Mehmet ERDAL
Çok şükür bir Ramazan ayına daha ulaştık. Bu akşam ilk Teravi namazımızı idrak edip, akşam sahura kalkacağız. Rabbim müsaade ederse, huşu içinde bir Ramazan-ı Şerif'i daha idrak edeceğiz.
Ramazan ayının bereketlerinden nasiplenip, ona göre geçirebilmek ne güzel. Ramazan ayı şu faziletlerle dolu bir aydır; Kur’an-ı Kerim’in bu ayda indirilmesi, Oruç tutmanın bu ayda emredilmesi, Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi'nin bu ay içerisinde olması, Ramazan ayının rahmet ve mağfiret ayı olması, Ramazan ayının maddi ve manevi arınma ayı olması.
Ancak; İslâm Âlemi üzerinde, Ramazan ayının faziletlerinden uzaklaştırıp, eğlence ayıymış gibi göstermek isteyen fıtratsızlar dolu. Yıllardır Ramazan eğlencesi diye başımıza bir eğlence sardılar. Ramazan ayı eğlence ayı mı ki, güle oynaya geçirelim. Ramazan-ı Şerif eğlence değil bir ibadet ayı. Eğlencesi de sadece Mevla’nın emirlerini yerine getirebilmek, Orucumuzu tutup, teravih namazlarımızı, Kur'an-ı Azimüşşan'ı kana kana okuyabilmek olur.
Fakat milletimize lanse etmek istenen oyun farklı. Sanki Ramazanlarımız eğlence ayıymış gibi, akşamları şarkılar, türküler, tombala çekmekle geçirtilmek isteniyor. Ramazan ayının bereketlerinden istifade etmek isteyenler için akşamları bu eğlencelere ayıracak vakit olmaz.
Çok şükür ki, Bilecik'te bu sene böyle bir eğlence yapılmıyor. Hiç değilse, insanların teravih namazı ile eğlence arasında kalmasına vesile olunmuyor. İnsanları bu tereddüt altında bırakmak bile, vebal altında kalmak oluyor
Hiç kimsenin yapacağı ibadete karışacak halimiz yok. İsteyen istediği gibi yaşantısına devam eder. Fakat Oruçlu insanların da yaşantısına saygı gösterilip ona göre hareket edilmesi gerekir. Dinimizin gereği ne ise ona riayet edilmesi lazım. Oruçlu insanların karşısında yiyip içmek doğru olmadığı gibi, iftar saati ile teravih çıkışı arasındaki zaman diliminde de eğlence düzenleyip, dini vecibelerini yerine getirmeyenleri mükâfatlandırır gibi onları eğlendirmek de doğru değil.
Ramazan-ı Şerif’i pop şarkıcılarının eğlenceleriyle değil, örf ve anenemize uygun bir şekilde geçirmek daha faziletli olacaktır.
"Nerede o eski Ramazanlar" kisvesi altında eski Ramazanlarda ne eğlenceler yapılırdı sözlerinin doğruluk payı olduğuna inanmıyorum. Eski Ramazanları da büyüklerimizden duyar işitiriz. Ramazan ayının bereketlerinden faydalanmak için müminler can siperane gayret içinde olduklarını biliyoruz. Oruçlarıyla, hatimleriyle, teravihleriyle, zekâtları, fitreleriyle ve normal çalışma adapları içinde Ramazan-ı Şerif ayını geçirdiklerini duyarız. Ancak uzun Ramazan gecelerinde teravih sonrası örf, adetimize göre yapılan şenlikler hoş görülebilir. Orta oyunları, Hacivat - Karagöz gibi, musikilerimiz gibi.
Ramazan-ı eğlence ayı değil, ibadet ayı olarak görmemiz lazım.
Dolu dolu bir Ramazan geçirmek isteyenlere selam ve dua ile.
Hoşçakalın.