Tarihe mâl olmuş vatansever insanları yad etmek bir vicdan borcumuzdur.
Ben tarihçi değilim. Keşke tarihçi olsaydım dediğim anlar çok olmuştur.
Tarihi gün yüzüne çıkaranlara ve yalan söyleyen tarihi deşifre edenlere, tarihi bilgileri doğru aktaracağım diyenlere sonsuz saygı duyarım.
Bu halimle gezer tozar, araştırmaya gayret eder ve araştırma yapmak isteyenlere hasbelkader yardımcı olmaya çalışırım.
Her zaman söylerim. Tarih toplumun dikiz aynası ve hafızasıdır.
Bugün burada Merhum İbrahim Hakkı Konyalı üstadımızdan bahsetmek istiyorum.
Sizlere Derin Tarih Dergisinin yayınladığı kitaptan alıntılar aktaracağım.
“İbrahim Hakkı Konyalı 1896 yılında doğdu. Babası Nalbantzade Mustafa Efendidir. Soyu Mevlâna Celaleddin Rumi’ye dayanır.
Başbakanlık Arşivi, Askeri Müze ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde Uzman olalarak görev yaptı.
Çeşitli gazetelerde ve dergilerde yazı yazdı.
Onlarca yazılı eseri vardır.
Tarih Hazinesi adlı dergiyi çıkardı.
Yok edilmek istenen tarihi belgeler konusunda olağanüstü bir mücadele verdi.
20 Ağustos 1984 tarihinde Akşehir de vefat etti. Kabri İstanbul Karacaahmet Mezarlığındadır.”
Ruhu şad olsun.
Burada “ Yok Edilen Tarihimiz” kitabından bazı başlıklar alıyorum. Merak eden temin eder okur.
• “Tarihi evrakımızı nasıl sattılar
• Koca Sinan’ın ahır yapılan son eseri
• Üsküdar’daki Şemsi Paşa Türbesinin Perişan hali
• Valide Camii’nin hazin manzarası
• Şehzade camii’nin hazin manzrası
• Kütüphanelerimizden çalınan milyonluk eserler.
• Müzelerimiz Amerika yolunda
• Tarih yadigarı şarap deposu haline getirildi.
• Bir kabristanın yerine açık hava gazinosu kurulmuştu
• Caminin abdest muslukları ve demir parmaklıkları sökülüp satılmıştı.
• Eski eserler Batı’ya ve Amerika’ya oluk gibi aktı.
• İçler acısı durum: Nakşibendi Camii “Ahır” haline getirildi
• Tarih düşmanlığı yüzünden Vakıf Gelirleri yağmalandı.
• Sebillerin çoğu içki satanlara kiraya verildi.
• Yüzlerimizi kızartacak korkunç manzaralar.”
Tabi ki bu yazdıkları İbrahim Hakkı Konyalının sağlığında yani 1984’den önce dile getirilen konular.
Bugün Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün ehil ellerde olduğunu biliyoruz. Bahsedilen vakıf eserlerinin durumu ne alemdedir bilmiyorum.
İnanıyorum ki; telafi edilenler ve kurtarılanlar çoktur.
Bu konuda Vakıflar Genel Müdürlüğümüzüm tüm kadrolarına çalışmalarında başarılar diliyorum.
Ve Vakıflar Bursa Bölge Müdürlüğümüzden Bilecik’teki Osmanlının ilk eserlerinden olan Orhan Gazi Kervansarayı – İmarethanesine de el atılacağı günü sabırsızlıkla bekliyoruz.
Selam ve saygılar sunarım.
21 Mayıs 2026