14 Şubat Sevgililer Günü diye bir gün icat edilmiş ve Türk Milletine dayatılmaya çalışılıyor.
Türk - İslâm kültüründe yeri olmayan 14 Şubat Sevgililer günü ne yazık ki bizim milletimiz tarafından da kutlanır hale gelmiş durumda.
Sevgiye ve aşka diyecek bir şeyimiz olamaz elbette. Benim isyanım, bizlere dayatılmaya çalışılan 14 Şubat sevgiler gününe.
Bu günün nereden çıktığını önce bir hatırlayalım. Kökeni Roma Katolik Kilisesi'nin inanışına dayanan bir gelenek 14 Şubat Sevgililer Günü. Valentine ismindeki bir din adamının adına ilan edilen Hıristiyanlara göre Bayram günü olarak ortaya çıkmış. Bu sebeple bazı toplumlarda "Aziz Valentin Günü" olarak da anılmaya devam edegelmiş.
Bu günün nereden geldiğini anladıktan sonra elimizin tersiyle iteceğimize, ne yazık ki Hıristiyanlardan çok kutlanır oldu ülkemizde.
Aşk; iki karşı cinsin bir birlerine hissettiklerinden ibaret değil elbette. Yaradana aşk, vatana aşk, milletine aşk, sevgiliye aşk. Hemide bir gün, 7/24, her daim aşk.
Türk - İslâm Alemine nice aşıklar olmuş, günümüze kadar gelmiş. Mecnun’un Leylası için çöllere düşmesi, Ferhat'ın Şirin'i için dağları delmesi hep aşk için olmuş. Kerem ile Aslı, Tahir ile Zühre bizlere en güzel aşk hikayeleri olmuş.
Vatan aşkı için kendi canının ortaya koymuş Aziz Şehitlerimiz ve Gazilerimiz olmuş. Şairlerimiz bu vatan aşkıyla Şehit düşmüş askerlerimize şiirler yazmış.
Bu vatan, toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır;
Bir tarih boyunca, onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir...
dizelerini hatırlayalım.
Yunus Emre Yaradan'a aşık olmuş.
Aşkın aldı benden beni,
Bana seni gerek seni;
Ben yanarım dünü, günü,
Bana seni gerek seni,..
Aşkın, âşıklar öldürür.
Aşk denizine daldırır
Tecelli ile doldurur
Bana seni gerek seni.
Sofilere sohbet gerek
Ahilere ahret gerek
Mecnunlara Leylâ gerek
Bana seni, gerek seni.
Yunus durur benim adım
Gün geçtikçe artar odum
İki cihanda maksudum
Bana seni gerek seni...
Ne yazık ki bu günü kutlayıp, sevgilisinden pahalı hediyeler beklentisi içinde olan nice insanları duyacağız.
Beklentisi yerine gelmeyince darılıp, gücenenleri duyacağız.
Bu beklenti içerisine düşürmüşlerya bizi, daha ne diyeyim. Sevgililer günü’nü dayatmayı başarmışlar.
Ne mutlu günübirlik aşk yerine, aşka saygı duyup, onu yaşatanlara.
Hoşçakalın.