammed'den bahseder. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bir insandır, iki peygamberdir. Eskiden Kutlu Doğum haftasında düzenlenen programlara pek fazla ilgi gösterilmezdi. Demek ki suyun ısınması, yumurtanın bir tarafının kırılması gerekiyormuş. Şimdi öksürsen salonlar doluyor. Efendimizin (S.A.V.) hatırı her geçen gün artıyor. Bu millet Efendisini her zaman sevmiştir. Bazen salonları doldurarak sevmiştir. Bazen evine kapanarak sevmiştir. Diyanet İşleri başkanlığı son yıllarda Peygamber Efendimizi (S.A.V.) öğrenmeye yöneltmek için çeşitli konular öne çıkarıyor. Peygamberimizin (S.A.V.) hayatının her alanına baktığınız da bizlere bir şeyler söyler. Peygamberimiz (S.A.V.) insan onuru noktasında insan oluş yönüyle çok güzel resimler bırakıp gitmiş.
1400 yıl önce cahil bir Arap toplumunda Hz. Peygamberimiz (S.A.V.) ölüm döşeğinde ki eşi Hatice'ye "Vallahi ben seni çok seviyorum Hatice" demiş. İnsanların kadınları insan saymadığı bir dünya da, kız çocuklarının öldürüldüğü, kadının uğursuz bir şeytan sayıldığı bir dünya da eşine "ben seni çok seviyorum" demiş. Biz bunu kendi dünyamızda kaybettik.
“Musluklar bizim evde abdest alacak adam arıyor”
Resulullah Aleyhisselam sakin bir adamdı, hayatta yiyeceği bütün vurgunu yemişti çünkü. Ufak dalgalar peygamberi heyecanlandırmazdı. Onun ruhunu heyecana getirecek şeyler, ancak cennetten ve cehennemden haberler olmalıydı. O zaman kadın olmak ne zor, şimdi de kadınların işi zor ama o zaman daha zordu. Mesela evde yemek mi pişireceksin, su bulman lazım. Su nerede? Evde sular yoktu. Şimdi bizim evde 3-4 tane musluk var. Musluklar bizim evde abdest alacak adam arıyor. O zaman su bulmak için Mekke kuyularını gezeceksin, kilometrelerce sırtında taşıyacaksın.
“Bireyin özgürlüğü dediler, bireyi kutsallaştırdılar.”
Bireyin özgürlüğü dediler, bireyi kutsallaştırdılar. Birey kutsal bir varlık değildir. O kadar abartmayın bireyi. Komşu, akraba, arkadaş, aile olmadan hiçbir işe yaramazsın sen. Onun için benim hayatım deme, bizim hayatımız de. Allah Ali’yi her adamın kapısına koymazmış. Ali gibi çocuklarınız olsun istiyorsanız, sokakta kalmış yetim Muhammedleri bulmalısınız, yetim çocuklara el uzatmalısınız. Elin sahipsiz, yardıma muhtaç çocuklarını uyuşturucu tüccarlarının, silah kaçakçılarının, cinayet şebekelerine yem etmeden kurtarırsanız bir çocuğu, Allah’ta senin evine bir Ali bırakır korkma. Allah da sana Ali gibi çocuklar verir iki dünyada da göz aydınlığı olacak. Kimsesiz bir çocuğa bakmazsan Allah da senin çocuğuna bakmaz. Dershane dershane dolaştırırsın, bir tane üniversite kazanamazsın.
“Evliya muamelesi yapıyorlar, yapmayın.”
Peygamber efendimiz insandı. Ayakkabısını bile eliyle dikmiş. Resulullah Ali’yi çağırsaydı şunu dik dese Hazreti Ali ayakkabıyı diker mi dikmez mi? Canını verir. Allah için canını istedi, ama kendisi için ayakkabısını diktirmedi. Şimdi bize bir bakın. Bir hoca efendi, hacı efendi olun. Hele bizim gibi laf cambazı bir televizyon hocası olun, kırk tane hizmetçiniz var. Evliya muamelesi yapıyorlar, yapmayın. Kul gibi yaşamış Hazreti Muhammed Mustafa. Ayakkabısını Hazreti Ali’ye vermemiş Peygamberin şimdi milleti, hacıdır, hocadır diye havalarda uçuşturduğumuz bir güne kaldık.” Dedi.
Bir otelin salonunda düzenlenen programa, İlahiyatçı Yazar Ömer Döngeloğlu, Kaymakam Oktay Kaya, Belediye Başkan V. Fatih Bakıcı, Belediye Başkan Yardımcıları Oğuz Sertler ve Mustafa Yürükcü, Müftü Burhan Çakır, İlçe Emniyet Müdürü Ümit Okumuş, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hanifi Başıbüyük, İl Genel Meclis Üyeleri, AK Parti İlçe Başkanı Nizamettin Çam, Milletvekili Fahrettin Poyraz’ın danışmanı Murat San, din görevlileri, daire müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.