BENCE GÜZEL
Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanlığı tarafından bir iftar programı düzenlendi. İftara Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Çağatay Karaahmet'in yanı sıra göreve yeni gelen CHP Merkez İlçe Başkanı Gültekin Çalışkan, CHP yönetiminden bazı isimler ve bazı CHP'li belediye meclis üyeleri ile il genel meclis üyeleri de katıldı.
MHP'nin iftarında bu kadar çok CHP'linin olması haliyle salondaki havayı etkiledi. Masalardan '' Allah Allah!, hayırdır, ne oluyor?, CHP'liler burada ne yapıyor'' gibi sesler yükseldi. Muhtemelen davete icabet eden CHP'lilerin niye bu kadar garipsendiğini anlamış değilim. Adamlar siyaset yapıyorlar diye aynı sofrada yemekte mi yemeyecekler?
Malum bir süredir CHP-MHP ittifakı konuşuluyor. Bana göre senaryo olan bu düşünce ancak konuşulur başka bir şey olmaz. Ne CHP tabanı MHP ile ittifaka girer ne de MHP'liler CHP listelerinden aday çıkar.
Nasıl olur mesela...
MHP, Ankara'da en büyük kozu Mansur Yavaş'ı öne sürerken, CHP daha düşük profilli bir aday gösterebilir. Kulislerde Sarıgül'e İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı sözü verildiyse, MHP, İstanbul'da zaten kazanamayacağı için sıradan bir isim sunabilir. Benim aklıma gelebilecek tek ittifak yöntemi bu şekilde olur.
Bugün Bilecik'te CHP'lilerin MHP iftarına katılması garipseniyor. Aslında Dünya'nın bu düşüncelerden arındığı uzun zaman olmaya başladı. Maalesef biz hala ülke olarak yelpazemizi genişletip sığ düşüncelerimizden kurtulamadık. Meselenin ülke çıkarları devlet menfaatleri olduğu yeni Dünya düzeninde, biz hala CHP, MHP'nin iftarına niye bu kadar önem verdi diye düşünürken ancak bu kadar yol alabiliriz.
En basit örneği Komünist Çin bile en kapitalist ekonomi politikası izlerken ABD'de iki başkanın yarıştığı seçimlerde kaybeden lider Dış İşleri Bakanı olurken biz artık bu tepkilerden kurtulalım.
Ankara'da gördüğüm bir tablo ile durumu örnekleyerek yazımı tamamlamak istiyorum. Otobüs ile Ankara'dan geçerken yol kenarındaki bir apartmanda gördüğüm manzara çoğu kişi tarafından garipsenirken beni oldukça memnun etti. Bir apartmanın alt katında İşçi Partisi binası bulunurken üst katında ise Ülkü Ocakları vardı.
Hadi canım dedirtecek cinsten değil mi?
Eskiden olsa bu iki farklı görüş bırakın aynı apartmanın içerisinde olmayı, yolda yürürken birbirlerine düşman gibi bakarlardı. Türkiye'nin bu tabloları kabullenmesi belki daha uzun yıllar sürecek ama Dünya bunları aşalı çok oldu haberimiz ola.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.