Mesut Kaplan’dan çağrı: “Raflarda Bilecik’e yer açın”

Mesut Kaplan’dan çağrı: “Raflarda Bilecik’e yer açın”

Bilecik’in yöresel ürünlerine coğrafi işaret kazandırılmasında önemli rol üstlenen Mesut Kaplan, Bilecik’in yöresel ürünlerinin zincir marketlerin raflarında yer almasına ilişkin çağrıda bulundu.

Bilecik’in yöresel ürünlerine coğrafi işaret kazandırılmasında önemli rol üstlenen Mesut Kaplan, Bilecik’in yöresel ürünlerinin zincir marketlerin raflarında yer almasına ilişkin çağrıda bulundu. Zincir marketlerde yerel ürünler için yer ayrılmasının yasal bir sorumluluk olduğunu ifade eden Mesut Kaplan, “Raflarda Bilecik’e yer açın” ifadesini kullandı.

Mesut Kaplan, yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:

“Bilecik’te zincir market sayısı her geçen gün artıyor. İnsanların alışveriş alışkanlığı değişiyor; zincir marketler her yörede ciddi bir gelir elde ediyor. Peki bu gelirin karşısında yerel üretim ne alıyor? Raflarda Bilecik’in ürünü ne kadar görünüyor?

Bu sorunun cevabı, hem yasal bir yükümlülükte hem de ticari bir fırsatta saklı.

6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 12. maddesinin üçüncü fıkrası açıktır: Hızlı tüketim malları satan büyük mağaza ve zincir mağazalar ile bayi işletme ve özel yetkili işletmeler, satış alanlarının en az yüzde birine tekabül eden raf alanını, mağazanın bulunduğu ilde üretilen ve coğrafi işaretli olarak tescillenen veya tescilli olmasa bile ticaret il müdürlüklerince belirlenen yöresel ürünlere ayırmak zorundadır. Yöresel ürünlerle doldurulamayan alanlar diğer ürünlere kullanılabilir; ancak bu, yükümlülüğün ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Yani mesele “Ürün yoksa raf da yok” meselesi değildir. Mesele, talebin marketlerden gelmesi meselesidir.

Bilecik gibi üretim altyapısı henüz gelişme aşamasında olan illerde, marketlerin bu konuda inisiyatif alması hayati önem taşır. Çünkü yöresel ürünün rafa girmesi yalnızca üreticiye değil, markete de kazandırır. Ürün aynı yöreden temin edileceği için lojistik planlama kolaylaşır, tedarik süresi kısalır, fiyat avantajı doğar, raf sürekliliği güçlenir. Kısacası yerel ürün, market için bir “sosyal sorumluluk” olduğu kadar akıllı bir ticari tercihtir.

Marketlerin raflarının yalnızca yüzde 1’ini Bilecik’in yöresel ürünleriyle doldurması bile yerel ekonomiye doğrudan katkı sağlar; ticareti hızlandırır; yerli üreticiyi görünür kılar. Ama burada durmamalıyız. Yasal asgari oran olan yüzde 1, bir başlangıç olmalı; hedef kademeli olarak yüzde 5’e çıkmalıdır. Bu bir yasal üst sınır değil, bir irade ve vizyon hedefidir.

Marketlerden beklentimiz açıktır:

• Raflarının en az %1’ini yöresel ürünlere ayırsınlar.

• Bu alanı görünür kılsınlar; ürünü saklamasınlar.

• Yöresel ürün tedariki için üreticiye kendileri ulaşsınlar.

• Yerel işletmelerle sözleşmeli üretim modelleri geliştirsinler.

• Stratejik ürünlerde yerel tedariki önceleyerek dışa bağımlılığı azaltsınlar.

• Ve yüzde 1’i bir başlangıç kabul edip yüzde 5’e doğru adım atsınlar.

Bu çağrı yalnızca marketlere değil; ticaret odalarına, esnaf odalarına, üretici birliklerine, kooperatiflere ve yerel yönetimlere de yöneliktir. Üretici üretmeli, kurumlar yol göstermeli, marketler raf açmalıdır. Çünkü Bilecik’in kalkınması, Bilecik’in ürününün görünür olmasıyla başlar.

Raflarda Bilecik’e yer açmak, Bilecik’in geleceğine yer açmaktır.

Bu bir rica değil; yasal bir yükümlülük, aynı zamanda ticari bir akıldır.”

888089849-2960245284328697-7433954980159307709-n.jpg

888307598-2960245287662030-7073871913210767320-n.jpg

Bu haber toplam 464 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum