TRT’den Bilecik’te Şeyh Edebali programı
Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Taner Bilgin, Osmanlı Devleti’nin Manevi Kurucusu Şeyh Edebali’yi TRT Radyosu’na anlatacak.
Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Taner Bilgin, Osmanlı Devleti’nin Manevi Kurucusu Şeyh Edebali’yi TRT Radyosu’na anlatacak.
TRT İstanbul Radyosu'ndan Yapımcı-Sunucu Saniye Öztürk, BŞEÜ Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Taner Bilgin ile Bilecik’te bir program gerçekleştirecek. UNESCO’nun 2026 yılını Şeyh Edebali Yılı ilan etmesi dolayısıyla gerçekleştirilecek Bilecik programı kapsamında Yeni Akit Gazetesi Yazarlarından Saniye Öztürk’ün eşi Hüseyin Öztürk de Bilecik’te olacak.
Saniye ve Hüseyin Öztürk çifti Bilecik temasları kapsamında Bilecik Haber’i de ziyaret edecekler.
Gazeteci Yazar Hüseyin Öztürk, 2026 Şeyh Edebali Yılı’na ilişkin kaleme aldığı 2 bölümden oluşan yazılarında ise şu ifadelere yer vermişti:
2026 Şeyh Edebali Yılı ilan edildi (1)
UNESCO Türkiye Millî Komisyonunun önerisi sonucu, “2026, Şeyh Edebali’nin Vefatının 700. seneyi devriyesi münasebetiyle “Şeyh Edebali Yılı” ilan edildi.
“İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın” ünlü nasihatiyle birlikte Osmanlı Devleti’nin temellerini atan Şeyh Edebali, umarız ki eğitim kurumları ve diyanet teşkilatı başta olmak üzere bütün ülkemiz çapında, sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hemen her cenahta anılır ve anlatılır.
Şeyh Edebali ve devrindeki Sadrettin Konevi ile Mevlâna Hz.leri gibi nice yol göstericilerine 700 yıl önce nasıl ihtiyaç duyulmuşsa, bugün ve bundan sonra da olacaktır.
700 yıl öncesinden bir Cihan Devleti’nin kurulmasına öncülük ederek, devletin adalet temelli taşlarını döşeyen nasihatlerine her daim ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu toprakların vatan edilmesinde ve devlet kurulmasında öyle büyük öncülerimiz var ki, ilköğretimden üniversitelere kadar ders olarak okutulması lazım gelmektedir.
Üzerinde yaşadığımız mübarek coğrafyamızın maddi kalkınmaya ihtiyacı olduğu kadar esas manevi kalkınmaya da ihtiyacı olduğu pek aşikârdır.
•
Evet, umulur ve beklenir ki, Şeyh Edebali yılı; para, makam, şöhret, mevkii hesabına ön plana çıkmadan, Allah rızasını kazanma öncelikli olarak, ciddi manada anılır.
Yani Edebali Hz.lerinin manevi hatırası ve devlet kuruculuğu adına; saygı, sevgi ve muhabbet besleyerek programlar icra edilmelidir.
Şeyh Edebali’yi anlatacak olanlar, öncelikle hayatı ve nasihatleri üzerine çalışmalı, idrakine varmalı, sonra dinleyici yahut izleyici huzuruna çıkmalılar.
Çünkü Şeyh Edebali’nin en belirgin özelliği, “edepli” olmasıydı. Bütün hayatı boyunca edebinden taviz vermemiştir.
Kimler nerede nasıl anma programları düzenler yahut düzenletir bilemem ama nerede nasıl olursa olsun, her şeyden önce sözden giyim kuşama kadar herkes edebe dikkat etmelidir.
Bunları söylediğime göre birtakım endişelerim var demektir. Yoksa ne diye dillendireyim ve dereyi görmeden paçaları sıvayayım. Elbet tecrübelerimle sabittir.
•
“Şeyh Edebali Yılı”, sahalarına girsin-girmesin, ilgileri olsun olmasın, kimi zaman Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a şirin gözükmek, kimi zaman eşe dosta harcırah ve telif hazırlamak, kimi zaman; “Biz de bütçeden pay kapalım” gibi programlar icra edilmektedir.
Bu tür programlara çok rastlıyoruz. Böyle anma programlarının kifayetsiz avcıları oluyor ve en belirgin özellikleri; “Bu işten ne kadar para kazanırız” üzerine şekilleniyor.
Böylelerine göre ne yılı olduğu önemli değil. Derhal konuşacak birileri bulunuyor, ardından hangi kurumdan bütçe alacaklarsa orası avlanıyor.
Ardından süslü püslü projeler ilgili makamlara veriliyor, keseleri dolduktan sonra pahalı salonlarda, pahalı yemeklerle, dostlar alışverişte görsün tarzında anma yapılıp sen sağ ben selamet.
•
Ezcümle:
Şeyh Edebali’ye bu yapılmamalı. Ciddi, samimi, hakkaniyetli bir yıl olmalı. Yarına Şeyh Edebali hakkında biraz bilgi sunmaya çalışalım.
2026 Şeyh Edebali Yılı ilan edildi (2)
Şeyh Edebali’nin hayatını ve devlet kuruculuğundaki ehemmiyetini anlatacak, yazacak elbet yetkin tarihçilerimiz, uzmanlarımız vardır.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın hassasiyetiyle, manevi öncülerimiz hamdolsun daha çok tanınır ve bilinir oldu. Şeyh Edebali de başta gelmektedir.
Haddi aşmamak ve sözü uzatmamak için Şeyh Edebali üzerine çalışmaları olan isimlerden birisi de Prof. Dr. Haşim Şahin’dir. Sözü ona bırakmalı.
•
“Osmanlı kroniklerini okuduğumuzda, Şeyh Edebali’nin Osmanlı Devleti’nin kuruluş döneminde muazzam etkiye sahip olduğunu; devletin kuruluşunun sadece siyasi aktörler üzerinden değil, dini ve tasavvufi aktörler üzerinden de nasıl inşa edildiğini açıkça görmüş oluyoruz. Bunu Şeyh Edebali sayesinde yapıyoruz.
Şeyh Edebali oldukça uzun hayat süren birisiydi ve Orhan Gazi döneminin neredeyse ortalarına kadar da yaşamıştı. Peki, Şeyh Edebali neden önemli bir kurucu?
Birincisi, Babailer isyanından sonra Selçuklular 1243 yılında Moğollar tarafından mağlup edildiler ve zaman içerisinde Anadolu’da İlhanlı hâkimiyeti başladı. Bu durum Selçuklu Devleti’nin siyasi olarak sonunu getirdi.
Selçuklu hizmetinde bulunan emir ve komutanlar, Türkmen beyleri, Anadolu’nun değişik bölgelerinde birer beylik kurdular: Karamanoğulları, Germiyanoğulları, Saruhanoğulları, Menteşeoğulları, Hamidoğulları, İsfendiyaroğulları gibi irili ufaklı 19 civarında beylik vardı.
Bu beylikler içerisinde Osmanlı Devleti, öncelikli olarak Eskişehir-Bilecik havalisinde kuruldu. Ardından Sakarya ve Bursa bölgesini fethetti.
Şeyh Edebali, Darülharp ile Darülislam’ın kesiştiği uç bölgesinde, Bizans sınırında olması hasebiyle gaza anlayışını üst seviyeye taşıyan bir beylik oluşturdu.
Dolayısıyla Osmanlı Beyliği, İslam’ı yayma gayreti içinde olan derviş ve farklı zümrelerin akın ettiği bir beylik oldu. Bu stratejik konumunun oluşmasında, Şeyh Edebali’nin ciddi anlamda etkisi vardı.
•
Bugün Eskişehir ile Bozüyük arasında, Uludere köyü olarak bilinen yerde Şeyh Edebali’ye ait birtakım yapıların kalıntıları bulunur. Burada bir Vefâi zaviyesi vardır.
Söğüt’te kendisine yurt verilen Ertuğrul Gazi’nin de bu bölgede Şeyh Edebali’ye ciddi anlamda saygı duyduğunu görüyoruz.
Osman Gazi de Şeyh Edebali’nin dergâhına zaman zaman gidip geliyor ve nihayetinde Şeyh Edebali’nin kızı Bala Hatun’la evleniyor.
Bu evlilik, siyasi iktidarla manevi iktidarın birleşmesidir. Osmanlı Devleti’nin geleceği ve kurulmak istenen sistemin niteliği açısından önemli bir evliliktir.
1299 yılına geldiğimizde Eskişehir’de Karacahisar Kalesi içerisindeki camide Osmanlıların bağımsızlık hutbesinin okunduğunu görürüyoruz.
Bu hutbeyi okuyan kişi ise Dursun Fakih’tir. Dursun Fakih, Şeyh Edebali’nin damadı olmasıdır; yani Osman Gazi’nin bacanağıdır.
Orhan Gazi döneminde Bilecik’te Şeyh Edebali için bir zaviye inşa edildi. Türbesi hâlâ oradadır ve ziyarete açıktır.
•
Ezcümle:
Şeyh Edebali, Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemindeki çok farklı dinamik unsurların bir şahıs etrafında şekillenmesini sağlamış; kuvvetli ve kudretli bir merkez olmuştur.
Bu haber toplam 420 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.