Bütçe Görüşmeleri Öncesi Emeklilerden Çağrı!

Bütçe Görüşmeleri Öncesi Emeklilerden Çağrı!

Birleşik Emekliler Sendikası Bilecik Şubesi TBMM'de yapılacak bütçe görüşmeleri öncesinde bir açıklama yaparak emekli maaşlarının enflasyonun yanında yaşam maliyetleri de göz önünde bulundurularak artırılması çağrısında bulundu.

Birleşik Emekliler Sendikası Bilecik Şubesi TBMM'de yapılacak bütçe görüşmeleri öncesinde bir açıklama yaparak emekli maaşlarının enflasyonun yanında yaşam maliyetleri de göz önünde bulundurularak artırılması çağrısında bulundu.

Yapılan açıklamada emeklilerin geçinmekte zorlandıklarına dikkat çekildi.

"Hayati ihtiyaçların bütçede karşılığı olmak zorundadır"

Birleşik Emekliler Sendikası tarafından yapılan açıklamada TBMM'de bütçe görüşmelerinin yakın zamanda başlayacağı belirtilerken; "17 milyon emekli adına Birleşik Emekliler Sendikası olarak 2027 yılı bütçesine ilişkin emeklilerin insanca ve insan onuruna yaraşır bir yaşam hakkı için belirlenecek politikalar ve bütçeden emekliler adına taleplerimiz var.

2027 yılı bütçesi emeklinin yaşam hakkını güvence altına almalıdır. Ülkemiz nüfusu gittikçe yaşlanmaktadır. Yaşlanan nüfus gerçeği emeklilik politikalarının yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumu'nun mali dengeleri açısından değil; gelir, sağlık, barınma, beslenme, sosyal yaşam, bakım, ulaşım ve toplumsal yaşama katılım hakkı açısından birlikte ele alınması günümüz koşullarında zorunlu hale gelmiştir.

On İkinci Kalkınma Planı'nın "Nitelikli İnsan, Güçlü Aile, Sağlıklı Toplum" ekseni içerisinde yaşlanan nüfusun bedensel ve ruhsal sağlık düzeyinin ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi, yaşlıların aktif ve bağımsız yaşamlarını sürdürebilmeleri için ekonomik ve sosyal hayata katılımlarının sağlanması ile kaliteli bakım ve sağlık hizmetlerinden yararlanmaları temel amaçlar arasında sayılmaktadır.

Bu hayati ihtiyaçların bütçede karşılığı olmak zorundadır.

Çünkü emeklilik, kişinin çalışma yaşamı boyunca ödediği primler karşılığında elde ettiği kazanılmış bir sosyal güvenlik hakkıdır. Emeklilerin insanca yaşam koşullarına ulaşabilmesi bir yardım veya lütuf değil, sosyal devlet ilkesinin gereğidir." ifadelerine yer verildi.

"En düşük emekli maaşı asgari ücretin %40 üzerinde olmalı"

Emekli maaşlarının asgari ücretin üzerine çıkarılması gerektiğine değinilen açıklamada; "Birleşik Emekliler Sendikası olarak 2027 yılı bütçesinin hazırlanması ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonlarında görüşülmesi sürecinde temel yaklaşımımız şudur:

Emekliye ayrılan insan toplumdan ayrılmış insan değildir. Emeklilik, insanın yoksulluğa mahkum edildiği bir dönem değil; sağlık, güvenlik, sosyal yaşam, kültür ve ekonomik refah içinde sürdürmesi gereken yaşam dönemidir.

Emeklilerin en temel sorunu gelir yetersizliğidir.

Emekli aylığının belirlenmesinde yalnızca enflasyon oranının dikkate alınması yeterli değildir. Emeklinin gerçek yaşam maliyetleri; gıda, kira, faturalar, ulaşım, sağlık ve bakım giderleri değerlendirilmelidir.

On İkinci Kalkınma Planı'nın gelir dağılımının iyileştirilmesi ve toplumun bütün kesimlerinin hayat standardının yükseltilmesi yaklaşımı doğrultusunda emekli gelirlerinin satın alma gücünü koruyacak kalıcı bir sistem kurulmalıdır.

En düşük emekli aylığı insan onuruna yaraşır yaşam maliyetini karşılayacak seviyeye yükseltilmelidir.

En düşük emekli aylığı insanca yaşam ücreti maliyeti altında kalmamalı; sendikamızın önerisi doğrultusunda en düşük emekli aylığı en düşük ücret olan asgari ücretin en az %40 üzerinde olmalıdır. Emekli aylıklarında yalnızca dönemsel enflasyon farkı değil, refah payı ve milli gelir artışı da dikkate alınmalıdır.

Aynı prim gününe ve benzer çalışma geçmişine sahip emekliler arasındaki aylık farklılıklarının giderilmesi amacıyla intibak düzenlemesi yapılmalıdır. Emekli aylıklarının yılda iki kez değil; ekonomik koşulların gerektirmesi halinde ara dönemlerde güncellenmesini sağlayacak mekanizma oluşturulmalıdır.

Emekli aylıklarının belirlenmesinde yalnızca TÜİK verileri değil, emeklilerin gerçek yaşam maliyetlerini gösteren bağımsız ve çok göstergeli bir emekli geçim endeksi oluşturulmalıdır.

Emekli bayram ikramiyesi, günün ekonomik koşullarına göre yeniden düzenlenmeli ve en az bir aylık asgari ücrete eşitlenmeli.

Yaşlılık döneminde gelir kaybı ile birlikte sağlık ve bakım harcamalarının artması, emeklileri yoksulluk riskine karşı daha fazla açık hale getirmektedir. Kalkınma Planı'nda da yaşlanan nüfusun yaşam kalitesinin yükseltilmesi ve ekonomik-sosyal hayata katılımın sağlanması hedeflenmektedir. Bu nedenle 2027 bütçesinde yalnızca aylık artışı değil, emeklinin gerçek yaşam maliyetlerini düşürecek sosyal politikalar da yer almalıdır." ifadelerine yer verildi.

Emekli maaşında artışın yanı sıra emeklilere yönelik uygulanması gereken politikalara da değinilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Düşük gelirli emeklilere yönelik ulusal bir "Emekli Yoksulluğuyla Mücadele Programı" başlatılmalıdır.

Tek başına yaşayan dul, engelli ve bakıma ihtiyacı bulunan emekliler için özel sosyal destek mekanizmaları oluşturulmalıdır.

Elektrik, doğal gaz, su ve iletişim giderleri için düşük gelirli emeklilere sosyal tarife uygulanmalıdır.

Temel gıda ürünlerine erişim konusunda düşük gelirli emeklileri koruyacak mekanizmalar oluşturulmalıdır.

Kamuya ait sosyal tesislerden emeklilerin düşük ücretle yararlanması sağlanmalıdır.

Belediyelerle iş birliği içerisinde emekliler için sosyal yaşam merkezleri yaygınlaştırılmalıdır.

Özellikle kirada yaşayan emekliler açısından barınma giderleri, aylığın önemli bir kısmını kirada tüketmektedir. Bu nedenle emeklilik politikası barınma politikasından ayrı düşünülemez.

Düşük gelirli emekliler için sosyal konut kontenjanı oluşturulmalıdır.

TOKİ projelerinde emeklilere ayrılan kontenjan artırılmalıdır.

Tek başına yaşayan emekliler ve yaşlılar için kira destek programları geliştirilmelidir.

Yaşlıların yaşadığı konutların erişilebilir hale getirilmesi için tadilat ve uyarlama desteği sağlanmalıdır.

Yaşlı bakım personeli nitelikli olmalıdır.

Huzurevleri ve bakım merkezlerinin kapasitesi artırılırken kalite ve denetim düzenli olmalıdır.

Düşük gelirli emeklilerin özel bakım hizmetlerinden yararlanabilmesi için uygun ve kamu destekli bakım merkezleri oluşturulmalıdır.

On İkinci Kalkınma Planı yaşlıların yalnızca korunması gereken bireyler olarak değil, aktif ve bağımsız şekilde yaşamlarını sürdüren ve ekonomik-sosyal hayata katılan bireyler olarak ele alınmasını öngörmektedir. Bu yaklaşım bütçeye yansıtılmalıdır.

Bu kapsamda: Her il ve ilçede emekli yaşam merkezleri oluşturulmalıdır. Kültür, sanat, spor ve eğitim faaliyetleri ücretsiz veya sembolik ücretlerle sunulmalıdır. Üniversiteler ile emekliler arasında uygulanan "Aktif Yaşlanma ve Yaşam Boyu Öğrenme" programları yaygınlaştırılmalıdır. Emeklilerin bilgi, deneyim ve mesleki birikimlerinden yararlanılacak sosyal projeler desteklenmelidir. Emeklilerin dijital hizmetlere erişimini artırmak için ücretsiz dijital okuryazarlık programları düzenlenmelidir. Yalnızlık ve sosyal izolasyonla mücadele etmek için sosyal destek programları geliştirilmelidir. Emekli için ulaşım yalnızca ekonomik bir mesele değildir. Sağlık hizmetlerine, sosyal yaşama ve kamu hizmetlerine erişimin temel koşullarından biridir. 65 yaş üzerindeki yurttaşların ücretsiz ulaşım hakkı sürdürülebilir finansmanla güvence altına alınmalıdır. Şehirler arası ulaşımda emeklilere yönelik indirim uygulanmalıdır. Yaşlı ve hareket kısıtlılığı bulunan vatandaşların sağlık kurumlarına ulaşımı için kamu destekli ulaşım sistemi oluşturulmalıdır. Kentlerin yaşlı dostu hale getirilmesi amacıyla merkezi bütçeden yerel yönetimlere kaynak aktarılmalıdır."

Bu haber toplam 14 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.