"Fon krizi iddiaları çok ciddidir"
Yeniden Refah Partisi Bilecik İl Başkanı Cafer Arslanboğa, fon krizine ilişkin yaptığı açıklamada,"Fon krizi iddiaları çok ciddidir. Denetim zafiyeti, spekülasyon ve mağduriyet tüm yönleriyle araştırılmalıdır" dedi.
Yeniden Refah Partisi Bilecik İl Başkanı Cafer Arslanboğa, fon krizine ilişkin yaptığı açıklamada,"Fon krizi iddiaları çok ciddidir. Denetim zafiyeti, spekülasyon ve mağduriyet tüm yönleriyle araştırılmalıdır" dedi.
Cafer Arslanboğa, konuya ilişkin açıklamasında, şunları kaydetti:
"Kamuoyuna yansıyan fon krizi iddiaları; sadece finans piyasalarındaki dalgalanma olarak değerlendirilemeyecek kadar ağır sonuçlar doğurmuştur. İddialara göre çok sayıda yatırımcı, gerçek değeri tartışmalı bazı fon ve şirketlerin spekülatif biçimde parlatılması sonucu ciddi zararlara uğramış, sadece doğrudan yatırım yapanlar değil, borsadaki genel değer kayıpları nedeniyle daha geniş bir kesim de etkilenmiştir. Zararın boyutuna ilişkin farklı rakamlar telaffuz edilmekte olsa da, ortada küçümsenmeyecek ölçekte bir güven kaybı ve mağduriyet olduğu açıktır.
Bu mesele, sadece birkaç yanlış yatırım kararından ibaret değildir. Eğer bir piyasada içeriği zayıf, geçmişi sınırlı veya gerçek ekonomik karşılığı tartışmalı yapıların kısa süre içinde olağan dışı biçimde şişirilmesi mümkün oluyorsa, burada hem piyasa denetimi hem kamusal gözetim hem de yatırımcıyı koruma mekanizmaları sorgulanmak zorundadır. Özellikle uzun yıllardır üretim yapan köklü firmalarla kıyaslandığında hayatın olağan akışına aykırı değerlemeler oluşmuşsa, bu durumun nasıl gerçekleştiği bütün yönleriyle incelenmelidir.
Kamuoyunda, geçmiş dönemde yapılan çeşitli uyarıların dikkate alınıp alınmadığına dair ciddi sorular da bulunmaktadır. Yetkililerin, uluslararası değerlendirme kuruluşlarının veya piyasa uzmanlarının spekülatif hareketlere yönelik dikkat çekici uyarıları olmuşsa, bunların neden zamanında karşılık bulmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Devletin görevi, risk büyüdükten sonra seyretmek değil; risk oluşurken önleyici tedbir almaktır.
Yeniden Refah Partisi olarak biz, bu olayın bütün boyutlarıyla şeffaf şekilde soruşturulmasını gerekli görüyoruz. Eğer ortada manipülasyon, yanıltıcı yönlendirme, görev ihmali veya kamusal denetim zafiyeti varsa; bundan sorumlu olan herkes hukuk önünde hesap vermelidir. Hiç kimse küçük yatırımcının alın teriyle biriktirdiği birikimi üzerinden haksız kazanç sağlayamaz; hiç kimse de görevini yapmayarak böyle bir tabloya zemin hazırlayamaz.
Bizim çözüm önerimiz nettir. Öncelikle, yatırım fonları, halka arzlar ve spekülatif fiyat hareketleri üzerinde gerçek zamanlı ve bağımsız denetim mekanizmaları kurulmalıdır. Piyasada yapay fiyat oluşumu, organize yönlendirme ve olağan dışı değerleme hareketleri erken aşamada tespit edilip derhal müdahale edilmelidir.
İkinci olarak, fonların portföy yapısı, risk düzeyi, varlık karşılığı, değerleme yöntemi ve yatırımcıya sunulan bilgi seti çok daha şeffaf hale getirilmelidir. Vatandaş hangi fona, hangi riskle ve hangi dayanakla yatırım yaptığını açık biçimde görebilmelidir. Belirsizlik ve parlatılmış beklenti üzerinden yatırımcı çekme dönemi sona ermelidir.
Üçüncü olarak, küçük yatırımcıyı koruyacak caydırıcı hukuki düzenlemeler güçlendirilmelidir. Yanıltıcı tanıtım, manipülatif yönlendirme, içeriden bilgiye dayalı işlem, organize fiyat şişirmesi ve görev ihmali gibi alanlarda çok daha ağır yaptırımlar uygulanmalıdır. Piyasaya güven ancak güçlü cezai ve idari sorumlulukla sağlanabilir.
Dördüncü olarak, mağdur yatırımcıların zararlarının tespiti için hızlı ve şeffaf bir inceleme süreci işletilmelidir. Kim ne kadar zarar gördü, hangi mekanizmalar çalışmadı, hangi denetim basamaklarında boşluk oluştu, bunların hepsi açıkça ortaya konmalıdır. Üstü örtülen değil, aydınlatılan bir süreç yürütülmelidir.
Beşinci olarak, Türkiye’de tasarrufların spekülasyona değil üretime yönelmesini sağlayacak yeni bir ekonomik zemin kurulmalıdır. Reel karşılığı zayıf şişkin piyasa hareketleri yerine; sanayiye, teknolojiye, tarıma, ihracata ve istihdama dayalı yatırım modelleri teşvik edilmelidir. Milli Görüş’ün üretim odaklı, ahlaklı ve adil ekonomi anlayışı tam da bu noktada hayati önem taşımaktadır.
Biz diyoruz ki; bir ülkede kolay yoldan zenginleşme hevesi sistem tarafından beslenir, denetim görevini yapanlar zamanında harekete geçmez ve vatandaş yeterince korunmazsa, ortaya sadece finansal zarar değil, aynı zamanda büyük bir toplumsal güven bunalımı çıkar. Güven kaybolursa piyasa ayakta kalamaz.
Yeniden Refah Partisi olarak biz, milletin birikimini koruyan, spekülasyonu değil üretimi önceleyen, şeffaflığı esas alan ve denetimi tavizsiz uygulayan bir ekonomik düzeni savunuyoruz. Bu iddialar mutlaka aydınlatılmalı; varsa sorumlular ortaya çıkarılmalı; mağduriyetler giderilmeli ve benzer krizlerin tekrar yaşanmaması için köklü tedbirler gecikmeden alınmalıdır."
Bu haber toplam 10 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.