’VALİ BEY’DEN ADALET BEKLİYORUM"

Yeniköylü İsmail Durmaz isimli vatandaş, arsalarının gasp edildiğini iddia etti. Mağdur olduğunu öne süren Durmaz yetkililerle ilgili çarpıcı iddialarda bulunarak,” Vali Bey’den adalet bekliyorum” diye konuştu.

Ahmet Meşe-Sinan Önce

Yeniköy'de yaşayan İsmail Durmaz isimli vatandaş kendisine ait arsaların kadastro tarafından ölçümler yapılırken yanlış ölçülmesi sonucu kayba uğradığına dair bir takım iddialarda bulundu. Yeniköylü vatandaş Vali Halil İbrahim Akpınar' a seslendi. “Vali Bey’den adalet bekliyorum” diyen Durmaz, kadastro yetkililerinin görevlerini yapmadığını düşündüğünü, kadastro yetkilisinin Vali Halil İbrahim Akpınar tarafından koruma altına alındığını öne sürdü. 

53 yıldır kendi arsasına ait alanda sınırlarının çizilmediğini ifade eden Durmaz, hakkını istediğini söyledi. “Geç kalmış adalet, adalet değildir” diyen Durmaz, kağıt üzerinde gösterilen sınırlarla, taşınmaz üzerindeki uygulamaların birbiri ile örtüşmediğini savundu. Yaşadığı mağduriyet karşısında çok kez girişimde bulunduğunu anlatarak açıklamalarını sürdüren Durmaz, Vali Akpınar’a taleplerini iletti.

Haksızlık yaşadığını belirterek Vali Akpınar’ın talimatıyla kendisine yardımcı olunması talebinde bulunan Durmaz,” Vali Bey’den adalet bekliyorum. Benim yerimi burada dürüst bir şekilde tespit ettirsin. Rica ediyorum emir versin. Bu duvarı sınıra nasıl aldıracaklarsa aldırsınlar” şeklinde konuştu.

“Valilik İnhisar’da mıydı?”

İsmail Durmaz, hakkı olanı istediğini ve adil davranılması gerektiği vurgusu yaparken şöyle devam etti:

“Vali Bey benim vermiş olduğum şikayet dilekçemi sekiz buçuk ay sonra cevaplamak lütfunda bulundu. Sayın Başbakanımız bir, bir buçuk ay içerisinde cevaplaması gerekir dedikleri halde, bunları bildikleri halde, makam sahipleri neden beni sekiz buçuk ayda ifadeye çağırabilmişler? Sebep neydi? 2010 tarihinin onuncu ayının yirmi sekizinde dilekçe mi vermişim savcılığa. 2011'in altıncı ayının sekizinde Nüfus Müdürü'ne ifade vermeye gitmişim. Oraya çağırdılar bu kadar zaman içerisinde ne olmuş. Valilik İnhisarda mıydı? Bilecik'ten İnhisar'a giderken evraklar bu kadar mı gecikti? Ben bunu anlamış değilim. Gecikmiş adalet, adalet değildir” ifadelerini kullandı. 

“Kağıt üzerinde on üzerinden on ama…”

Arsasıyla ilgili yaşananları ve hakkının gasp edildiği iddialarına ilişkin süreci baştan sona anlatan İsmail Durmaz şöyle konuştu:

“ Ben Aziz oğlu İsmail Durmaz. Bu araziyi yetkili devlet kuruluşlarına dört sefer ölçüm yaptırdım. Adalet Bakanlığı hakimleri de olmak üzere. Hakimlerin kararları var. Kağıt üzerinde on üzerinden on ama taşınmazın üzerinde göstermiş oldukları sınır tam tersi. 

Sınırımın dışında komşumla düşmüş olduğum muhalefetten dolayı karşı çıktım. Ölçüm getirdiler, özel haritacı Hüseyin Yalçın'a ölçtürdüler. Alt tarafım üç buçuk metre, duvarımın burada olması gerekirken duvarım şimdi içeride gözüküyor. Bu yerim gasp edilmiş durumda. Üst tarafta da beş buçuk metreye çıkıyor. Bu alanın alt başı ve üst başındaki sınırlar gösterilmemekte. Tapu kadastro harita mühendisleri tarafından sebep nedir? Göstermemekte ki gayeleri nedir? 

“Kim ödeyecekse bunu telafi etsin”

Özel haritacı bu noktaları gösterdi.  Yapılan çap üzerinde kağıtta buralar benim üzerimde gözüküyor fakat memurun yapmış olduğu ama gayrimeşru hata diyelim ama bilinçli, bilinçsiz yapmış durumda. Beni haksızlığa uğratmıştır. Bu duvarı ben buraya nasıl alırım, bunun maliyeti ne olacak, kim ödeyecek? Çevre Bakanı mı, Mahkemenin vermiş olduğu kararlar mı, Adalet Bakanlığı mı yoksa Tapu kadastro Genel Müdürlüğü mü yoksa bu hatalı ölçümü yapan memur mu?  Kim ödeyecekse bunu telafi etsin.

“Suçları ortaya çıkacağından dolayı ölçüm yapmadılar”

Durumla ilgili girişimlerde bulundum. Git tazminat davası aç diyor. Niye tazminat davası açacağım, kime açacağım? Devlete mi açacağım benim devlet kadar gücüm mü var? Bazı noktalara sınır çizgisini belirtmemek için işaret koyan Tapu Kadastro bazı bölgeler için işaret koymuyor niçin? Buradaki demir 1953 senesinde çakıldı. Tapu Kadastro Memurları buradan ölçüm yapılmaz dedi. Fakat nedense ikinci gelen Tapu Kadastro Memuru buranın doğru olduğunu söylediler. Bu memurlar bu kazığın doğru olduğunu söylediler. Neden bu zamana kadar benim arazimi buradan ölçmediler. Suçları ortaya çıkacağından dolayı ölçüm yapmadılar diye düşünüyorum.

İkinci gelen Kadastro Memurları bahçeme bir metre içeriden girildiğini söyledi. İsterlerse Tapu Kadastro Memurları orayı belirleyebileceklerini söylediler gerçekleriyle ortaya koydular. Bu bilinçli, ikinci Tapu Kadastro Memurları bunu söylemeselerdi. Ben onlara hiç bir şekilde hak talep edemeyecektim. 

“Hakimi aldatan beni neden aldatmasın?”

Ölçüm yapılırken bana içeriden sınır göstererek zarara uğramama sebep olmuşlardır. Bunu neye karşılık yaptığını anlamıyorum. Anlamakta da güçlük çekiyorum. Duvarla sınır arasında yedi metre olduğunu söylüyorlar. Ölçtük fakat beş buçuk metre geliyor. Komşumun sınırı tam duvar iken benim evimin duvarı neden sınırdan içeridedir? Ölçen kişiden bunun açıklamasını istiyorum. Nerede hata yapmış dönüşümde mi, ölçümde mi, makinada mı, uyduda mı nerede bir hata varsa açıklasın. Ben vatandaşlık hakkı mı savunuyorum. Kalkıp ta fakir fukaranın hakkını talep etmiyorum. Ben adalet arıyorum. 1953 senesinden beri yerlerimizin sınırlarını tespit edemiyoruz. Bir de hakim kararıyla ölçüm yaptırdık. Hakimi aldatan adam beni neden aldatmasın? Kağıt üzerinde on üzerinden on ama ölçümler hatalı. Neyin karşılığında bıraktı amacı neydi? 

“Vali Bey nasıl o kişiyi koruma altına aldıysa…”

Bundan sonra Vali Bey nasıl o kişiyi koruma altına aldıysa, ben Vali Bey'den adalet bekliyorum. Gelsin burada benim yerimi dürüst bir şekilde tespit ettirsin. Emir versin, rica ediyorum. Tapu kadastro memurlarına emir versin. Bu duvarı nasıl sınıra aldıracaklarsa aldırsınlar. Benim masraflarımı kim karşılayacak, ne ile yapılır, hele bu zamanda. Her şeyin ateş pahası olduğu zamanda. Ben adalet istiyorum hakkım olanı istiyorum. O korumaya alınan memur nasıl korumaya alınıyorsa işinden gücünden olmaması için, çoluğunun çocuğunun rızkından olmaması için. Benimde maddi kayıplarımın karşılanmasını istiyorum. Adalet istiyorum ben Adalet istemek suç mudur? Sayın Başbakanım söylüyor "Geç kalmış adalet, adalet değildir." Vali Bey benim vermiş olduğum şikayet dilekçemi sekiz buçuk ay sonra cevaplamak lütfunda bulundu. Sayın Başbakanımız  bir, bir buçuk ay içerisinde cevaplaması gerekir dedikleri halde bunları bildikleri halde makam sahipleri neden Beni sekiz buçuk ayda ifadeye çağıra bilmişler? Sebep neydi? 2010 tarihinin onuncu ayın yirmi sekizinde dilekçe mi vermişim savcılığa 2011'in altıncı ayın sekizinde Nüfus Müdürü'ne ifade vermeye gitmişim. Oraya çağırdılar bu kadar zaman içerisinde ne olmuş. Valilik İnhisarda mıydı, Bilecik'ten İnhisar'a giderken evraklar bu kadar mı gecikti? Ben bunu anlamış değilim. Gecikmiş adalet adalet midir? Adalet değildir. 

“Benim menfaatleri mi hiç düşündünüz mü?”

Bu duvarla bu duvarın arasında kalan arazide 72 metrekare eski yığma kerpiçten yapılan ev vardı. Burası hisseliydi. 16'da onu bana ait, 16'da üçü bir kardeşime, 16'da üçü diğer kardeşime aitti. Anlayamadığım bir konudan dolayı Tapu Kadastro bu arsayı ikiye böldü. 221 metrekaresini ne depo olur ne başka bir şey. Sadece yol yapmak için zaten köylüde burayı yol yapmak için istimlak etmeye gitmişti. Fakat yetkileri olmadığından dolayı bölge mahkemesi bu arazinin üzerinde, bu bahçeli evin üzerinde hiç bir işlem yapılmaması gerektiğine dair Bölge mahkemesi kararımda var. Tapu'ya gidiyorum tapu ikiye bölünmüş niye yaptınız? Biz diyor hisse sahiplerinin haklarını ayırdık. Benim hakkım ne olacak? Benim menfaatlerim ne olacak, benim menfaatlerimi hiç düşündünüz mü? Benim zararımı hiç düşündünüz mü diye sorduğumda biz yevmiye hesabıyla yaptırdık, sen bozdurabilirsen bozdur diyorlar. 

“Ben kendi adaletime güveniyorum”

Bölge Mahkemesinden karar var ama kararı hiç dikkate almadılar. Ve aynı şekilde duruyor. 3964 parsel üst tarafı, 3965 parsel alt tarafı neye dayanarak yapıldı?  Hani araziler bölünmeyecekti? Hani vatandaşın hakkı yenmeyecekti? Bunu ne amaçla yapmış, kime hizmet etmiş? Adını söylemek istemiyorum ama isterlerse söylerim. Vali Bey koruduğu kişiyi çok iyi bilmekte. Bu arazimi noksan ölçen kişiyi vicdanen eğer ki bu şekilde bırakabilecekse ben bir şey demiyorum. Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak. Afrika’daki insanlara bile böyle muamele yapılmaz. Nedir bu ya? Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Bu köyün en yerlisiyim. Bu köydeki dokuz haneden birisinin torunuyum. Avrupa ülkeleri Türklerden görgüleri almıştır, insanlıkları, yaşamları, yaklaşımları her şeyi bizlerden öğrenmişlerdir. Şimdi ben kalkıp Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitmeye utanıyorum. Bir vatandaş olarak utanıyorum. Ama mecbur bırakırlarsa oraya da gideceğim. Hakkımı arayacağım. Beni buralara sürüklemeyin, ben kendi adaletime güveniyorum” dedi.

Ayrıca Durmaz sözlerinin sonuna doğru göz yaşlarına hakim olmakta zorlandı.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri