Sinan ÖNCE
38 yıldır saat tamirciliği yapan ve 20 yıldır da tahta barakalarda faaliyet gösteren saat tamircisi İbrahim Terzi, piyasadaki 3-5 liraya satılan saatlerin tamir işini bitirdiğini söyledi.
Unutulmaya yüz tutan mesleklerden ve günümüzün can çekişen sanatlarından olan saat tamirciliği son günlerini yaşıyor. Bir dönem sanat olarak görülen meslek, bugünlerde hem müşteri bulmakta hem de çırak bulmakta zorlanıyor. İlimizde sadece baba-oğulun sürdürdüğü meslekle ilgili olarak 38 yıllık saat tamirciliği yapan İbrahim Terzi gazetemize samimi açıklamalarda bulundu. Gazetemiz muhabiri Sinan Önce'nin sorularını yanıtlayan Terzi, mesleğe nasıl başladığından, mesleğin bitmemesi için yapılabileceklere kadar bir çok konuda konuştu.
Sinan ÖNCE: Nasıl başladınız bu mesleğe, Nasıl gönül verdiniz?
İbrahim TERZi: Babadan gelme meslek birde oğlumu çırak olarak eriştirdim. Tahminen 35-40 senedir bu işi yapmaktayım.
Babamın yanında çalışarak bugünlere geldim. Babam dedi "Oğlum herhalde sen okumayacaksın gel madem sen bu mesleğe gir" Babamız sağolsun, öylelikle bu mesleğe başladık ve şimdi de devam ediyorum.
ÖNCE: Peki bu mesleğin zorlukları neler?
TERZİ: Bu meslek çok zordur. Her insanın yapabileceği bir iş değil. Bu mesleği yapabilmek için bir çırağın en az 3-5 sene bir ustanın yanında çalışması lazım.
ÖNCE: Günümüzde çırak yetiştirebiliyor musunuz? Öyle bir imkanınız var mı?
TERZİ: Çırak yok. Fakat ben kendi oğlumu çırak olarak yetiştirdim. Oğlum da hanımına, çocuklarına öğretiyor ve yanında bir çırak yetiştiriyor. Bilecik'te devam etsin ölmesin bu meslek diye devam ettiriyoruz.
ÖNCE: Şuan mesleğin durumu ne?
TERZİ: Meslek tamir olarak öldü, tek tük geliyor eski saatlerden. Bundan sonra mekaniğe döndü. Devamlı mekanik yapıyoruz. Elektronik saatler. Hazır motor takma.
ÖNCE: Şimdi piyasada 3-5 liraya saatler satılıyor. Bunların mesleğin bitmesinde etkisi var mı?
TERZİ: Tabi çok etkiledi, bizim tamir işi bitti. Bizim günlük 50-100 lira kazancımız varken bu 30-40'a düştü. Kazanç bitti ve tamir işi kalmadı. Tek yaptığımız iş kayış ve pile değiştirmek. 10 senedir bu böyle devam ediyor. Emekli olduğumuz için bu işi kurtarıyoruz bir evim var kendi evim. Tabi emekli olmayan bir genç olursa çok zahmet çeker.
ÖNCE: Dükkanda tarihi saat var mı acaba?
TERZİ: Dükkanda pek yoktur olsada mesela 70-80 yıl civarı olan saatler var. Pek fazla burada yok.
ÖNCE: Mesleğin ölmemesi için ne yapılmalı?
TERZİ: Bu mesleğin ölmemesi için Esnaf Sanaatkarlar derneğinin kurs açması gerekiyor. Başka yapılacak bir önlem yok. Tamirat üzerine kurs açması gerekir. Genelde tamir işleri ölüyor. Ayakkabı tamircisi mesela yanında çırağı yok. Yarın öbür gün ayakkabıları atacak bu arkadaş. Tamir yapılmadığı zaman ne yapılacak atılacak. Bizim işler de öyle. Eğer ben olmasam Bilecik'te saatçi kalmıyor. Yok. Oğlum var. O da genelinde yeni satıyor. Bilecik'te 2 tane saat tamircisi var. Biri ben biri oğlum. Nesli tükeniyor. Bu mesleğin tükenmemesi için ben oğlumu yetiştirdim.
ÖNCE: Son olarak eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?
TERZİ: Eklemek istediğimiz bu işlere yeni başlayanların yanında çırak yetiştirmesine çok arzuluyoruz ama çıkarta iş ağır olduğu için pek fazla durmuyor kaçıyor. İnce iş çünkü.