Şükraniye Köyü Muhtarından çarpıcı iddia
"Jandarma ilgilenmiyor"
Şükraniye Köyü Muhtarı Ali Osman Fidan, tonaj fazlası taşıma yapan araçların şikayet edilmesi halinde Jandarma'nın ilgisiz davrandığını iddia etti.
H. Türker ÇOBAN
Köylere Hizmet Götürme Birliği toplantısında muhtarlar köylerindeki sıkıntıları, dilek ve isteklerini anlattılar.
28 Nisan Pazartesi günü, İl Özel İdaresi İl Genel Meclisi toplantı salonunda yapılan ve İl Genel Meclisi Başkanı Serkan Yıldırım, İl Genel Meclisi Üyesi H. Hüseyin Çelik, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Halis Nalbant, Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürü M. Akil Şahin, Su ve Kanal Hizmetleri Müdürü Tümer Aksulu ve köy muhtarlarının katıldığı toplantıda, muhtarlar isteklerini dile getirdi.
Köy muhtarlarının bazıları yazılı, bazıları ise sözlü olarak isteklerini aktarırken, Şükraniye Köyü Muhtarı Ali Osman Fidan söz alarak çarpıcı iddiasını dile getirdi. Fidan; "Bizim Demirköy tarafında bir yolumuz var. Bu yolda maden arabaları çalışıyor. Tonajlı çalıştıkları için yollarda bozuluyor." dedi.
"TONAJLI ÇALIŞMA BAŞIMIZIN BELASI"
"Tonajlı çalışma bizim başımızın belası" diyen İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Halis Nalbant, "Bizim muhtarlardan isteğimiz, eğer gördüğünüz ağır tonajlı araç varsa, ihbar edin. İhbar etmenizi istiyoruz çünkü bu devletin malını korumaktır. O para kazanacak diye biz yollara milyonlarca yatırım yapıyoruz." dedi.
Jandarma'ya şikayet edilmesini isteyen Halis Nalbant'a Şükraniye Köyü Muhtarı Ali Osman Fidan ilginç bir iddia ile cevap verdi. Fidan; "Jandarma'yı aradım. Jandarma bana 'Sen tarttır' diyor, 'Nereden biliyorsun tonajlı olduğunu' diyor, 'Ben nakliyecilik yaptığım için tonajlı arabadan anlarım. Jandarma ilgilenmiyor. " ifadelerini kullandı.
İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Halis Nalbant ise Muhtar Fidan'ın iddiasını dilekçe haline getirmesini önerdi.
"BURADA İŞ JANDARMAYA DÜŞÜYOR"
Yaşanan bu gelişmenin ardından İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Halis Nalbant'tan görüşlerini aldık. Genel Sekreter Nalbant; "Burada iş jandarmaya düşüyor, denetimlerin sıklaştırılması gerekiyor. Bizim zabıta teşkilatımız yok. Araziye çıkıp da kamyonları durdurma yetkimiz yok. 'Kamyon dur! Tonajını tartacağım' desek 'Sen kimsin?' derler. Bunu yapma yetkisi olan trafik kanunu gereği kolluk kuvvetlerine yani jandarma ve polise ait. Jandarma 'yetişemiyorum, kantarım yok' diyor. 'Kantar var tartmıyorlar' diyor. Aslında devletin yapamayacağı şey yok. 'Tartmıyorlar' Olur mu? Jandarma kamyonu tarttıramıyor. Bana hiç mantıklı gelmiyor.
Bizim yollarımızı ucuz görüyorlar ama bize maliyeti çok fazla. İşimiz, gücümüz yollarla uğraşmak. 1 km asfalt 100 bin lira. Devletin parası heba olup gidiyor. Madenciler para kazansın diye biz milyonlarca yollara para harcıyoruz. Onları düzeltmekten başka köylerin ihtiyaçlarını da yapamaz hale geliyoruz. Nüfusu az olan köylere yatırım yapmaya zorlanıyoruz. Genelde bu madenler grup köy yollarından geçiyor. Oralara bakmaktan ara yollara bakmaya fırsat kalmıyor. Maliyetine ne yazık ki biz katlanıyoruz. Biz bunu tonajlı yakaladığımız anda dava açarak kendilerine yansıtabiliyoruz.
ADI ÜSTÜNDE, 'KÖY YOLU'
'Madenci bu kadar bunaltılmasın' deniyor. 'İhracattan para getiriyor' deniyor. Doğrudur, ama tonajında taşısın. Bu sadece bizim sorunumuz da değil. Ben seminerlerde sıklıkla karşılaşıyorum. Türkiyenin sorunu. Muğla, Antalya, Balıkesir'de mermer ocaklarının olduğu her yerde bu sorun var. Bir İlin köylerine sıcak asfalt atmışlar, normal asfaltın 2 katı maliyetli. 2 sene sonra onlar da bitmiş, delik deşik olmuş. Tonajlı taşımaya sıcak asfalt da yaramıyor. Önce stabilizesini 1 metre eşip, taş doldurup, üstüne kum doldurup, kırılmış malzemeyi serip sıkıştırıp zemini sağlamlaştırdıktan sonra sıcak asfalt dökeceksin ki tonajlı araçlardan etkilenmesin. Yoksa köy yoluna götürüp sıcak asfaltı ser, o da çöker.
Madenci gelip; 'Köy yolun sağlam değil, zeminin sağlam değil. Ben buradan maden çekiyorum. Neden katlanacağım' diyor. Mantıklı görünse de biz o köy yolunu, o köyde yaşayan, saman kamyonu kullanan, traktör kullanan vatandaşa yapmışız zamanında. Madenci için yapılmadı ki, Karayolu değil devlet yolu değil, adı üstünde 'köy yolu'. Ama yasalar burada yetersiz kalıyor.