Yeniden Refah Partisi Bilecik İl Başkanı Cafer Arslanboğa, son dönemde artan okul şiddeti olaylarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çocukların korunmasının yalnızca tek bir kurumun değil; devletin, yerel yönetimlerin, eğitim sisteminin ve ailelerin ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Arslanboğa, mevcut tabloya dikkat çekti.
Açıklamasında hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenler için başsağlığı dileyen Arslanboğa, kamuoyuna yansıyan şiddet olaylarının toplum vicdanını derinden yaraladığını ifade etti. Çocukların suça, korkuya ve şiddete daha fazla maruz kaldığı bir ortamın aileler için ciddi kaygı oluşturduğunu belirtti.
Arslanboğa, çocuklar arasında şiddet eğiliminin arttığına dikkat çektiğini açıklamasında şu ifadelere değindi;
"Çocuklarımızın korunması; devletin, yerel yönetimlerin, eğitim sisteminin ve ailenin ortak sorumluluğudur.
Öncelikle hayatını kaybeden yavrularımıza ve öğretmenimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. Son günlerde kamuoyuna yansıyan okul şiddeti vakaları ve çocuklarda şiddet eğilimindeki artışa ilişkin değerlendirmeler, toplum vicdanını derinden yaralamıştır.
Çocuklarımızın suça, korkuya ve şiddete daha fazla temas ettiği bir tablo; ailelerimiz için kaygı, milletimiz için ise ağır bir sorumluluk alanı doğurmaktadır.
Aile yapısının zayıflaması, çocuk ruh sağlığını öncelemeyen anlayış, okullarda güvenli ve destekleyici iklimin yeterince kurulamaması ve sosyal çözülmeye karşı etkili politikaların geliştirilememesi, bu tablonun büyümesine neden olmaktadır."
“Yönetim Zaafı ve İhmal Var”
Yaşanan gelişmelerin ciddi bir yönetim zaafına işaret ettiğini dile getiren Arslanboğa, açıklamasını şu ifadeler ile sonlandırdı;
"Bu noktada ortaya çıkan durum, açık bir yönetim zaafına, ihmale ve önleyici sosyal politikalardaki yetersizliğe işaret etmektedir. Çocukları sadece sınav başarısına göre değerlendiren, onları dijital kuşatma, yalnızlaşma ve şiddet dili karşısında koruyamayan bir sistemle sağlıklı bir nesil yetiştirilemez.
Çocuklarımızın her türlü şiddetten, kötü muameleden ve sosyal savrulmadan korunması; devletin, yerel yönetimlerin, eğitim sisteminin ve ailenin ortak sorumluluğudur. Bu sorumluluk günü kurtaran açıklamalarla değil, ahlaklı, planlı ve insanı merkeze alan bir yönetim anlayışıyla yerine getirilebilir."