’’ADALET SİSTEMİNDE TOPLUMSAL GELİŞMELER VAR’’

’’ADALET SİSTEMİNDE TOPLUMSAL GELİŞMELER VAR’’

Sinan Önce

Bilecik Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi salonunda her Çarşamba günü düzenlenen "Tarih ve Kültür Sohbetleri" etkinliğine bu hafta konuşmacı olarak Başsavcı Harun Yılmaz katıldı. Yılmaz, son dönemde Türkiyede faili meçhul olayların olmadığını, 2000'li yıllardan itibaren çok şey doğru olarak yapılmaya başlandığını ifade ederek; "Buna rağmen eksikliklerimiz yok mu elbette ki var ama Türkiye büyük şehirlerdeki bütün problemlerini ne kadar çözmüşse adalet problemini de o kadar çözebilir. Elbette kat edeceğimiz yol var, eksikliklerimiz var ama Türk ceza adalet sistemi anlamında çok ciddi toplumsal gelişmeler var" dedi.

Bilecik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdulhalik Bakır, Ağır Ceza Reisi Ramazan Akyol, öğretim görevlileri ve öğrencilerin katıldığı etkinlikte konuşan Yılmaz, adalet kavramı her toplumun olmazsa olmaz bir kavramı olduğunu anlatarak şöyle konuştu; "Türk toplumları içinde adalet kavramı her zaman öncelikli ve önemli bir yer almıştır. Türkiyede hukuk fakültelerinde eğitim süresi 4 yıl. 4 yıl hukuk eğitimi için yeterli olup olmadığı konusunda çok ciddi tereddütler var. Hukuk eğitimin 5 yıla çıkarılması konusu konuşuluyor.

1961 temel hak ve özgürlüklerin, hukukun geliştirilmesi anayasası oldukça güzel bir anayasa ama 1971deki müdahalelerle 1982 anayasa yazımı ile birlikte özgürlüklerin ve hukukun çok geliştirilemediği farkında olamadığımız bir süreç. O dönemde egemen olan vesayet sistemi de hukukun çok güçlü olmasını istemiyordu. Çünkü hesap verebilir olmak o dönemin egemenleri için istenilen bir kavram değildi hatta sınırlı zenginlik içinde çok istenilen bir kavram değildi. Dolayısıyla o dönemde hukukun güçlendirilmediğini inanıyorum. Sadece o dönemlerde hukuk sistemi mi güçsüz bırakılmıştı, Sağlık ve eğitim sistemi de güçlümüydü diye tartışılabilir. O dönemde Türkiye neden hukuk sisteminin güçsüz kaldığı konusunda akademik bir çalışma yapmak lazım.

2000'li yıllara geldiğimizde Türkiyenin AB süreci başlıyor. AB süreci ile birlikte Avrupayla tanıştığımızda AB süreci bir takım normların bizim farkına vardığımız eğer Avrupa değerler sistemi içinde olacaksanız hukuktan ve her alanda belli normların uygulandığı bir değerler sistemi ve değerler malzemesiyle karşılıyoruz. AB sürecinde bize eğer bizim birliğimize dahil olacaksanız siz hukuk sisteminizi güçlendireceksiniz. Siz üretim sistemini ve her türlü sisteminizi güçlendireceksiniz. Her sektör kendi alanında kendi eksikliklerine bakmaya başladı.

Bizim sektörümüzde adalet sistemi de kendi alanındaki eksiklikleri farkına vardı. 2000 yıllarda AB süreci ile birlikte temel mantalitenin Türkiyede değiştiğini çok rahatla söyleyebilirim. AB süreci ile birlikte temel hak ve özgürlüklerin yeniden tamamı değişti. 1982 anayasasında çok fazla değişiklik yapıldı. 12 Haziran seçimlerinden sonra bir konsensüs sağlanırsa tamamında sağlanamazsa ama yine yapılacağına inanıyorum. 1982 anayasasının yeniden ele alındığı bir sürece gidiyoruz. Anayasa alanında aslında bir felsefe var. Hukuk bilimi aslında değerler sistemi. Her çağın değerler sistemi değişiyor. 1990 yıllarla birlikte 1983ten sonra Türkiyenin üretim sistemi, ithal sisteminden çıkıp küresel ekonomiyle bütünleşmesi ve Türkiyenin dünya pazarlarına açık üreten ve tüketen bir ülke modellemesi ile birlikte başka şeylerde değişti." dedi.

"Küreselleşme, küreselleşmesini simgeleyen sermaye hareketleri, gittiği ülkelerde güçlü bir hukuk yapısı görmek istiyor." diyen Yılmaz, "Çünkü eğer güçlü bir hukuk yapısı olmazsa orada yatırımın olması, orada pazarın devamlılığın sağlanması gibi pek çok olgu sürdürülebilir olmaktan çıkıyor. Küreselleşme bütün dünyada şunu istiyor, her yerde bilgili bir hukukun uygulanmasını istiyor. Gittiği ülkede sürprizlerle karşılaşmak istemiyor. Değerler sistemi ile hukuk her zaman örtüşmüyor. Toplumun değişmişlik düzeyi ile sizin değerler sisteminiz örtüşmediği zaman hukukun meşruiyet alanı da sorgulanmaya başlıyor." dedi.

"2000 yıllardan sonra Türkiyede çok ciddi Türk ceza adalet sistemini yeniledik." diyen Yılmaz sadece Türk ceza adalet sistemininin yanında medeni hukuka ilişkin bütün alanlarında değiştiğini ifade ederek; "1990 yıllardan itibaren çok hızlı gelişiyor ve bu gelişmeye uygun hukuku ona uygun gelişmesini sağlamakta kolay bir şey değil. 2005 yılında Türk ceza adalet sisteminin tamamen değişmiştir. Bir ülkenin ceza kanunları ile ceza muhakemesi kanunu o ülkenin demokratik ve özgür bir ülke olup olmadığının önemli kilometre taşlarından, önemli stantlarındandır. Güvenlik algısı elbette olacak. Toplumun güvenlik ihtiyaçlarını karşılayacağız. Ama güvenliği koruma adına özgürlükleri asla sınırlamamalıyız. Toplumun gelişmesi içinde özgürlük alanlarının daha geniş tutulması olmazsa olmaz penceremizdir.

Hukukta hiçbir zaman şunu bilmeliyiz ki iki kere iki dört etmiyor. Türkiye önemli değişmelerden biride hiçbir karakolumuzda, cezaevimizde işkence ve kötü muamele asla asla tasvip gören bir değer değildir. Bireysel olarak kötü örnekler olmaz mı, elbette toplumumuzda kontrol edemediğimiz kötü örnekler olabilir. Ancak bunun arkasında ne bir siyasi irade vardır, ne bürokratik irade vardır, ne bir adli irade vardır. Biz suçla ve suçlulukla mücadele ederiz, suçu aydınlatırken mutlaka demokratiğiz, sistem içinde insan haklarına uygun adalete uygun bir yapı içinde suçla ve suçluyla mücadele programı içinde olduğumuza emin olabilirsiniz. Son dönemde Türkiyede faili meçhul olaylar yok. 2000 yıllardan itibaren çok şey doğru olarak yapılmaya başlandı. Buna rağmen eksikliklerimiz yok mu elbette ki var ama Türkiye büyük şehirlerdeki bütün problemlerini ne kadar çözmüşse adalet problemini de o kadar çözebilir. Elbette kat edeceğimiz yol var, hale eksikliklerimiz var ama Türk ceza adalet sistemi anlamında çok ciddi toplumsal gelişmeler var." dedi.

Yılmaz'ın konuşmasının ardından soru cevapla program devam etti. Program sonunda ise Yılmaz'a Rektör Yardımcısı Bakır tarafından üniversitenin logosu bulunan tabak hediye edildi.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.