Türkiye Yol-İş Sendikası, Karayolları'nda yapılan özelleştimeleri eleştiren bir basın açıklaması yaptı. Sendika üyeleri hükümete gözdağı verirken:" Sesimizi yükselteceğiz. Eğer Yol-İş üyeleri sokaklara inmişse, iyi bilinsin ki, diyalog adına tüm yollar bitmiştir" dedi.
Ahmet MEŞE
Türkiye Yol-İş Sendikası Bursa 1 Nolu Şube Başkanı Muharrem Yıldız ve sendika üyeleri Karayolları 144. Şube Şefliği önünde basın açıklaması yaptı. 8 Şubat Cuma günü saat 14.30'da bir araya gelen sendika üyeleri, hükümete ağır eleştirilerde buluarak:" Eğer bizleri, Türkiye Yol-İş Sendikası'nın mensuplarını tekrar alanlara indirirlerse o oturdukları koltuklarda bundan sonra rahat oturamayacaklarını birkez daha kendilerine seslenerek çağrı yapmayı kendimize görev biliyoruz" diyerek hükümete gözdağı verdi. Diğer yandan eyleme Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Hüseyin Köymen ve parti üyeleri ile Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Çağatay Karaahmet ve parti üyeleride destek verdi.
"Yapılan ihaleler sünnetsiz sermayeye hizmet ediyor"
Türkiye Yol-İş Sendikası Bursa 1 Nolu Şube Başkanı Muharrem Yıldız yaptığı basın a
çıklamasında 2013 yılında başlatılan Karayolları'ndaki özelleştirmeleri doğru bulmadıklarını ifade ederek Karayolları'ndaki işçilerin ve araçların hiçbir iş yapmadığını söyledi. Yapılan ihaleleri birilerini zengin etme amacı güttüğünü iddia eden Yıldız yapılan ihalelerin sünnetsiz sermayeye hizmet etmekten başka bir şey ifade etmediğini belirtti.
"Olmazsa, yollara düşeceğiz"
"Sesimizi yükselteceğiz, olmazsa çok defa yaptığımız gibi yollara düşeceğiz" diyen Yıldız şöyle konuştu:" Günde yaptığı ihaleden dolayı 145 bin TL para ödeyip yollardaki kar mücadelesi, te
mizlik mücadelesi ve bakım mücadelelerini yeni bir firmaya ihale eden zihniyet ihaleyi alan firma sadece ceketini alıp gelip buradaki kamuya ait araç ve yerleri kiralayıp 25-30 tane temizlik işçisi bularak yollardaki çöpü toplatmak vasıtasıyla günde 145 bin TL para almaktadır. Karşılığında harcadığı para ise 3-5 bin TL'yi geçmemekte hergün yüzbinlerce lirayı cebine indiren buradan da siyasetin emrine giren yeni yandaşlarına para aktaran bir siyasi anlayışı protesto etmek için geldik. Yıllardır karayollarında 7 gün 24 saat hizmet eden personelimizi ise işyerlerini yarı açık cezaevlerine çevirerek iş vermeden oturtup bekleten bir pozisyon anlayışına getirdiler. Burada arkadaşlarımız oturarak günlerini geçirmektedir. Bir müddet sonra ilgili bakanların, siyasilerin çıkarak yattığınız yerden para alıyorsunuz anlayışını uygulamaya çalışacaklardır. 2014 yılında özelleştirmenin bir başka boyutunu da İl Özel İdarelerini büyükşehir belediyelerine devrederek büyükşehir illerinin sınırlarını genişleterek bugün
tarım yaptığımız köylülerimizin topraklarını arsaya çevirerek yüksek bedeller ile vergi alarak gelecekteki hayalleri şudur. Köyde yaşayan ama toprağı olmayan, köyde yaşayan ama çiftçilik yapamayan bir topluluk haline getirip uluslararası sermayenin emrettiği diğer ülkelerdeki tarım fazlası ürünlerin bu-rada satılması için pazar yaratmaya çalıştıkları bir modeli daha iyi hizmetler getireceğiz diye yeni bir dü-zenleme adı altında sunmak istemeleridir" dedi.
"Siyasiler akıllarını başlarına almalı"
Açıklamasında basının öneminede dikkat çeken Yıldız, Karayolları ihalelerinin basında geniş yer bulmasından sonra Başbakan'ın ihaleleri iptal edilebileceğini belirttiğini söyledi. Yıldız, 10 bin kadrolu işçinin kızağa çekilip 11 bin aracın çürümeye terk edilerek tüm işlerin ihale edilmeye başlandığını kaydetti. Yıldız açıklamasına şöyle devam etti:" Hem binlerce geçici işçi ortada bırakılarak hem de 8 bin 500 kadrolu işçi kenarda bekletilerek hem de 6 bin idari personel pasif hale getirilerek. Bu işin devleti zarara uğratma boyutunu ilgili kuruluşlar incelendiğinde görecekleri tek gerçek, bu yapılan ihalelerin kamu yararı olmayıp vatandaşın vergilerini ve alın terini yandaş müteahhitlere peşkeş çekmek olduğudur. Buradan başbakana ve siyasetçilere seslenmek istiyorum bu yaptığınız ihaleler ihale değildir. Siyasiler artık akıllarını başlarına alıp bu işleri meydana indirmek yerine işçisini, köylüsünü, vatandaşını, esnafını sosyal devlet olma görevini yerine getirecek siyasi anlayışa dönmek zorundadırlar. Eğer dönmez ise bu işçi daha önce Kızılay meydanında, Sıhhiye meydanında, Tandoğan meydanında iktidarları deviren eylemler yapmışlardır. Eğer bizleri, Türkiye Yol-İş Sendikası'nın mensuplarını tekrar alanlara indirirlerse o oturdukları koltuklarda bundan sonra rahat oturamayacaklarını birkez daha kendilerine seslenerek çağrı yapmayı kendimize görev biliyoruz" dedi.