Sinan Önce
Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cemal Zehir, su meselesinin Ortadoğu'nun gelecekteki en önemli meselesi olabileceğini söyledi. Bilecik Üniversitesi tarafından Sürekli Eğitim Merkezinde düzenlenen Tarih ve Kültür Sohbetlerinin bu haftaki konuğu olan Zehir, "Türkiye ve Ortadoğu'daki su meselesini" anlattı.
Ortadoğu'da tarihi süreç içerisinde bir çok meselenin olduğunu ifade eden Zehir: "Bu meseleler genellikle ülkelerin sınır savaşları ve sınır problemleri kutsal yerlerin problemleri veya petrol problemi. Bunlar kadim ortadoğu problemleri olarak görülüyor. Ama su meselesi ise Ortadoğu'nun gelecekteki en önemli meselesi olabilir." dedi.
Ortadoğu su meselesi konusunda bir çok çalışmalarının olduğunu anlatan Doç. Dr. Cemal Zehir, Ortadoğu üzerine tek ana enstitü olan Marmara Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsünde kendisinin ilk bir numaralı master öğrencisi olarak mezun olduğunu söyledi.
"Bizim yeniden Türk-İslam medeniyetinin merkezine oturmamız, Dünyada yeniden süper güç olabilmemizin temel ayakları Türkiye coğrafyasıyla yetmiyor" diyen Zehir, süper güç olabilmemizin ayaklarını şöyle açıkladı: "Saç ayağının biri Ortadoğu coğrafyasında, bir ayağı balkanlarda, bir ayağı da Türkistan coğrafyasında olmalı. Saç ayağının yuvarlak kısmı da Anadolu'yu merkez almalı. Düşüncesiyle kendime bir yol çizmiştim." dedi
Ortadoğu'nun aslında su medeniyetlerinin de buluştuğu yer olduğunu ifade eden Cemal Zehir: "Mezopatamya medeniyeti Sümerlerden başlayan ve günümüze kadar gelen Dicle ve Fırat nehri havzasında şekillenen o Mezopatamya havzasından bir Mezopatamya medeniyeti doğmuştur. Diğer taraftan orta Afrika'dan doğan beyaz ve mavinin Mısır'da denize dökülürken büyük bir Mısır medeniyetini ortaya çıkarmıştır. Eski dünyanın bütün medeniyetleri ise su kenarlarında oluştuğunu görüyorsunuz. İşte Avrupa'nın bu en büyük medeniyetlerine bakarsanız Orta Avrupa'nın Tuna havzasında olduğunu görürsünüz. Almanya'dan doğan Tuna, Akdeniz'e dökülür. Orta Avrupa'nın güzel şehirlerine bakarsanız hepsi Tuna etrafındadır. Viyana, Budapeşte gibi. Onun için su önemli bir medeniyet kaynağıdır. Gelecekte de medeniyet konuşulacaksa, yine bunda suyun büyük etkisi olacak düşüncesindeyim." dedi.
Suyun savaş sebebi olup olmayacağı ile ilgili tartışmalarının olduğunu belirten Zehir: "Özellikle birinci dünya savaşının sebebi olan petrol, ikinci dünya savaşından sonra artık ortadoğu iltilaflarının merkezine suyu da taşıdığını görürüz. Bugün su ortadoğudaki en stratejik kaynaklardan biri haline gelmiştir. Çünkü su canlı olan herşeyin kaynağıdır. Onun için Kur'an-ı Kerim diyor ki, canlı olan herşeyi sudan yarattım. Su varsa hayat vardır, su yoksa hayat yoktur. Herhangi bir canlıdan suyu aldığınız zaman ölür. Ortadoğu'nun içinden de suyu aldığınız zaman (su gittikçe de alınıyor) hayat zor koşullara doğru gidiyor. Ortadoğu'da su önemli mesele olma yoluna doğru gidiyor." dedi.
Türkiye'nin ilk su raporunu kendisinin yazdığını anlatan Zehir: "Hatta 1996'da Arap birliği teşkilatının Türkiye'ye nota verdiğinden Türkiye Cumhuriyeti Devletinin resmi bir su raporu yoktu. Benim gazetede çıkan röportajımdan sonra görenler üniversiteyi arıyorlar ve bir asistanın yapmış olduğu tezden rapor istiyorlar. Benim o gün yetiştirdiğim raporu Cumhurbaşkanı Türkiye'nin Arap Birliği teşkilatına verdiği cevap oluyor. Yani akademisyenin bir yönü de stratejik konularda çalışmak ve aynı zamanda ülkesine ve milletine katkı yapan çalışmalarda bulunmasıdır." dedi.
Programa, Bilecik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Azmi Özcan, Cumhuriyet Savcısı Levent Taşkoparan, İl Jandarma Komutanı Albay Ertan Yıldız, İl Milli Eğitim Müdürü Süleyman Şişman, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Bilgin Aydın, Has Parti İl Başkanı Muharrem Tüfekçioğlu, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.