SAYIŞTAY BAHANE, FABRİKASI OLMAYAN SANAYİ BÖLGELERİ YÖNETİMİ ŞAHANE

ŞADİ ERDAL

Altmış yıldır Avrupa Birliği'ne girme hayalleri kuruyoruz, maalesef kapıdan içeriye almıyorlar.

Bize, şu kanunu şöyle çıkarır, bu kanunu böyle çıkarır dayatmalarıyla çıkarılan kanunlar yüzünden cemiyetin ne hale geldiği ortada.

Cumhuriyet kurulduğunda, nüfusun %87'si köylerde yaşıyordu. Avrupa Birliği'nin "Sizin Avrupa Birliği üyeliğinize nüfusunuzun büyük çoğunluğunun köyde yaşaması engel. Tarımda çalışan nüfusunuz yüzde 5 olmalı" dayatmasını doğru kabul eden iktidarlar köylere ehemiyet vermedi.

Kenevir, haşhaş gibi ürünlerin ekilmesini yasakladı. Pancarı kotaya sokarak ekim sahalarını daralttı. Buğdaya, ayçiçeğine taban fiyatlarını az vererek köylüyü bilerek geçim darlığına götürdü.

Ak Parti iktidara geldiğinde köylerde nüfusun yüzde 36'sı yaşıyordu. Yüzde 26'lara geldiğinde alarm zilleri çalmaya başladı. İktidar yıllardır köye dönüş projeleri çıkarıyor, maalesef muvaffak olamıyor.

Şuanda tarımda çalışan sayısı nüfusun yüzde 6'sı. Cumhuriyet kurulduğunda yüzde 87'si köylerde yaşayan nüfusun yüzde 80'i şehirlere göç etmiş. Onca nüfusa devlet ve belediyeler elektrik, su, kanalizasyon, okul, ev, arsa ihtiyacı için masraf etti.

O masraf köylere yapılsaydı, sosyal hizmetlere öenm verilseydi, üretim artar, kültür ölmez, köyler insansız, dağlar hayvansız kalmazdı.

Geçtiğimiz hafta Türkiye Gazetesi'nde Faruk Bingöl imzalı haberi aynen sizlere aktarıyorum;

"Kırsal nüfusu yüksek ülkeler! Listede Türkiye’nin yeri şaşırtıyor

Türkiye’de kırsal nüfusun oranı geçen yıl %6,4'e kadar geriledi. Avrupa’ya bakıldığında ise birçok ülkede kırsal nüfusun oranı %30’un üzerinde seyrediyor. Bir zamanların tarım ve hayvancılık ülkesi olan Türkiye, kırsal nüfus payında bugün Avrupa’da ilk 20 ülke arasında bile yer almıyor. Ekonomist Fatih Keresteci “Kırsalda tarımsal üretim azalıyor, kentte barınma talebi artıyor. Bunun doğal sonucu gıda ve kira enflasyonu” uyarısında bulunuyor.

Türkiye’de kırsal nüfusun yıllar içinde giderek azalması yeni tartışmaları da beraberinde getiriyor.

TÜİK tarafından açıklanan son verilere göre ülke nüfusu 2025'te 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 kişi oldu. Ancak toplam nüfus içinde il ve ilçe merkezlerinde ikamet edenlerin oranı 2024'te %93,4 iken, geçen yıl %93,6'ya yükseldi. Böylece belde ve köylerde yaşayanların oranı yüzde 6,6'dan yüzde 6,4'e kadar geriledi. Türkiye’nin bu oran ile birçok Avrupa ülkesinin gerisinde kaldığı da dikkat çekiyor.

TEMEL BİR PROBLEM

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Peninsula Finans Yönetici Ortağı Fatih Keresteci, köyden kente göçün Türkiye'nin temel problemlerinden biri olduğunu belirterek, “Üstelik bunun hızlı ve kontrolsüz bir şekilde gerçekleşmiş olması meseleyi daha da pekiştiriyor” dedi.

Bu eğilimin kırsalda tarımsal üretim potansiyelini azalttığını, kentte ise barınma talebini yükselttiğini belirten Fatih Keresteci, “Bunun doğal sonucu, gıda ve kira enflasyonu olarak karşımıza çıkıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

GÜNÜN ÖZETİ

Kırsal nüfusu yüksek ülkeler! Listede Türkiye’nin yeri şaşırtıyor

Başlık ResmiKırsal nüfusu yüksek ülkeler! Listede Türkiye’nin yeri şaşırtıyor

KIRSAL NÜFUSU EN YÜKSEK ÜLKELER

Dünya Bankası tarafından açıklanan 2024 yılı verilerine göre ise kırsal nüfusun toplam nüfusa oranı en yüksek 20 Avrupa ülkesi şöyle sıralanıyor:

-Moldova: %56,40

-Bosna Hersek: %49,29

-Slovakya: %45,83

-Romanya: %45,12

-Slovenya: %43,56

-Sırbistan: %42,63

-Hırvatistan: %41,06

-Avusturya: %40,18

-Kuzey Makedonya: %40,13

-Polonya: %39,67

-İrlanda: %35,24

-Arnavutluk: %34,62

-Portekiz: %31,58

-Letonya: %31,18

-Karadağ: %31,16

-Litvanya: %31,06

-Estonya: %29,98

-Ukrayna: %29,72

-İtalya: %27,71

-Macaristan: %26,82

Kırsal nüfusu yüksek ülkeler! Listede Türkiye’nin yeri şaşırtıyor

Başlık ResmiKırsal nüfusu yüksek ülkeler! Listede Türkiye’nin yeri şaşırtıyor

DOĞU AVRUPA FAKTÖRÜ

Listede yer alan ülkelere bakıldığında ağırlıklı olarak Doğu ve Güneydoğu Avrupa ülkelerinde kırsal nüfusun daha yüksek olduğu görülüyor. Bu tablo, ülkelerin özellikle gelişmişlik düzeyi ve coğrafi yapısına göre şekilleniyor.

BATI AVRUPA’DA DURUM

Öte yandan daha gelişmiş orta ve batı Avrupa ülkelerinde de kırsal nüfus oranı çok düşük seviyelerde değil. Almanya’da %22,1 olan kırsal nüfus oranı Fransa’da %17,96 olarak ölçülüyor.

Rakamlar, birçok Avrupa ülkesinde kırsal nüfus oranının, Türkiye’nin oldukça üzerinde olduğunu gösteriyor.

‘GELİŞMİŞ’ KÖYLER!

Uzmanlar, Avrupa’daki kırsal bölgelerin gelişmekte olan ülkelerdeki gibi “geleneksel köy” yapısından farklı olduğunu da belirterek, “Çoğunda altyapı ve ulaşım imkanları, şehirlerle neredeyse aynı standartlara sahip. Dolayısıyla ‘erişilebilirlik’ kriteri burada öne çıkıyor. Avrupa’da birçok kişi kırsalda yaşayıp şehirde çalışıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

YENİ BİR PLANLAMA

Türkiye’de de “köye dönüş” konusunun yeniden ele alınması ve bu konunun daha fazla teşvik edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, “Büyük şehirlerde konut ve kira bedelleri ile gıda fiyatları oldukça yüksek seviyelere ulaştı. Nüfusu ülke geneline yaymayı başarabilirsek, bu alanlardaki enflasyonist baskıların da azaldığını görebiliriz” görüşünü öne sürüyor."

Bize, nüfusunuzun yüzde beşi köylerde yaşamalı şartı koşan Avrupa Birliği üyelerinin haberde görüldüğü gibi hiçbirisinin köyde yaşayan nüfusu yüzde 5'e inmemiş. En düşük görülen Almanya'nın yüzde 22, Fransa'nın yüzde 17,96. Sahtekarlara kanmışız, ülkemizin demokratik yapısını alt üst etmişiz.

Haberi yapan Faruk Bingöl olsa da, esas araştırmayı yapan finans yöneticisi ortaklarından Fatih Keresteci, Fatih Bey'in tespitlerini kısaca şöyle belirteyim.

Benim de tarımla ilgili kanularda bu şekilde tespitlerim oldu.

- Göçler sebebiyle kırsalda tarımsal üretim azalıyor, kentte barınma talebi artıyor. Bunun doğal sonucu olarak gıda ve kiralar zamlanıyor.

- Üstelik bunun hızlı ve kontrolsüz bir şekilde gerçekleşmiş olması, meseleyi daha da çoğaltıyor.

- Rakamlar, Türkiye'nin oldukça üzerinde görünüyor.

- Fatih Bey'in önemli tespitlerinden birisi de; "Avrupa'da ki kırsal bölgelerin "geleneksel köy" yapısından farkı olduğunu, çoğunda alt yapı ve ulaşım imkanları, şehirlerle neredeyse aynı standartlara sahip. Dolayısıyla erişilebilirlik kriteri burada öne çıkıyor. Avrupa'da birçok kişi kırsalda yaşayıp şehirde çalışıyor" tespitini yapıyor.

Bizdeyse, köyleri boşaltmanın ezikliği yaşanacağına, bırakın yaşanabilecek sosyal hizmetleri, zaten 15-20 hane bırakılmış köylerden arazi yolları için çalıştırılacak greyderlere mazot parası almadan yolları yapılmıyor.

Neymiş Sayıştay zimmet çıkarıyormuş. Eğer bu doğruysa yazıklar olsun o sayıştaya. Bu yanlışlığı düzeltmeye uğraşıp, kaldırtmayanlara da yazıklar olsun.

Ayrıca köyler arasındaki yollar 30 yıl evvel Ecevit'in başbakanlığı döneminde 2. sınıf yol kabul edilerek rafa kaldırılmıştı. Hala raftan indirilmedi. Bu ve daha nice hizmetler yapılmadıça daha çok köye dönüş projeleri akim kalır.

Onca çalışmayan, bir fabrika bile olmayan Sanayi Bölgeleri Yönetim Kurulu Üyeleri'ne maaşlar ödeniyor. Sayıştay bahanesi öne sürülmüyor, İl Genel Meclisi üyelerinin çoğu köy kökenli olmasına rağmen, tarım kesimine sosyal hizmetleri ağır aksak gitmekten kurtulamıyor.

Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u kuşattığında, papazlar kiliselerde; "Melekler erkek mi, dişi mi?" münakaşası yapıyor.

Tarımda çalışan, köy nüfusunu bitirmişiz, kalanlara hizmet götürelim mi, götürmeyelim mi tantanasında yetkililerimiz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.