REKTÖR ÖZCAN: "HÜZÜN VE HİCRAN VESİLESİ KERKÜK"

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Azmi Özcan, "Irak Coğrafyasında Türk Varlığı ve Kültürü Sempozyumu"nda yaptığı konuşmada Kerkük'ün 20. yy'da Türkiye'de yaşayanlar için bir hicran bir hüzün vesilesi olarak yerini aldığını ifade ederek: "İşin derinliklerine baktığımız zaman belki de Anadolu'daki varlığımızdan önce Kerkük'teki varlığımız söz konusuyken, bugün başta petrol olmak üzere; uluslararası rekabetin değişik alanlardaki tezahürleri nokta-i nazarından yavaş yavaş bu kültürel değerleri bu birikimi silinmeye çalışılmakta" dedi.

Üniversite Rektörlük Konferans Salonunda düzenlenen sempozyum açılışında konuşan Rektör Özcan, programı düzenlemelerindeki amacın Musul ve Kerkük gerçeğini birkez daha ülke gündemine taşımak, oradaki varlığımız ve kültürel değerlerimizi bir kez daha yad etmek ve Türkiye'de bu konuyla ilgili çalışan çeşitli dernek, vakıf ve akademisyenlerin temsilcilerini bir araya getirerek ulaştıkları son bilgileri bulguları birbirleriyle paylaşmaları için bir zemin hazırlamak olduğunu söyledi.

Rektör Özcan şunları dile getirdi:" "Üniversitemizin 2011-2012 akademik yılının sonunda, böyle bir programla akademik gündemimize devam edelim istedik. Esasen bu programdaki temel amacımız, Musul ve Kerkük gerçeğini birkez daha ülke gündemine taşımak oradaki varlığımız ve kültürel değerlerimizi bir kez daha yad etmek ve hepsinden de öte Türkiye'de bu konuyla ilgili çalışan çeşitli dernek vakıf akademisyenlerin temsilcilerini bir araya getirerek ulaştıkları son bilgileri bulguları birbirleriyle paylaşmaları için bir zemin hazırlamaktı derdimiz. Kerkük Vakfı ve değerli Suphi Saatçi hocamız başta olmak üzere Kerkük'lü dostlarımız hocalarımız bize bu konuda çok büyük katkı sağladılar. OSB ve BİSİAD'da bu heyecanımızı paylaştılar.

Kerkük bizim nesil için yada 20. yy Türkiye'de yaşayanlar için bir hicran bir hüzün vesilesi olarak yerini almış. İşin derinliklerine baktığımız zaman ise belki de Anadolu'daki varlığımızdan önce Kerkük'teki varlığımız söz konusuyken ne yazık ki bugün başta petrol olmak üzere uluslararası rekabetin değişik alanlardaki tezahürleri nokta-i nazarından yavaş yavaş bu kültürel değerleri bu birikimi silinmeye çalışılmakta.

Hepimiz biliyoruz ki bir kültürün bir medeniyetin bir varlığın önemli değerlerinden birisi edebiyatıdır, şiiridir, şarkılarıdır, türküleridir, manileridir, ilim adına ortaya koyduklarıdır. Bu cephelerden Kerkük'teki Türk varlığı geneldeki Türk kültür ve medeniyetine çok zengin organikler vermiş. Başta Fuzuli olmak üzere asırlar içerisinde bizim kimliğimizi yansıtan çok kıymetli nefesler sesler bize hediye etmiş. Ama onlarda bugün silinmeye çalışılmakta. Hem kültür olarak silinmeye çalışılmakta, hem nüfus olarak silinmeye çalışılmakta bu durum bize belli bir açıdan ibret ders vermek durumunda. Çünkü bin yılı aşkın varlıktan sonra hala bu coğrafyada kendinizi tehdit altında hissediyorsanız, bu ve başka zamanlarda gelecek tehditleri savuşturmak için gerekli donanıma birikime sahip olma durumunuz vardır demektir.

Bu tür sempozyumlar kamuoyuna ve ilgililere bu tür sorumlulukları hatırlatmak bakımından çok çok önemlidir. Ben akademik yılın yoğun takvimi içerisinde aramıza intikal eden 40 civarındaki Kerkük'le ilgili akademisyen hocalarımıza teşekkür ediyorum." dedi.

Rektör Özcan'ın ardından "Osmanlı Devletinin ilk çekirdeğinin kurulduğu mübarek topraklarda bulunuyoruz" diyerek konuşmasına başlayan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinde görevli, Kerkük Vakfı Genel Sekreteri Prof. Dr. Suphi Saatçi, bin yıl boyunca Anadolu topraklarına bağlı olarak yaşayan Irak Türkmenlerinin Birinci Dünya Savaşının akabinde batılı sömürgecilerin türlü oyunları sonucu Anadoludan koparıldığını söyledi.

O tarihten sonra Türkmenlerin zaman zaman haksız uygulamalara sürgünlere ağır baskılara ve hatta soykırımlara maruz kaldığını ifade eden Saatçi: "Buna rağmen Türkmenler varlıklarını, dillerini, kültür ve geleneklerini günümüze kadar sürdürebilmişlerdir. Tarih boyunca Irak toprakları üzerinde oluşan uygarlığın inşasında ve bölgedeki kültür ve edebiyat dünyasının gelişmesinde büyük rol oynayan Türkmen toplumu, Nesimi, Fuzuli, Ahdi, Ruhi, Nevres-i Kadim, Abdurrahman Halis, Şeyh Faiz, Şeyh Rıza, Hicri Dede gibi birincis sınıf şairler yetiştirerek, Türk Edebiyatının dağarcığına zenginlik katmışlardır" dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri