ZAMANA MEYDAN OKUYAN OSMANLI EVLERİ

UMUT ÖZDEMİR

Osmaneli tarihte 1308 yılında Osmangazi tarafından Osmanlı topraklarına katılmış, 1805 yılında Ertuğrul Livası kurulmuş, 1913 yılında Osmaneli adını alarak, 1926’da Bilecik iline bağlı bir ilçe olmuştur. Birçok medeniyete, uygarlığa ev sahipliği yapmış olan Osmaneli, tarih boyunca birçok etnik toplulukla kardeşçe yaşamıştır.Osmaneli tarihe tanıklık Osmaneli evleri ile önemli bir turizm merkezidir.Bu hafta siz değerli okuyucularıma Osmaneli’nin sivil mimari örnekleri olan Osmaneli evleri hakkında bilgiler paylaşacağım.

Osmaneli sivil mimari örneklerikonutlardan oluşmuştur. Yörenin tarih boyunca önemligeçim kaynaklarından biri olan ipekböcekçiliği bölgede bulunan yapıların planlanmasındaönemli bir unsur olmuştur.Osmanlı ve Rum döneminden izler taşıyan tarihi zengin dokusu ile günümüze sadece yaklaşık 150 tarihi ev ulaşmıştır. Osmaneli evleri genellikle iki yada üç katlıdır. Bu yapıların zemin katları yığma taşyadakerpiç, üst katları ise kerpiç dolgulu hımıştır. Bazı yapılarda tüm katların hımışyapım tekniğiyle inşa edilmişolduğu görülebilir.

Osmaneli evlerinin döşemeleri ahşap kirişlidir. Bazı evlerde döşemeler çift tabanlı olacakşekilde yapılmıştır. Döşeme kirişlerine ek olarak yapıya etkiyen yatay yükleri karşılamak için çapraz kirişleme uygulamalarına rastlanmaktadır. Yapıların yatak odalarında tavan kaplamaları kullanılmış; sofa, böceklik kısımlarında ise tavanlar çıplak bırakılmıştır.

Yapıların en üst katı olan böceklik bölümünde de çatı elemanları tamamen açıkta bulunmaktadır.

19 yy.’da yaşanan büyük yangın ile konutların büyük bir kısmı oturulamaz hale gelmiştir. Kasabadaki yaklaşık 1200 evden 1000’i yanmış ve büyük maddi ve manevi zarar meydana gelmiş. Yaşanan büyük yangından sonra, Vali Ahmet Münif Paşa tarafından kentin yeniden planlanmasını bir Macar mühendise vermiştir. Tanzimat’ın batılılaşma hareketine uygun olarak modern planlama anlayışı ile Osmaneli’nin yangın geçiren dokuları 1876 yılında yeniden düzenlenmiştir. Böylece Camii Kebir ve Camii Cedid mahalleleri, günümüzde görüldüğü gibi yeni bir yerleşim düzenine kavuşturulmuştur. Böylece Osmaneli, 19 yüzyılın sonlarına doğru büyük bir gelişme yaşamış ve canlı bir yerleşim merkezi haline gelmiştir.

Osmaneli’nin geleneksel yapım teknikleriyle inşa edilmişkonutlarında kullanılan malzemeler, Ahşap, Kerpiç ve yöreye özgü Lefke taşıdır.

Ahşap

Türk evinin başlıca taşıyıcı malzemesi olan ahşap, Türk evi coğrafi sınırlarını da tanımlar. Buev tipi ahşabın bolca bulunduğu yerlerde gelişmiştir. Osmaneli Marmara Bölgesi’nin Güney doğusunda kalır. Bulunduğu coğrafya sebebiyle bölgede yoğun olarak zengin sayılabilecek Anadolumeşesi yetişmektedir. 

Kerpiç

Kerpiç balçık kıvamında olan çamurun saman çöpleri ile karıştırılarak tuğla şeklinde kalıplarda kurutulması ile elde edilir.

Lefke taşı

Lefke taşı, Osmaneli’nde çıkan, işlenebilir, sarı ve açık yeşil renklerde olan bir kumtaşıdır.Kumtaşları, çimentosu ve taneleri silisli olan taşlardır. Bu taşlar çok sert ve dayanıklı olurlar. Lefke taşının Osmaneli’ndeki yapılar dışında, Haydarpaşa tren garında da kullanıldığı bilinmektedir.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.