İddialar Ağır!

CHP İl Örgütü tarafından düzenlenen basın toplantısında deprem felaketi üzerinden hükümete yönelik ağır iddialarda bulunuldu.

CHP İl Örgütü tarafından deprem bölgesine gerçekleştirilen yardımlarla ilgili bilgilendirme toplantısı düzenlendi. 

CHP İl Başkanlığı binasında gerçekleşen basın toplantısına, İl Başkanı Metin Yaşar, Milletvekili Yaşar Tüzün, Bilecik Belediye Başkan V. Melek Mızrak Subaşı, Bozüyük Belediye Başkanı M. Talat Bakkalcıoğlu ile partililer katıldı. 

Deprem felaketinde hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunulması ile başlayan toplantının açılış konuşmasını İl Başkanı Metin Yaşar yaptı. İl Başkanı Metin Yaşar, 1999 yılında yaşanan Sakarya depreminin üzerinden geçen 23 yılda hiçbir önlem alınmadığını iddia ederek AK Parti iktidarına yüklendi. 

METİN YAŞAR’DAN ELEŞTİRİ

Kızılay ve AFAD gibi kuruluşların depremden günler sonra bölgeye gittiklerini öne süren Metin Yaşar, Kızılay’ın afet bölgesinde çadır sattığını söyledi. Metin Yaşar, “AK Parti iktidara geldiğinde ‘Biz bu ülkeyi bir şirket gibi yöneteceğiz’ demişti. Bugün şirket gibi yönetilme anlayışının Kızılay’da, AFAD'da nasıl yer aldığını hepimiz gördük. Kızılay inanır mısınız afet bölgesinde para ile çadır satıyor ve bunu belgelemiş. AFAD'a para ile çadır satıyor. Çadırların tanesi 140.000 TL'den satılmış. Eczacılar Odası 800 küsur bin TL Kızılay'a para vererek oradaki Sahra Hastanesini ya da ilaç deposunu kurabilmişler. Bilecik'te kongre merkezinde insanların akın akın neler getirdiğini karınca gibi nasıl katkıda bulunabileceğini bizzat yaşayan birisi olarak çok duygulandım hala da duygulanıyorum. Bilecik halkının bu süreçte göstermiş olduğu büyük fedakarlıktan dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum." dedi.

ÇALIŞMALARINI ANLATTILAR

İl Başkanı Metin Yaşar’ın konuşmasının ardından Bozüyük Belediye Başkanı M. Talat Bakkalcıoğlu deprem bölgesine yönelik yaptıkları yardımları anlattı. Daha sonra Bilecik Belediye Başkan V. Melek Mızrak Subaşı yardımlarla ilgili geniş çaplı bir bilgilendirme yaptı. 

‘YAPILMAYANLARI DA KONUŞMAK BİZİM GÖREVİMİZ’

Son olarak Milletvekili Yaşar Tüzün ise hem Bilecik’ten hem de ülke genelinden CHP’li belediyelerin yaptıkları yardımlara değindi. Yapılanları konuşmanın yanı sıra eksik kalan ve yapılmayanları da konuşmak gerektiğini ifade eden Milletvekili Tüzün, 99 depreminde sağlanan koordinasyonun Kahramanmaraş depremlerinde sağlanamadığını iddia etti. Son olarak açıklanan 45 bin vefat sayısının çok daha fazla olduğunu öne süren Tüzün, konuşmasının devamında yine çok tartışılacak iddiaları gündeme taşıdı. Arama kurtarma ekibi ve ekipman anlamında ciddi eksikliklerin yaşandığını ve binlerce vatandaşın bu sebeplerden hayatını kaybettiklerini söyleyen Tüzün, CHP’li belediyelerin yardım tırlarının AFAD tarafından engellendiğini ifade etti. 

Tüzün, açıklamasının devamında, şunları kaydetti:

“Sevgili hemşerilerim, evet siyaset yapma günü değil, gerçekten değil ama siyasetin dışında milletin vekili olarak ben milletimi bilgilendirmek, yaşananları anlatmak zorundayım. Bu depremde ölenlere Allah'tan rahmet diliyorum, yaralılara acil şifalar diliyorum. 

“PEKİ BUNLARI KİM YÖNETİYOR?”

Biz ülke olarak bu yaraları sarmanın Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezimiz başta olmak üzere belediyelerimiz ile bu yaraları sarma girişiminde bulunurken maalesef devletin bazı organları bizim bu yaraları sarmamıza müdahale etmiştir. Araçlarımız illerin girişinde durdurulmuştur. AFAD biz dağıtacağız deyip tırlar, kamyonlar kentlerin girişinde günlerce saatlerce beklemiş, bir taraftan da insanlarımız aç açlık ve sefalet içerisinde beklemekteydi, maalesef bunlarla karşılaştık. Bu depremde birincisi arama kurtarma eksikliği vardı. İkincisi alet ve ekipman eksikliği vardı. Ve bu gecikmede binlerce insanımız maalesef enkazın altında kaldı. Müdahale edilemediği için çok sayıda vatandaşımız öldü. Bugünkü resmi kayıtlara bakacak olursak 45.000 civarında söyleniyor. Oysa gerçek rakamların çok çok daha yüksek olduğunu hepimiz biliyoruz. Türkiye'de yardım için kurulmuş ancak yardıma ihtiyacı olan kurumlardan birisi AFAD diğeri ise Kızılay. Yardım etmesi gerekirken şuanda yardıma muhtaç düşmüş iki tane kuruluş var. Peki bunları kim yönetiyor? 2022 yılının kasım ayında bir ihale yapmış, bu ihaleye Kızılay'da katılmış fakat AFAD genel Müdürlüğü almış olduğu karar gereğince yandaş bir şirkete bu ihaleyi vermiş. Bu ihaleyi alan şirket depremin olduğu güne kadar bir tek çadır teslim etmemiş. Deprem gününden bu güne kadar da çadır teslim etti mi etmedi mi meçhuldür.

“KIZILAY İŞİ TİCARİ OLARAK DÜŞÜNÜYOR”

3 yıl süreyle kızılay'dan  AFAD'a bir tek çadır üretimi yapılmamış, orada iki tane tesis boş duruyor, çalışanların maaşları veriliyor ama maalesef Kızılay Çadır Üretim Tesisi AFAD'a bir tek çadır satmıyor. Türkiye'de böyle bir gerçeği de sizlerle paylaşmak durumundayız. Depremden sonra şirket anlayışı bir vatandaşı müşteri görme anlayışı yüzünden AFAD bu çadırlara el koyması gerekirken, Kızılay yine işi ticari olarak düşünüyor ve elindeki çadırları başta AHBAP ve diğer kuruluşlara satabiliyor arkadaşlar. Türkiye'deki çürümüşlüğün, Türkiye'deki kokuşmuşluğun ne hale geldiğinin en somut örneğini görmüş oluyoruz. 

“MAALESEF PARTİ DEVLETİ HALİNE GELDİK”

Evet maalesef parti devleti haline geldik ve bu zihniyeti değiştirmek durumundayız. Keyfi bir yönetim söz konusu ve bu keyfi yönetimi ancak yine tüm 85 milyonun seferberlik anlayışıyla bu sorumluluğun altından kalkabileceğimizi düşünüyorum. Bunun için CHP'li belediyeler çok sayıda telefon aldığım için onurla söyleyebilirim. İyi ki Ankara ve İstanbul'u CHP aldı ki; bizim ilk günden itibaren yardımlar elimize ulaşmaya başladı diye çok sayıda vatandaşımız aradı.” ifadelerini kullandı. 

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (14)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Siyaset Haberleri