Şeyh Edebali’den Modern Kalite Anlayışına: İnsanı merkeze alan bir medeniyet vizyonu - Mesut Kaplan

Şeyh Edebali’den Modern Kalite Anlayışına: İnsanı merkeze alan bir medeniyet vizyonu - Mesut Kaplan/Köşe Yazısı

Şeyh Edebali, Osmanlı’nın kuruluş dönemine yön veren bir fikir insanı olup, Bilecik ile özdeşleşmiş güçlü bir manevi şahsiyettir. UNESCO tarafından Şeyh Edebali’nin vefatının 700. yılının anma ve kutlama programına alınması, onun düşünce dünyasının evrensel değer taşıdığını bir kez daha göstermiştir. Şeyh Edebali’ye atfedilen “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözü, asırlardır toplumsal hafızada yer edinmiş, insanı merkeze alan bir yönetim ve medeniyet anlayışının simgesi hâline gelmiştir. Her ne kadar bazı araştırmacılar bu sözün doğrudan Şeyh Edebali’ye ait olup olmadığını tartışsa da, bu tartışma sözün taşıdığı derin anlamın ve tarihsel etkisinin yanında oldukça sınırlı kalmaktadır; çünkü burada asıl önemli olan, insan odaklı yönetim anlayışının Şeyh Edebali ile özdeşleşmiş olmasıdır.

Bugün kalite yönetim sistemlerinin gelişimine bakıldığında, en temel unsurun insan odaklılık olduğu açıkça görülmektedir. Kalite artık yalnızca ürünün teknik uygunluğu değil; çalışan memnuniyeti, müşteri beklentisi, toplumsal fayda, sürekli iyileştirme ve sürdürülebilir başarı gibi unsurları da kapsayan bütüncül bir yaklaşımdır. Bu nedenle tüm kalite sistemlerinin insan merkezli bir anlayış üzerine kurulmuş olması, Şeyh Edebali’nin temsil ettiği düşünceyle birlikte değerlendirildiğinde bir tesadüf olarak görülemez. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” yaklaşımı, modern kalite sistemlerinde “insanı merkeze al ki kurum yaşasın, sistem gelişsin, toplum güçlensin” biçiminde karşılığını bulmaktadır. Bu yönüyle Şeyh Edebali’nin düşüncesi, kalite kültürünün tarihsel ve ahlaki temellerini açıklamada son derece kıymetli bir referans oluşturmaktadır.

Ayrıca Şeyh Edebali ile özdeşleşen bu insan merkezli anlayışın, modern kalite yaklaşımıyla güçlü biçimde bağdaşması ve günümüze uyarlanabilir olması, onu yalnızca tarihî bir değer olmaktan çıkarıp yaşayan bir ilke hâline getirmektedir. Kalite yönetiminde bugün savunulan katılımcılık, sürekli gelişme, memnuniyet, güven, sorumluluk ve sürdürülebilirlik gibi kavramlar, insanı merkeze alan bu köklü bakış açısıyla anlamlı biçimde örtüşmektedir. Bu da bize, geçmişin hikmetini günümüz yönetim anlayışıyla birleştirerek geçmiş ile geleceğin sentezini kurma imkânı vermektedir. Böyle bir sentez, hem kendi medeniyet birikimimizi çağdaş kalite anlayışıyla buluşturmak hem de yerli düşünce kaynaklarından evrensel yönetim ilkeleri üretmek açısından son derece değerlidir.

Bu anlayışın Şeyh Edebali ile özdeşleşmiş olması, kalite sistemleri tarihi açısından büyük bir değer taşımaktadır. Özellikle 700. yıl vesilesiyle bu ilişkinin güçlü biçimde vurgulanması, KALİTE TARİHİNİN YERLİ VE MEDENİYET TEMELLİ BİR BAKIŞ AÇISIYLA YENİDEN YAZILMASI İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSATTIR. Bu doğrultuda bilimsel yayınlar, sempozyumlar, konferanslar ve akademik çalışmalarla Şeyh Edebali’nin insan merkezli yaklaşımının kalite yönetimiyle ilişkisi ortaya konulmalıdır. BÖYLECE HEM BİLECİK’İN TARİHÎ VE DÜŞÜNSEL MİRASINA SAHİP ÇIKILMIŞ OLACAK HEM DE ŞEYH EDEBALİ’YE OLAN VEFA BORCUMUZ ANLAMLI BİR BİÇİMDE YERİNE GETİRİLECEKTİR. Bu durum geçmişe saygı ve geleceğin kalite anlayışını kendi medeniyet değerlerimizle güçlendirme sorumluluğudur.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Bilecik Haber Haberleri