Birine haksız yere hakaret edeni Allah, küçük düşürür:
1-Söylediklerinde tezat olur;
2-Görünmek istediği seviyede olmadığı ortaya çıkar.
3-Hakareti bir şekilde kendisine döner.
Bunun bir örneğini hep birlikte gördük. Mehmet Emin Korkmaz isimli biri, Mihalgazi belediye başkanına sosyal medyadan, kıyafetini diline dolayarak hakaret ediyor. Ona belediye başkanlığı yakışmıyormuş. “Katır mühürdar oldu” diye tasvir ediyor. Neden yakışmıyormuş; şalvar giyiyormuş da ondan: “Siyasal İslâmcı şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek midir, yoksa ahırında inek sağmak mıdır?” diye soruyor. Ahırda demiyor “ahırında” diyor. Belediye sarayına değil, “ahırına” girsin. Sorduğu sorunun “yanıtını” da veriyor. Neden ahıra değil de belediye binasına girmiş? “Mekânı şaşırmış olacak gariban”… Hor gördüğü “garibanın” Zeynep Güneş Akgün hanımefendinin tahsili ne? Cumhuriyet gazetesinden aldığım bilgiyi aktarayım da asıl şaşkın (yazının sonunda) anlaşılsın: “1976 yılında Eskişehir’de doğdu. Ortaokul ve lise eğitimini Sarıcakaya İmam Hatip Lisesi’nde tamamladı. Ardından Sakarya Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olarak lisans eğitimini işletme alanında tamamladı.” Hanımefendi, yeni mi seçildi ki? Bay Korkmaz’ın “katır” dediği “mühürdar” 3 dönemdir belediye başkanlığı “mührünü” taşıyor. Son seçimde % 52,58 oy almış. Bay Şaşkın, şalvarın bir belediye başkanına uygun düşmediğini (!) ancak 3. dönemde anlayabilmiş. “Mührü” veren kim? Seçmen… Atatürk Üniversitesi mezunu, Türkolog ve Dil Bilimci unvanlarına sahip Korkmaz; başkanın şahsında, Mihalgazililer’e de hakaret ettiğinin farkında değil. Yoksa asıl maksadı bu mu?
54 kelimelik yazısında, 3 dönem seçilmiş biri hakkında pek çok aşağılama ve küçümseme ifadesi kullandığı halde, onun icraatına ve konuşmalarına ait menfi bir örnek bile söyleyememiş.
Bay “DİL BİLİMCİ”, yazısının sonunda halini ifşa ettiğinin, annesini ölçü olarak alt sıralara düşürdüğünün farkında değil. Ama “TÜRKOLOG” Korkmaz, şalvarın ve şalvar giyenin şahsında Türk kültürüne, insanına ve inancına bilhassa ve “taammüden” saldırıyor. Çattığı kişinin tahsilini öğrenmeyi bile akıl edememiş “şaşkın”: “Vallahi, benim annem bundan İYİ yönetir, en azından kılığı kılık, tahsili var!”
Atasözünün dediği gibi, “kişinin kendine verdiği zararı cümle âlem birleşse veremez; “DİL UZMANI”nın seviyesini, dünya âlem bir araya gelseydi bu kadar net gösteremezdi.
Kanalımı takibe alarak destek olur musunuz: goo.su/AliErdal