"ÜNİVERSİTELER, İÇİNDE BULUNDUĞU TOPLUMA YARDIMCI OLMALI"

Kıymet ASLAN

Bilecik'e dün eski YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan geldi. Bilecik Üniversitesi Senatosunun aldığı kararla teşekkür plaketi takdimi için gelen Eski YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'a plaketini Rektör Özcan taktim etti. Belediye Başkanı Selim Yağcı ve Sivil Toplum Kuruluşları'ndan Anadolu Basın Yayın Birliği Başkanı Şadi Erdal, Ticaret ve Sanayi Odası adına Orhan Ergül ve BİSİAD Başkanı Yusuf Subaşı' da, Prof. Dr. Ziya Özcan'a YÖK Başkanı olduğu sırada Üniversitemize yaptığı hizmetlerden dolayı hatıralık hediye takdim ettiler.

Üniversitelerin içinde bulunduğu topluma faydalı olacak şekilde kendilerini geliştirmesi gerektiğini önemli açıklamalarla konuşmasında yer verdi.

Programda açılış konuşmasını yapan Rektör Özcan, "Bilecik Üniversitesi olarak kadri kıymet bilmenin bu topraklarda anlamını anlatmak amacıyla böyle bir karar aldık, ne ile karşılaşacağımızı bilmiyorduk. Aldığımız teveccüh ve yansıma bizi çok bahtiyar etti. Günümüz dünyasında yeniden bizi farklı kılacak bir kaç husus varsa bunlardan biriside bizim değerlerimiz, üniversite olarakta varlık sebeplerimizden birisi de bu değerleri yeniden yeni nesillere üretmek olmalıdır. Bizim medeniyetimizin ardında da ilim irfan erbabı vardı. Yeni bir medeniyet yolculuğu başlatacaksak mutlaka bu üniversiteden de büyük fikir ve düşünce adamlarıda yetiştirmek zorundayız. Onun için sorumluluğumuz bir kez daha ciddiyetini koruyor." dedi. Ardından Başkan Yusuf Ziya Özcan konuşma yaptı.

"Üniversiteler bilgi üretecek, bu bilgiyi nesillere devredecek öğretim faaliyeti gerekiyor. İçinde bulunduğu topluma faydalı olacak şeklinde 3 fonksiyon sayılır. Nedir topluma yardımcı olmak, üniversiteler bu konuda nasıl faaliyetler içinde, Türkiye'deki üniversiteler içinde bulundukları halka hizmet etmek için, orada bulunan problemleri çözümlerine aramak için, yaşayan insanlarımızın yaşam standartlarını yükseltmek için mi çalışmışlardır. Bu açıdan ne kadar başarılı? gibi meseleler bu topluma hizmet konusunda tartışmamız gereken konulardır?" ifadeleriyle konuşmasının başlıklarını sıraladı.

"ÜNİVERSİTELERDE, TOPLUMA HİZMET ÖN PLANA ÇIKMAMIŞTIR"

"Üniversitelerin kurulumundan günümüze kadarki tarihlerinde topluma hizmet hiç bir zaman ön plana çıkmamıştır" diyerek devam eden Özcan YÖK Başkanlık döneminde gözlediklerine şu sözleriyle değindi. " Kulelerimizde oturup, dergilerde yazı yazmamız bizim için kafi olmuştur. İsterseniz 300 tane yayınınız olabilir, 9 tane patentiniz olabilir, bir kaç dergi çıkarmış olabilirsiniz. Bu bakımdan başarılı görünebilirsiniz, bizim sizden beklediklerimizi yerine getirmişsiniz fakat topluma hizmet noktasından bakıldığında pek de öyle olmayabilirsiniz. Bir öğretim üyesi tabiki yayın yapacak ama orada durmaması lazım. Üniversitelerin bu toplumun ihtiyaçlarını çözmede yardımcı olma isteğini en açık olarak kontenjanlarda gördüm. Yıllar içinde üniversite kontenjanları ne olmuştur, ne kadar artmıştır, bu arada lise mezunlarının sayısı ne kadar artmıştır gibi analiz yaptım. Son 20 yılda üniversitelerin kontenjanlarına bakarsanız kontenjanların azaldığını görürsünüz. En fazla %6 ya çıkmış, daha az öğrenci alınmıştır. Böyle olunca bu kadar liseden mezun veren öğrenci oluyor da üniversitedeki kontenjanlar azaltılır. Burada bir problem var. Açmak yerine mevcut yerler kapanmış. Bu açıdan bakıldığında üniversiteler hiç halkın duygularına, ihtiyaçlarına hassasiyet göstermemişler. İlk Başladığımda bu beni çok üzen bir şeydi. İmkan var, yeni üniversiteler açılabilir ama bizim çocuklarımızı sokaklarda bekletmeye mahkum ediyoruz, dershanelere gitmeye mahkum edildi. Hal böyle olunca üniversiteye girenlerden daha fazla, bekleyenler oluyor. Böyle bakıldığında üniversitelerin toplumun ihtiyaçlarına hassas bakıldığını görmüyorsunuz.” dedi.

Yukarıda üzerinde durduğu konuların başka dallarda da görüldüğünü belirterek, Sağlık alanında çeşitli hastalıkların önleme çabalarını dışarıya paralar transfer edilerek gerçekleştiğini örneklerle açıkladı. “Mesela hastalıkla çıkıyor, aşı üretiminin dışarılara büyük paralar transfer edilerek aşılar alınıyor. Üniversitelerimiz var, araştırma enstitülerimiz var buralarda bu ülkede aşı yapamayız mı" şeklindeki ifadesiyle üniversitelerde çalışmalar yapılmasını istedi. Sözlerine otomotiv sektöründen, tarım alanına kadar bir çok konuya değinen Yusuf Ziya Özcan, terör mücadelesi konusunda helikopter temininin, hava araçlarının sağlanması konusunda yapması gerekirken büyük paralarla dışarıdan satın alındığını ifadelerinde yer verdi. "Hiç Olmazsa insansız hava aracının teknik tarafını üniversiteler yapsın, projesini çizelim ve diyelim ki elimizde proje var üretici arıyoruz diyebilmeliyiz" diyerek yapılmadığını açıkladı.

Tarım konusunda gıda genetiği hakkında çok önemli tespit yaparak konuşmasına şöyle devam etti. "Dışarıdan tohum almanın hiç bir mahsurunu görmüyorlar. Halbuki dünyada genetik planlama diye bir şey var. İstenirse nasıl bitkilerin genetiği değiştiriliyorsa tohumunda genetiğini değiştirir ve bir - iki nesil içersinde bir milleti yok edebilir veya belli bir hastalığa götürülebilir. Onun için tohumumuzu kendi ülkemizde yapmamız çok önemli. Yapamıyorsak Atalarımızdan kalanları muhafaza edelim. Geçmişteki bu sözlerim üzerine pek çok üniversite harekete geçti. 753 tane eskiden kalmış tohumu tekrar buldular. Onlardan tekrar üretime başladılar. İnşallah yakın zamanda dışarıdan tohum almayacak hale geleceğiz." dedi.

"KONUŞMA ZAMANIMIZ, BU ZAMAN"

Üniversitelerin sosyal konularda da yapmak zorunda olduğu işlerde vardır diyen Özcan, "Özellikle demokratik açılım konusunda, bu konudaki tartışmalara katkıda bulunacak bir çalışma ortaya koymadı. O kadar az ki! Anayasa çıkarılmasında katkı konusunda da üniversitelerin katkısı az. Anayasanın çıkması halinde onu, bunu istemiyoruz diyenler çıkacaktır. Halbuki konuşma zamanımız bu zamandır! Anayasa hazırlık aşamasındayken görüşlerimizi bildirmek gerekir. Şimdi konuşmamanız halinde sonradan olacak şeylere katlanmanız demektir." dedi.

Terör konusunda çözüme dayalı üniversitelerin bu konulara da el atmasını, ellerinden gelen çalışmayı yaparak milletin huzuruna çıkarması gerektiğine ve gençlik konusunda da üniversiteler çalışma yapmalı gerektiğine vurgu yaptı. Ayrıca "Dünyanın üzerimize geldiği şu günlerde bizim onları geri püskürtmemiz lazım. Buda eserleri ortaya çıkararak, bilimsel çalışmalar yaparak olur. Yapılanlar var ama yeterli görmüyorum" dedi.

Üniversite vizyonu konusunda yaptığı konuşmada son olarak "Bilim üretmek, ilimi yaymak yanında ülkesinde yaşayan insanların hizmetinde olan bir üniversite hayal ediyorum" dedi.

"ÜNİVERSİTE NEYE YARAR?"

Üniversitelerin yürüttüğü çalışmalar konusunda halka yardım edilmiyorsa, "Üniversite neye yarar? sorusuyla bütün üniversiteler vizyonlarını Türkiye de buna göre tekrar düşünmeli, eğer yaptığımız çalışmalar halkımıza yaramıyorsa, ülkemizin ihtiyaçlarını karşılamıyorsa, ekonomik kalkınmamıza yardım etmiyorsa, milli gelirimizi yükseltmiyorsa sonunda üniversitelerde biz ne yapıyoruz? sorusu sorulmalıdır. Sadece yazılar, yayınlar yapmak acaba bizden beklenenleri karşılıyor mu? diye düşünüyorum "dedi.

BİLECİK ÜNİVERSİTESİ

Bilecik Üniversitenin çalışmaları konusuna değinen Eski YÖK Başkanı Özcan "Üniversiteniz hakkında rektör hocamdan güzel şeyler duydum. Bu söylediklerimin dışına çıkan, yaptığı çalışmalarla yöredeki insanların yararına olacak şeylerin yapıldığını duydum. İnşalllah çalışmalarınız daha iyi seviyelere gelir."dedi. Ardından kampüs alanı gezildi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri