Sinan Önce
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde başlatılan "Toplumun Kalkınmasında Gönül Elçileri" projesi kapsamında ilimizde "Koruyucu Aile Projesi"nin tanıtım toplantısı yapıldı.
Vali Halil İbrahim Akpınar'ın eşi Dr. Nihal Akpınar'ın himayesinde, İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü ile Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'nün ortaklaşa yürüttüğü projenin tanıtım toplantısı, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi'nde yapıldı. Yapılan tanıtım toplantısına valilikte görevli kurum müdürleri ve personelleri katıldı.
Toplantıda İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürü Gönül Çabukoğlu, projeyi genel hatlarıyla anlatırken, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Muhammed Akgül ise Gönül Elçiliği ile Koruyucu Aile Projeleri hakkında geniş bilgiler verdi.
"7'den 77'ye herkes gönül elçisi olabilir"
Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Akgül, gönül elçiliğinin insan ve insanlığa karşılık beklemeden emek veren kişi veya guruplar olduğunu vurgulayarak, 7'den 77'ye herkesin gönül elçisi olabileceğini söyledi. Gönül Elçisinin hizmetlerinden bahseden Akgül, projenin yaygınlaştırılarak duyulması için çalışmalar yapılacağının altını çizdi.
"Sizlerden istediğimiz en büyük destek, gönül elçimiz olmanızdır" diyerek katılımcılara seslenen İl Müdürü Akgül, daha sonra Koruyucu Aile projesinden bahsetti.
"Her çocuğun aile yanında büyümeye hakkı vardır"
"Her çocuğun aile yanında büyümeye hakkı vardır" diyen Akgül, koruyucu aile hizmetinin tanımını, amaçlarını ve kimlerin koruyucu aile olabileceği konusunda geniş bilgiler verdi. Koruyucu ailenin sorumluluklarını da anlatan Akgül, daha sonra koruyucu aile olabilmek için gereken belgeleri anlatarak, gönül elçilerinin "Koruyucu Aile Hizmetleri" kapsamındaki rolünden bahsetti.
Proje sunumunun ardından Vali Halil İbrahim Akpınar'ın eşi Dr. Nihal Akpınar konuştu. Akpınar, her çocuğun dayanacak bir desteğe ihtiyacı olduğunu, bunu sağlamamız gerektiğini vurgulayarak: "Bizler bile belli yaşa gelsek bile anne baba ihtiyacı duyuyoruz. Bir de o çocukları düşünün." dedi.
"Toplum olarak hepimizin ayıbı"
Akpınar konuşmasında şunlar dile getirdi: "Bilecik'te 79 tane çocuğumuz var. Düşününce il geneli için bu rakam çok fazla değil. Bu çocuklarımız için sizlerden destek bekliyoruz. Bunlara nasıl yardımcı olabiliriz. 18 yaşına kadar çocuklarımız yerleşebiliyor. Ama bizim lise çağında da çocuklarımız var. Bunları da düştüğümüz zaman sayı daha da düşüyor.
Sadece ilimiz için değil diğer çevre illerdeki çocuklar için de koruyucu aile başvurusu yapılabilir. Tüm Türkiye geneline bakıldığında da çok büyük bir rakamla da karşılaşmıyoruz. Düşündüğümüz zaman ülke genelinde 1483 çocuğun bir aile bakımı olmadan sevgisi olmadan büyümesi aslında toplum olarak hepimizin ayıbı diye düşünüyorum.
"Önemli olan bu ailelere bunları duyurmak"
Bunlara bir farkındalık oluşturmak lazım. Etraftaki illerimizden de çocuk olabilir. Mutlaka bakmak isteyen aileler olacaktır. Önemli olan bu ailelere bunları duyurmak. Toplumumuzun bakış açısı da eskisi gibi değil. Belki eskiden atalarımız döneminde korunmaya muhtaç çocuklara çok daha güzel bakılıyordu. Belki hiç böyle çocuk yuvaları yoktu. Bilmiyorum ama genelde bir şekilde akrabalar yanında bakım oluyordu. Kalabalık geniş ailelerimiz vardı akraba çocukları yetimler korunup kollanıyordu. Ama maalesef çekirdek aileye geçmekle birlikte iyice küçük guruplar haline bölündük. Kişiler çocuklarına fazla zaman ayıramamaya başladı. Belki onu yük olarak görmeye başladı. Dolayısıyla da yetimhaneler bir ihtiyaç olarak günümüze geldi.
Ama ben bu proje ile birlikte kişilerde duyarlılığın gelişeceğine inanıyorum. En azından toplumun bakış açısını da değiştirmek açısından faydalı olacağına inanıyorum. Bunların kişilere duyurup, eğer almak isteyen varsa bu küçük çocuk olabilir, büyük çocuklar olabilir. Bunları yanlarına alıp ilgilenip destek olabilirler. Devletimizde her türlü imkanı sağlıyor. Her türlü maddi desteği sağlıyor.
"Yuvalarda yetişen çocuklar yeterli ilgiyi sevgiyi yine de göremiyor"
Yuvalarda yetişen çocuklar yeterli ilgiyi sevgiyi yine de göremiyor. Arkadaşlarımız ellerinden geldiği şekilde çok güzel ilgileniyor bakıyorlar. Ama çocuklar sürekli bir anne - babaya ihtiyaç duyuyor. Onun yokluğu hiçbir şekilde giderilemiyor. Hele bebekler ise birine bağlanmak istiyor. 10 kişinin baba dediği biri değilde kendisine ait bir kişiyi çocuklar arıyor. Ama bunu veremiyoruz. Devlet olarak her türlü maddi imkanı sağlasak bile o kişiler bunun ezikliğini hissediyor. Her çocuğun dayanacak bir desteğe ihtiyacı var. Bunu sağlamamız lazım. Bizler bile belli yaşa gelsek bile anne baba ihtiyacı duyuyoruz. Bir de o çocukları düşünün.
Sizleri de gönül elçisi olmaya davet ediyoruz. 3-5 çocuğu bile yerleştirsek bizler için, onlar için, toplum için, büyük bir kazanıım olacaktır" dedi.