Yeryüzünün 3'te 2'sinin suyla kaplı olduğunu anlatan Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Eldemir: "Yeryüzünde suyun çok fazla olduğu ilk etapta karşımıza çıkıyor. Peki bu suyun ne kadarı kullanılabilir? Yeryüzünü kaplayan yüzeysel suların %97,5 tuzlu su, %1,5 buzul, kullanabildiğimiz su miktarı ise %1'dir." dedi.
Sinan Önce
Bilecik Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Gıda Programı tarafından "Su ve Gıda Güvenliği" konusunda panel düzenlendi. Bilecik Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonunda gerçekleşen panele konuşmacı olarak Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Eldemir, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesinden Yard. Doç. Dr. Canan Ece Tamer, Tema Vakfı Danışmanı Ziraat Yüksek Mühendisi Mahir Gürbüz katıldı.
Mühendislik Fakültesinden Doç. Dr. Cengiz Koç'un panel başkanlığı yaptığı program açılışında konuşan Bilecik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Azmi Özcan, dünyanın insan müdahalesinin ardından kirlenmeye başladığını ifade ederek: "Karşımda bu pırıl pırıl genç nesili görünce şunu söylemek aklıma geldi. Bu dünya bize geçmişimizden miras değil, sizlerin gelecek nesillerimizin emaneti. Millet olarak bizim en bariz vasıflarımızdan birisi emanete muhafaza konusunda gösterdiğimiz titizlikti. Şimdilir de tabiatıyla pek çok şeyle beraber oda erozyona tabi tutuldu. Başka alanlardaki gelişmelerle kıyasladığımız zaman galiba benim açımdan bu vurdumduymazlık, sorumsuzluk inanç ve kültür değerlerimiz adına insanlık değerlerimiz adına yapılabilecek belkide en sorumsuz davranışlardan birisi olarak, çünkü denizlerden bile su kullanırken israf etmeyin diyen bir kültürün unsuruyuz. Ama tabloda gördük yeryüzünde bir milyara yakın insan sağlıkla suya erişme imkanından mahrum. Gıda ise apayrı bir konu. Bütün bunların sorumlusu da biziz. Çünkü insanın yeryüzü macerasında üretimle tanıştığı ana kadar dünyaya hiç müdahalesi söz konusu değildi. Dünya bütün safiyetiyle bize bahşedildiği şekilde varlığını koruyordu. Ama ne zaman insan müdahalesi olmuş, işte o zaman ihtiraslarımız dünyayı kirletmeye başlamış. Birbirimizden emanet olan sizlerden bize emanet olan bu dünyanın en önemli kaynakları sorumsuzca tüketilmeye başlanmış. Bilecik Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu bunu birkez daha gündeme getirmek için güzel bir çalışma yaptı." dedi.
Rektör Özcan'ın konuşmasının ardından ilk panelist Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Eldemir, Türkiye'deki su güvenliğini anlattı. Hayatın esas unsurlarının hava, su, güneş ve toprak olduğunu anlatan Eldemir: "Bu 4 unsurun bir arada olmadığı mekanda canlı hayatının mümkün olmadığı hepimizin malumu. Gıda ve su güvenliğine gelince bu 4 unsur, gıda ve su güvenliğinde de olmazsa olmaz unsurlardır. Bunlara bir unusur daha eklemek gerekiyor ki emek unusurudur. Demek ki eğer biz su ve gıda güvenliğini elde edebilmemiz için elimizde bu 5. unusurun bulunması gerekiyor." dedi. Vucudumuzun 3'te 2'sinin sudan oluştuğunu anlatan Eldemir: "İnsan hayatı için suyun ehemmiyeti vucudumuzdan anlaşılır. Vucudumuzdaki suyun yenilenmesi ihtiyacın karşılanması gerekir aksi takdirde hayatımızın devamı mümkün olmaz. İnsan 40 gün açlığa dayanabilir ama susuzluğa dayanma mühleti 10 günle sınırlıdır. Buda insan hayatının suya ne kadar ihtiyacı olduğunu gösterir." dedi.
Yeryüzünün 3'te 2'sinin suyla kaplı olduğunu anlatan Eldemir: "Yeryüzünde suyun çok fazla olduğu ilk etapta karşımıza çıkıyor. Peki bu suyun ne kadarı kullanılabilir? Yeryüzünü kaplayan yüzeysel suların %97,5 tuzlu su, %1,5 buzul, kullanabildiğimiz su miktarı ise %1'dir." dedi.
Eldemir yaklaşık yarım saat süren konuşmasında ülkemizin su potansiyelinide değinerek, ülkemizin su yönünden orta halli bir ülke olduğu söyledi. Müsteşar Yardımcısı Eldemir, konuşmasında son olarak bakanlık tarafından su temini ve güvenlik konusunda çalışmalar yapıldığını söyledi.
Eldemir'in konuşmasının ardından Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesinden Yard. Doç. Dr. Canan Ece Tamer, su ve gıda güvenliği konusunu anlattı. Yard. Doç. Dr. Tamer, suyun fiziksel ve kimyasal özelliklerinden, suların içerisinde bulunan yabancı maddelere kadar bir çok konuda katılımcılara slayt eşliğinde bilgi verdi.
Panelde son olarak Tema Vakfı Danışmanı Ziraat Yüksek Mühendisi Mahir Gürbüz, Tema tarafından hazırlanan su kanunu taslağını anlattı. Ülkemizde madenin, ormanının kanununun olduğunu fakat suyun bir kanununun olmadığına dikkat çeken Gürbüz: "Niçin su kanunu. Çünkü Türkiye su zengini bir ülke değildir. Türkiye su varlığını korumayı başaramamıştır. Sudan ucuz, sudan sebepler türünde yani suyun bir değerinin olmadığını söyleyen atasözü gibi algılanan toplumsal anlayışlar hala egemendir. Oysa yaşamın sürdürülebilirliğinin temeli toprak ve sudur" dedi. Panel konuşmacıların ardından soru ve cevap şeklinde devam etti. Panelin ardından katılımcılar tarafından kampüs bahçesine 21 Mart Dünya Ormancılık günü dolayısıyla fidan dikildi.