“Tescil var ama denetim ve uygulama yok!”

“Tescil var ama denetim ve uygulama yok!”

Bilecik’te, birçok ürünün coğrafi işaret tescilinde önemli rol oynayan Mesut Kaplan, Osmaneli karpuzunun coğrafi işaret sahibi olmasına rağmen denetim ve uygulamada yetersiz kalındığını ifade etti.

Bilecik’te, birçok ürünün coğrafi işaret tescilinde önemli rol oynayan Mesut Kaplan, Osmaneli karpuzunun coğrafi işaret sahibi olmasına rağmen denetim ve uygulamada yetersiz kalındığını ifade etti.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mesut Kaplan, “Eğer gerekli denetimler yapılmaz, standartlar korunmaz ve coğrafi işaret ambleminin (logo) kullanımı takip edilmezse, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescilin iptal edilmesi riski dahi doğabilir” dedi.

Kaplan, açıklamasında, şu ifadelere yer verdi:

“Osmaneli Karpuzu 22.11.2022 tarihinde 1261 Tescil Numarası ile "Mahreç İşareti" olarak tescil edilmiştir. Başvuru tarihi 2020 yılına uzanan bu süreç, aslında ürünün hak ettiği değeri bulması için altın bir fırsattı.

Ancak tescilin üzerinden geçen yıllara rağmen, başvuru sahibi olan ilgili kurum bu süreci ne yazık ki doğru yönetememiştir. İlgililere ve yetkililere defalarca bilgi verilmesine, uyarılar yapılmasına rağmen bugüne kadar sahada hiçbir ciddi denetim gerçekleştirilmemiştir. Bir ürünün sadece kağıt üzerinde coğrafi işaret alması yetmez. Eğer gerekli denetimler yapılmaz, standartlar korunmaz ve coğrafi işaret ambleminin (logo) kullanımı takip edilmezse, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescilin iptal edilmesi riski dahi doğabilir.

Üreticinin Mahrum Kaldığı Coğrafi İşaret Faydaları

Eğer coğrafi işaret süreci doğru yönetilseydi, Osmaneli üreticisi bugün bu fiyat krizine karşı çok daha korunaklı olacaktı. Doğru bir yönetimle hayata geçirilmesi gereken ama üreticinin mahrum kaldığı temel haklar ve faydalar şunlardır:

Vergi ve Teşvik Avantajları: Coğrafi işaretli ürün üreten çiftçilere ve bu ürünlerin pazarlanmasına yönelik devlet destekleri, vergi muafiyetleri veya kırsal kalkınma ödeneklerinden öncelikli yararlanma hakları tırmalanabilirdi. Yönetim eksikliği nedeniyle üretici bu finansal kalkanlardan mahrum kaldı.

Markalaşma ve Etkin Tanıtım: Coğrafi işaret, bir ürünü "sıradan bir karpuz" olmaktan çıkarıp "premium/lüks" bir marka haline getirir. Ulusal ve uluslararası düzeyde yapılacak doğru tanıtım çalışmalarıyla Osmaneli Karpuzu zincir marketlerin insafına bırakılmaz; doğrudan büyük alıcılara, gurme pazarlara ve ihracata yönlendirilebilirdi.

Taklit ve Tağşişin Önlenmesi (Haksız Rekabet): Denetimler yapılsaydı, piyasada başka yörelerin kalitesiz karpuzlarının "Osmaneli Karpuzu" adı altında satılması engellenir, böylece gerçek Osmaneli karpuzunun piyasa değeri ve repütasyonu korunmuş olurdu.

Fiyat İstikrarı ve Alıcı Garantisi: Tescilli ürün amblemini taşıyan karpuzlar için zincir marketlerle veya büyük tedarikçilerle taban fiyat sözleşmeleri yapılabilir, üreticinin emeği güvence altına alınabilirdi.

karpuz1.jpeg

Ürünün Değer Kaybını Önlemek İçin Ne Yapmalıyız? (Çözüm Yolları)

Osmaneli Karpuzu’nun tarlada çürümesini engellemek ve önümüzdeki yıllarda bu senaryonun tekrarlanmaması için acilen şu adımların atılması gerekmektedir:

Acil Denetim Mekanizması Kurulmalı: Başvuru yapan kurum (Osmaneli Belediyesi) ve yerel tarım müdürlükleri koordinasyonunda acilen denetim komisyonları sahaya inmeli, tescil belgesindeki "Kullanım Biçimi" kurallarına uyulması sağlanmalıdır.

Logo ve Amblem Kullanımı Zorunlu Tutulmalı: Hakiki Osmaneli Karpuzu satan her işletmede ve ambalajda coğrafi işaret logosunun görünür şekilde kullanılması sağlanarak ürüne katma değer kazandırılmalıdır.

Tüccarlar Osmaneli Hali’ne Çekilmeli: Sektör temsilcisi Orhan Uğur’un da belirttiği gibi, büyük tüccarların ve zincir market alıcılarının doğrudan Osmaneli Hali’ne gelmesi için lojistik ve organizasyonel kolaylıklar sağlanmalı, aracıların üreticiyi ezmesi engellenmelidir.

Bölgesel ve Ulusal Tanıtım Atakları: Sosyal medya, fuarlar ve festivaller aracılığıyla Osmaneli Karpuzu’nun ayırt edici özellikleri (tat, aroma, sululuk oranı) öne çıkarılarak talep yapay olarak değil, marka değeriyle artırılmalıdır.”

Bu haber toplam 382 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.