SU AKIYOR AŞAĞIKÖYLÜLER BAKIYOR

Aşağıköy'de, çiftçilik ile uğraşan Şahsine Algan isimli vatandaş, isyan bayrağını çekti. Bölünmüş yolun yapılmasından sonra sulama kanallarının kullanılamaz hale geldiğini söyleyen çiftçi Algan, gidilmedik yer, çalınmadık kapı bırakmadıklarını belirtti. Yetkililere sesini duyurmaya çalışan Aşağıköylü çiftçi," Su akıyor, Türk bakıyor. Biz derdimizi Obama'yamı anlatacağız" diye konuştu.

Ahmet MEŞE-Sinan ÖNCE

Aşağıköy'de, çiftçilik ile uğraşan Şahsine Algan isimli vatandaş, isyan bayrağını çekti. Bölünmüş yolun yapılmasından sonra sulama kanallarının kullanılamaz hale geldiğini söyleyen çiftçi Algan, gidilmedik yer, çalınmadık kapı bırakmadıklarını belirtti. Bölünmüş yol çalışmalarından sonra menfezlerinin köyün sulama kanalına bağlantı yapıldığını kaydeden Algan, ürünlerinin kurumaya başladığını dile getirdi. Çok kısa bir süre içinde susuzluğa çare bulunmazsa binlerce ağacının kuruyacağına dikkat çekti. 

Aşağıköy'de çiftçilik ile uğraşan Şahsine Algan ve kardeşi Asiye Algan, ağaçlarının sulamasını ise bakırlarla yapıyor. Tankerle tarlaya su taşıyan kardeşler, tankerden bakırlara su doldurarak ağaçların köklerine döküyor. Bilecik Valiliği, İl Özel İdaresi hatta Karayolları 14.Bölge Müdürlüğü'ne kadar girişimlerde bulunduklarını söyleyen Şahsine Algan uzun süre konuşulacak iddialarda da bulundu. Yaşadıkları sıkıntıları Vali Halil İbrahim Akpınar'a ilettiklerini ve Vali Akpınar'dan,"4 yıldrı burdayım. Bıktım artık şu Aşağıköy'ün sorunlarından" dediğini öne sürdü. İl Özel İdare'ye de eleştirilerde bulunan Algan," Pelitözü'nü güzelleştirmeye çalıştıkları kadar birazcıkta çiftçi ile ilgilensinler" dedi. 

Aşağıköy Muhtarı Hanefi Acur ise köyde yaşanan sulama sıkıntısı ile ilgili her yolu denediğini ancak bir sonuç alamadığını ifade etti. Acur, Aşağıköy'ün hem hızlı tren çalışmalarından hemde bölünmüş yol çalışmalarından oldukça mağdur olduğunu ifade ederek." Bu Aşağıköy halkının mağduriyeti ne zaman giderilecek?" diye sordu. 

Yaşadıkları sıkıntıları ayrıntıları ile anlatan Şahsine Algan 10 gün içinde acil olarak suya ihtiyaç olduğuna vurgu yaparak sulama kanallarının durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Algan," Bu su kanalları 30 yıldır zaten yıpramış durumdaydı. Biz, zar zor imece usulü arkadaşlarımızla birleşerek, köy muhtarlığı ile birlikte açmaya gayret ediyorduk. Ondan sonra 3-4 sene önce otoban yapıldı. Tüm su giderleri, menfezler direk bizim sulama kanalımıza geliyor. Biz bunu İnegöl yolundaki MÖN firmasına gittik. Malesef bizim derdimizi çözmediler. En yakın orası oraya veriyoruz dediler. Bizim zar zor temizlediğimiz su kanallarımızı otobandan gelen pislikler şu anda tamamen doldurmuş durumda. Kanallar otoban olduğundan beri bu şekilde. Biz artık ürünlerimizi sulayamaz hale geldik. Bütün arazim kuruyor, 3 bin tane ağacım var benim. Meyvecilik yapıyorum, mahvoldum. 10 gün içerisinde su gelmezse bütün meyvelerim kuruyacak" dedi.

Sorunlarının çözülmesi için çok kez girişimlerde bulunduğunu söyleyen Algan şöyle devam etti:" Sorunlarımızı her yere ilettik. Valiliğe, Özel İdare'ye dilekçe verdik. Özel İdare'nin kepçesi hep Pelitözü Göleti'nde. Özel İdare insan falan yolluyordu, açtırıyırodu. Bu sene hçbir şey yapılmadı. Su kanallarımız tamamen dolmuş vaziyette, otobandan gelen pislikler nedeniyle. 3 bin dönüm arazi var, yüzlerce insan mağdur. Ama bıktık artık bu su kanallarından. Özel İdare'ye gidiyoruz, bizi kovmaya başladılar. Ben Valiliğe kendim gittim, Vali Bey bana dedi ki, bıktım Aşağıköy'ün sorunlarından. Bana denilen bu. Bir kepçe getirip, bendimizi bile yaptıramadık. 

Sorunlarımızdan Karayolları'nın da haberi var. En uygun yer burasıymış. Herkes bırakmış çiftçiliği sizde bırakın diyorlar bize. İyi de biz nerden ekmek yiyeceğiz, nerden para kazanacağız? Ben 10 gün içerisinde bize bu suyu vermelerini istiyorum. Bu su kanalları temizlenmeli. Benim gücümle olacak bir şey değil, devletin gücü benden çok. 6.5 kilometre yer var, biz temizliyoruz ama yağmur yağıyor yine tıkanıyor. Biz yine ortada kalıyoruz. Buna bir çare bulunsun, kapalı kanal mı yapılacak, ne yapılacaksa bir an önce yapılsın. 10 gün içinde bize su gelmezse bizim bütün meyvelerimiz kuruyacak. Ben bakırlarla, su tankıyla meyvelerimi sulamaya çalışıyorum. Kendi imkanlarımla elimden geldiğince yapmaya çalışıyorum. Çünkü benim gücüm buna yetiyor. Biz derdimizi kime anlatalım.

Bölünmüş yoldan gelen pislikler, sulama kanalını tamamen doldurmuş durumda. El ile açılması falanda mümkün değil. Lütfen devletimiz bize yardım etsin. Özel İdare bizi istemiyor artık. Dere akıyor ama bizim arazimiz burada kuruyor. Su akıyor, Türk bakıyor. Başka diyecek hiçbir şeyim yok. Bunu böyle yaparken mühendisler yaptı, cahil biri yapsa dersen ki cahil. Bunu cahil bile yapmaz akıl eder. Bu mühendislerin yaptıkları iş bu kadar işte. Diyecek başka hiçbir şeyim yok. 10 gün içinde burası açılmaz ise bizim bütün meyve bahçelerimiz tamamen kuruyacak. Lütfen bize yardım edin. Biz derdimizi Vali'ye anlattık anlamadı. Özel İdare'ye de anlattık anlamadı. İl Genel Meclisi Başkanı Hasan Hüseyin Çelik'e söyledik, bana çok arazin varsa sondaj yaptır dedi. Biz derdimizi Obama'ya mı anlatacağız. Lütfen biza yardım edin" ifadelerini kullandı.

Aşağıköy Muhtarı Hanefi Acur ise köyde yaşanan sulama sıkıntısı ile ilgili her yolu denediğini ancak bir sonuç alamadığını ifade etti. Acur, Aşağıköy'ün hem hızlı tren çalışmalarından hemde bölünmüş yol çalışmalarından oldukça mağdur olduğunu ifade ederek." Bu Aşağıköy halkının mağduriyeti ne zaman giderilecek?" diye sordu. Acur şöyle devam etti:" Mekece ve Bozüyük arasındaki bölünmüş yoldan, Aşağıköy sınırlarından geçen 5 yere bölüm bölüm menfezle koydular. Karlar, yağmurlar yağdığı zaman bu menfezlerden toplanan sular Aşağıköy'deki yerleşim alanına, meskenlerin içine giriyor. Ayrıca bu menfezlerden mezarlık yolundaki menfezide buradaki beton kanala bağladılar. Karayolları 14.Bölge Müdürlüğü'ne yazı yazdım. Bölge Müdürü'ne bu projenin ileriye dönük sıkıntı yaratacağını söyledim. Dedi ki bizim projemiz bu, buraya bağlayacağız. 4 yıldan beri Aşağıköy Muhtarlığı her yıl olduğu gibi su sayaçlardan topladığımız paralarla bu beton kanalları temizliyordum. Şu anda temizleyemedim. Çünkü bütçem kalmadı. Bütçem kalmadığı içinde yine zaman zaman Valiliğe, İl Özel İdare'ye dilekçe verdim. Köylere Hizmet Götürme Birliği'nde tarımdan sorumlu şube müdürüne de dedim. Vatandaşların mağdur olduğunu, vadideki canlı varlıkların yok olduğunu söyledim. Bunları yetkili kurumlara söylüyorum. Gelsinler bu bölünmüş yoldan meydana gelen zararı ziyanı geri getireceğim diye beyanda bulundular ama Aşağıköy halkını hızlı tren ve bölünmüş yol sürekli zarar veriyor. Bu Aşağıköy halkının mağduriyeti ne zaman giderilecek?"

Aşağıköy'de çiftçilik yapan Şahsine Algan'ın kardeşi Asiye Algan'da sesini yetkililere duyurmaya çalıştı. Asiye Algan, içinde bulundukları durumun zorluklarına dikkat çekmeye çalışırken," Ne olur birileri bize yardım etsin" dedi. Algan şunları dile getirdi:" Normalde biz ağaçlarımızı damlama sistemi ile suluyoruz. 3 yıldır büyük bir uğraş veriyoruz. Devletimizin bize yapmış olduğu sulama kanalları kapalı olduğu ve çok yıprandığı için artık kullanılamaz halde. Her yıl 3-5 komşu kendi gücümüzle harç çimentoyla kırık yerlerini tamir etmeye çalışıyorduk ama bu yıl çok fazla bunu sağlayamadık. Otobanın tüm giderleri bizim su kanallarımıza bağlandı. Tabiki buda su kanallarını doldurdu, temizliği güç oluyor. Bizler hem tarlada çalışıyoruz hem de kanallarımızı açmaya çalışıyoruz. Gücümüz yetmiyor. Bu koskoca ovada aktif olarak tarım yapan bir tek biziz. Biz bu tarlayı on yılda bu hale getirdik. Ağaçlarımız artık kurumaya başladı, yapacak bir şeyimiz kalmadı. Yalvarıyoruz artık, yetkililerin bizi duymasını istiyoruz. Biz çok üzülüyoruz, bu ağaçları on yılda bu hale getirdik. Burada 13 yaşında 2 bine yakın ağaç var. Bugünkü günde 21.yüzyılda yaşıyoruz, bakırla sulama yapıyoruz. Sağolsunlar bizim Özel İdaremiz, bizim devletimiz bizi duymuyorlar maalesef. Biz bu şekilde kaç gün yaşatabileceğiz? Devlet yollarının hepsine başvurduk. Sağolsun muhtarımızda öyle. Gerekli mercilerin hepsini haberdar ettik. Sonuçta bu meyveler sadece bizim değil bu ülkenin değeri, bu toprak hepimizin. Birileri bizi duymalı çözüm yolu bulmalı. Sonuçta buraya 30 yıl çönce sulama kanalı yapıldı ama ömrü bitti artık. Birde onun üstüne otobanın pisliği gelince tamamen tıkanmış haldeyiz. Yardım istiyoruz. İnsanlar bir saksı çiçek yetişitremezken, biz bu kadar meyveyi yetiştirip bu durumdamı göreceğiz bu meyveleri. Herkes nasıl ki sıcaklarda bunalıyor kendini serinletmek ihtiyacı duyuyor, bizde toprağımıza sahip çıkmaya çalışıyoruz. Ne olur birileri bize yardım etsin." 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri