"YENİ BİR NEFES"

 Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi bilgiyi toplumla paylaşmaya devam ediyor. Düzenlediği sempozyumlarla göz dolduran Üniversite bu sefer "Adab-ı Muaşeret" konulu sempozyum düzenledi. Rektör Özcan "Modernk, küresel eperyalist medeniyetin gönülleri daralttığını ifade ederek "Biz tarihin başladığı mekanda yeniden yeni bir nefese ihtiyaç olabileceği düşüncesiyle bu sempozyumu düzenledik" dedi. Konferansa gazetemiz yazarı Ali Erdal'da konuşmacı olarak katıldı.

4 Mayıs 2012 Cuma günü Saat 10:00'da Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörlük Konferans salonunda Rektör Özcan'ın ev sahipliğini yaptığı, konuşmacıların ve davetlilerin katılımıyla sempozyum başladı. Prof. Dr. Azmi Özcan açılış konuşmasında ''İnsanlık tarihinde bütün farklılıklarla ve çeşitlilikle birlikte yaşama sanatını gerçekleştiren milletin kültürü maalesef 20. yüzyılda ihmal edilen, unutulan, unutulduğu ve ihmal edildiği içinde hayatı bize bir keyif, sanat ve zarafet alanı olmaktan çıkartıp çile, işkence ve sıkıntı alanı olarak takdim eden modern, küresel, emperyalist medeniyetin girdabında boğduran dünyada ruhlarımız sıkışıyor, gönüllerimiz daralıyor ve yaşamak artık bizim için anlamını kaybediyor. İşte böyle bir dünyada, biz tarihin başladığı mekanda yeniden yeni bir nefese ihtiyaç olabileceği düşüncesiyle bu sempozyumu düzenlendik.'' dedi.

Sempozyumun, gençlerin ufkunda yeni bir sayfaya, tecrübelilerin hayatlarında da unutulan bir kısım değerlerin hatırlanmasına vesile olmasını dileyen Prof. Dr. Özcan, ''Çünkü bir kez yaşayacağımız hayatı, zarafetle yaşayalım. Bizim kültürümüzde, inancımızda, değerlerimizde ve ahlakımızda, ölçüleri konulan şekilde yaşamaya çalışalım ki yaşadığımız hayattan keyif ve zevk alalım ve yaşadığımız hayata, mekana ve zamana anlam katalım'' diye konuştu.

İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi emekli Prof. Dr. Metin Tuncer de Bilecik'in Türkiye coğrafyasında ve Türk tarihinde ayrıcalığının bulunduğunu ifade ederek, ''Plato üzerinde kurulmuş şehir denilince akla ilk Bilecik geliyor. Bu ayrıcalık tarihe de tesir etmiştir. Her ırkın ve kavmin sevdiği coğrafyalar var. Bazı kavimler dağlık coğrafyayı seviyor ama Türk, platoyu seven bir kavimdir'' dedi.

Alfred Üniversitesi'nden Dr. Fatma Tunç Yaşar ise 1895-1915 yılları arasında yazılan 13 ''Adab-ı Muaşeret'' kitaplarının, batılaşma, değişim ve dönüşüm olgusuyla yüzleşme ve tavır alma olarak okunduğunu anlatarak, 19. yüzyılda adab-ı muaşerete ilginin arttığını bildirdi.

Sempozyumun ilk oturumunda, katılımcılardan Dr. Fatma Tunç Yaşar; ''Osmanlı Modernleşme Sürecinde Adab-ı Muaşeret'', Dr. Fatih Bozkurt; ''Osmanlı Maddi Kültüründe Değişim ve Adab-ı Muaşeret'', Nevin Meriç;''Cumhuriyetin İlk Yıllarında Toplumsal Hayatta Değişim ve Adab-ı Muaşeret'' ve Ali Gözeller; ''Lütfi Simavi'nin Teşrifat ve Adab-ı Muaşeret'' konularını anlattı.

Sempozyumun ikinci oturumu ise öğleden sonra gerçekleşti. Prof. Dr. Sacit Adalı başkanlığında geçen Prof. Dr. Metin Tuncel, Prof. Uğur Derman, Rasım Cinisili, Ali Erdal "Hatıra ve Gözlemlerle Âdâb-ı Muâşeret" başlıklı ikinci oturumda geçmişten günümüze Âdâb-ı Muâşereti yeni nesillerin anlayacağı şekilde edeb-i güzel hatıralarıyla anlattılar.

Sempozyumun ikinci oturumunu pazartesi gazetemizden okuyabilirsiniz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri