Doç. Dr. Topaktaş uyardı: 50 yaşından sonra azami dikkat!
Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Ramazan Topaktaş, prostat kanserine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Ramazan Topaktaş, prostat kanserine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Prostat kanserinin ülkemizde akciğer kanserinden sonra en yaygın görülen ikinci kanser türü olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Topaktaş, rutin kontrollerin önemine dikkat çekti. Ayrıca 50 yaşından sonraki kontrol ve tetkiklerin prostat kanserinin önlenmesinde kritik rol oynadığına vurgu yapan Topaktaş, “Prostat kanserini önlemenin kesin bir yolu yoktur fakat riski azaltmak için dengeli beslenmek, kilo vermek, sağlıklı bir hayat yaşamak, düzenli bir egzersiz bütün kanserlerde olduğu gibi prostat kanserinde de önem arz etmektedir” ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Ramazan Topaktaş, prostat kanserine ilişkin yaptığı bilgilendirmede şunları kaydetti:
“Prostat kanseri, tüm dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de sıklıkla toplumda görülen bir kanser türüdür. Tüm dünyada ikinci sıklıkta görüldüğü gibi ülkemizde de benzer şekilde akciğer kanserinden sonra ikinci sıklıkta görülen kanser türüdür.
Prostat kanseri tüm dünyada yılda 1,5 milyon erkeği etkilemekte, ülkemizde de yaklaşık 19.000 erkeği etkilemektedir. Bu erkeklerden de 3.300 kişisi prostat kanserinden maalesef hayatını kaybetmektedir.
Prostat kanseri, prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşmaktadır. Prostat kanseri çoğunlukla erken evrede belirti veya bulgu vermemektedir. Bütün kanserlerde olduğu gibi prostat kanserinde de erken tanı ve tedavi hayati önem taşımaktadır.
Prostat kanseri risk faktörlerini söylemek gerekirse, en önemli risk faktörü ileri yaş, özellikle 60 yaş üzeri, genetik faktörler, aile öyküsü, birinci derece yakınında özellikle erkek soyunda; baba, ağabey, kardeş, amca gibi birinci derece akrabalarında prostat kanserinin bulunması büyük bir risk faktörüdür.
Prostat kanseri genellikle erken evrelerde belirti vermemektedir. Prostat kanseri belirti veriyorsa bu hastalığın ilerlemiş olduğunu gösterir. Genellikle hastalarda gördüğümüz belirtiler sıklıkla sık sık idrara çıkma, özellikle gece idrara çıkma, kesik kesik işeme, meniden kan gelmesi, sertleşme sorunları... Hatta daha ilerlemiş hastalarda, daha ilerlemiş vakalarda ise kemiklere metastaz yapması durumunda, kemiklere ilerlemesi durumunda kemik ağrıları, özellikle vertebra, omurga kemiğine tutması nedeniyle omurga ağrılarının görülmesi ileri evre prostat kanserinde gördüğümüz en önemli belirtilerdir.
Prostat kanseri erken tanındığında kolaylıkla tedavi edilebilen bir kanser türüdür. Prostat kanseri tedavisinde hastalığın evresine göre tedavi etmekteyiz. Erken evrelerde prostat kanseri tedavisinde cerrahi, radyoterapi en önemli tedavi seçenekleridir. İlerlememiş prostat kanserlerinde, metastaz yapmış prostat kanserlerinde cerrahi şansı artık bu hastalarda olmamaktadır. Hormon tedavisi ve daha ileri akıllı ilaç tedavileriyle tedavi edilebilmektedir.
Prostat kanserini önlemenin kesin bir yolu yoktur fakat riski azaltmak için dengeli beslenmek, kilo vermek, sağlıklı bir hayat yaşamak, düzenli bir egzersiz bütün kanserlerde olduğu gibi prostat kanserinde de önem arz etmektedir.
Rutin sağlık kontrollerimizi aksatmamak, 50 yaşından sonra prostat kanseri konusunda bilinçli olup üroloji hekimimize başvurmak prostat kanserini önlemenin en önemli yolu olacaktır. Herkese sağlıklı günler dilerim."

Bu haber toplam 96 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.