TÜRK TARİHİNDEKİ İKİ BÜYÜK BUHRAN

MTTB Bilecik tarafından dördüncüsü düzenlenen, Büyük Doğu Dersleri adlı programda Ali Erdal, Türk tarihindeki iki büyük buhranı anlattı. Program 08.12.12 Cumartesi günü saat 19.00’da MTTB Bilecik teşkilat bürosunda gerçekleşti. Erdal programda, Türk tarihine yön veren iki büyük buhrandan söz etti.

Erdal konuşmasına tarihimizdeki ilk büyük buhranın Moğolların Selçukluyu yıkarak dağılan devletin beylikler haline dönüşmesiyle dilini kaybetme noktasına gelmesi olarak dile getirdi. Selçukluda edat bağlaç olmamasından Türkçenin çok zayıf olmasından bahsetti.  Beyliklerin halk dili Türkçe ilim edebiyat dili ise Arapça idi Türkçe eser verenler aydınlar tarafından kınanıyordu diyen Erdal tam bu sırada Allah’ın bir lütuf olarak Yunus Emre’yi bize nasip ettiğini söyledi. Yunus Emre’nin sessizce büyük bir iş yaptığını, aldırmadan Türkçe şiirler yazdığını ve bunları her yerde söylediğini vurguladı. Yunus’un burada adeta bir diyapazona dokunan olduğunu ve böylece odadaki diğer diyapazonların da aynı sesi verdiğini söyledi. Yunus olmasaydı Türkçe edebi dil olmayacak, resmi dil olmayacak, dağılacak hatta Osmanlı kurulamayacak olurdu diyerek dilin öneminden bahsetti. Şuan da buhran içinde olduğumuzu dile getirdi ve bu buhranın öncekisinden kat be kat derin bir buhran olduğunu söyledi. Bu ikinci büyük buhranın tarihimizin tamamen silinmesinden tarihimizde her ne varsa hiçbir şey bırakılmadığından hepsinin değiştirildiğinden ve “Tek istikamet Kâbe ve tek örnek sahabe.” diyen millete tek örneğin batı olarak gösterilmesinden kaynaklandığını belirtti. Tam bu sırada ikinci mühim Yunus diyen Erdal duraklama döneminden beri kurtulduğumuzu söyleyerek Necip Fazıl Kısakürek’in Allah milletimize bir lütuf olduğunu söyledi. Üstadın Necip Fazıl’ın Allah demenin yasaklandığı sırada Büyük Doğu neşriyatına başladığını, her şeyin muhasebesini yaptığını, kuru muhaliflik değil çareler tezler sunduğunu belirtti. Üstadın yeni bir gençlik yarattığını da belirten Erdal Büyük Doğu’yu anlamak ve öğrenmek için müessisinin yani esaslandıranının bütün eserlerini okumak gerektiğini söyledi.

Erdal, ilk insanın ayrıca peygamber olmasından her şeyi peygamberlerden öğrendiğimizden bahsetti onlar olmasaydı mağara adamı olacağımızı söyledi. Türklerin Müslüman olmasının İslamiyet’in tek bir millette kalmayacağının evrenselliğinin kanıtı olduğunu vurguladı. Ayrıca İstanbul’un fethinin mühim olduğu kadar onun Müslümanlar tarafından fethinin daha mühim olduğunu söyledi.

Erdal, Türk milletinin İslamiyet’in ön tekeri olduğunu sadece kendimizden sorumlu olmadığımızı vazifemizin ve vebalimizin çok büyük olduğunu belirtti. Her ferdin üzerine düşen mükellefiyetin önemini vurguladı ve Allah’a emanet olun diyerek programı bitirdi. 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri