Münür Şahin: Dünya’nın çivisi çıktı
YMM Münür Şahin yazdı..
Dünyanın çivisi çıktı. Güçlü emperyalist ülkeler, gelişmekte olan ülkelere ve özellikle de İslam ülkelerine acımasızca müdahale ediyorlar. Kendileri sürekli topraklarını büyütürken, diğer ülkeleri parçalama ve onları küçük ülkelere bölme hedeflerini sürdürüyorlar.
Rusya, Ukrayna topraklarını işgal etti. ABD, Venezuela’yı işgal etti ve 51. eyaleti yapıyor. Grönland’ı ülkesine katmak istiyor, Hürmüz Boğazı’na çöküyor. Çin, Tayvan’ı kendi toprağı ilan etti. İsrail ise Filistin, Mısır, Lübnan ve Suriye’de işgallerle topraklarını sürekli büyütüyor.
ABD, İsrail ve bazı AB ülkeleri İran’ı küçük ülkelere bölmeye çalışıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nu 110 yıl önce parçalayan yine aynı emperyalist devletlerdi. Kürdistan terör devletini kurarak Türkiye, Irak, İran ve Suriye’yi parçalamak, vadedilmiş topraklar hedeflerine ulaşmak hayallerinden vazgeçmiyorlar.
Emperyalist devletler, topraklarını işgallerle sürekli büyütürken; kendilerine tehdit olabilecek ülkeleri “böl, parçala, yönet” anlayışı ile güçsüzleştirmeyi ve küçültmeyi sürdürüyorlar.
İran ve bölgemizdeki savaştan fayda sağlayanlar da bu emperyalist ülkeler. Rusya petrol ihracatçısı ve savaş nedeniyle artan petrol fiyatları onlara avantaj sağlıyor. ABD, Venezuela’yı işgal ettikten sonra petrollerine çöktü ve en büyük petrol ihracatçısı olarak gelirlerini artırıyor. Çin, İran’ın ambargo ve savaşlar nedeniyle başka ülkelere petrol satamamasından dolayı daha düşük fiyatla petrol alıyor. İsrail ve bu ülke kökenli Yahudiler, dünya ticaretine hâkim istikrarsızlıktan daha fazla kazanıyorlar. Sonuçta savaşlar emperyalist ülkelere yarıyor.
Türkiye gibi enerji ithal eden ülkelerin ekonomileri, bölgesel savaşlardan çok daha fazla etkileniyor. İslam ülkelerinin çoğu ABD’ye tabi olmuş; yönetimleri, iktidarlarını korumak için ABD ne isterse veriyor. ABD hem onların varlıklarına çöküyor hem de diğer taraftan silah satmaya devam ediyor.
Sessizce sürekli savunma sanayisini ve TSK’yı güçlendiren Türkiye; Türk ve İslam âleminin, ezilen dünya halklarının haklarını korumak için direniyor, güçleniyor. Artık Türkiye, caydırıcı güç olmaktan öte; belirleyici, dikkate alınacak bir güç olarak bölgemize ve dünyaya kendini kabul ettiriyor.
Mutlaka, 20 yılı aşkın süredir Türkiye’yi yöneten iktidarı ve onun liderini eleştireceğimiz konular var. Emeklilerin ve emekçilerin ücretlerinde, gelirlerinde yetersizlik; tarımda pazarlama sorunları; üreticiden çok aracının para kazandığı ortam; gelir dağılımında adaletsizlik vb. birçok çözüm bekleyen sorunumuz var.
Bunların çözümü için mutlaka devlet aklı çalışıyor. İnşallah da sorunlar daha aza indirilir. Ama savunma sanayisinde geldiğimiz nokta her şeyden değerli. Türkiye artık bağımsız politikalar uygulayabiliyor. Bölgemizde ve dünyada, savunma sanayimizdeki büyük yükselişimiz ve güçlü TSK’miz ile caydırıcı büyük güç olduk.
Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Tam Bağımsız Türkiye” hedefine ve asla vazgeçmediği “Misak-ı Milli sınırlarımız” hedeflerine hızla ilerliyoruz. Türkiye Yüzyılı’nda Türk ve İslam dünyasının birlik ve beraberlik içinde büyük güç olma hedefimize de mutlaka ulaşacağız.
Bu haber toplam 5 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.