CHP Bilecik İl Başkanı Ali Özdemir resti çekti: "Tanımıyoruz”
CHP Bilecik İl Başkanı Ali Özdemir, mutlak butlan kararını tanımadıklarını belirterek Özgür Özel'in yanında olduklarını açıkladı.
CHP Bilecik İl Başkanı Ali Özdemir, Mutlak Butlan kararı ve sonrasında yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ali Özdemir, il başkanlığı binasında düzenlediği basın toplantısında, “Mutlak Butlan kararını tanımıyoruz” derken Özgür Özel’in yanında olduklarını bildirdi.
Eskil il ve ilçe başkanları ile partililerin katıldığı toplantıda konuşan Özdemir, Mutlak Butlan kararı dolayısıyla Bilecik’e gerçekleştirilecek olası bir görevlendirmenin Bilecik örgütünden destek görmeyeceğini belirtti.
Bilecik il başkanlığına gerçekleşebilecek olası bir atamaya ilişkin mesaj veren Özdemir, “Bizler mutlak Butlan kararını tanımıyoruz, siyaset dik duruşu sever biz dik duruşumuzla buradayız. Seçimle değil atamayla yerimize talip olacak kişilerin de bunu bilmesini istiyoruz. Biz olası bir atama halinde koltuklarımız teslim değil kısa bir süreliğine emanet edeceğiz. Atamaya değil örgüt kararına saygı duyan delegelerimizin kararıyla yeniden emanetimizi geri alacağımıza eminiz” ifadelerini kullandı.

İl Başkanı Ali Özdemir, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
“Son günlerde Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultay süreci, mahkeme kararları ve partimizin geleceğine ilişkin kamuoyunda yoğun tartışmalar yaşanmaktadır. Bizler de CHP örgütleri olarak süreci yakından takip ediyor, hukuki ve siyasi değerlendirmelerimizi büyük bir sorumlulukla yürütüyoruz.
Öncelikle ifade etmek isteriz ki; sessiz değiliz.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin geleceğini ilgilendiren böylesine önemli bir süreçte, günlük polemiklerin parçası olmak yerine hukuki gelişmeleri dikkatle takip ediyor, partimizin ve ülkemizin yararına olacak en doğru adımları değerlendirmeye devam ediyoruz.
Bugün gelinen noktada kamuoyunda sıkça tartışılan "mutlak butlan" kararı, henüz hukuki tartışmaları sona erdirmiş değildir. Hukuk devletinin temel ilkesi gereği, yargı süreçleri işletilmekte olup üst yargı mercilerinin değerlendirmeleri de sürecin önemli bir parçasıdır.
Bu nedenle hiç kimsenin, hukuki süreç tamamlanmadan siyasi sonuçları kesinleşmiş gibi göstermesi doğru değildir.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin delegeleri tarafından gerçekleştirilen seçimler sonucunda oluşan irade ve bu iradenin sonucunda alınan mazbatalar, demokratik meşruiyetin en önemli göstergelerinden biridir. Parti üyelerimizin ve delegelerimizin ortaya koyduğu iradenin yok sayılması kabul edilemez.
Bizim önceliğimiz; Cumhuriyet Halk Partisi'nin köklü kurumsal yapısı içerisinde mücadelemizi sürdürmek, hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanmak ve partimizin yeniden güçlü bir birlik ruhu içerisinde yoluna devam etmesini sağlamaktır.
Bu kapsamda, parti tabanının iradesinin yeniden ortaya konulabilmesi amacıyla Genel Merkez nezdinde bir kurultay çağrı heyeti oluşturulmasına yönelik girişimler desteklenmekte ve gerekli çalışmalar sürdürülmektedir.
Partimizin son kurultayında delegeler değişim yönünde irade ortaya koymuştur. Bu irade beğenilebilir ya da eleştirilebilir. Ancak demokrasi yalnızca kazandığımız seçim sonuçlarına saygı göstermek değildir. Demokrasi, hoşumuza gitmeyen sonuçlara da saygı gösterebilmektir.
Bugün tartışılması gereken konu, delegelerin verdiği kararı nasıl geçersiz kılacağımız değil; Cumhuriyet Halk Partisi'ni nasıl iktidara taşıyacağımız olmalıdır.
Bugün emekliler geçinemiyor.
Gençler gelecek kaygısı yaşıyor.
Esnaf ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Çiftçi üretim maliyetleri altında eziliyor.
Vatandaş adalet ve refah bekliyor.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin asli görevi de tam olarak budur; halkın sorunlarına çözüm üretmek ve Türkiye'yi yeniden demokrasiyle buluşturmaktır
Öte yandan yukarıda bahsettiğimiz ülkemizin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik koşullar dikkate alındığında erken ya da baskın seçim ihtimali tamamen ortadan kalkmış değildir. Bu nedenle yalnızca parti içi süreçlere odaklanmakla yetinmiyor, olası tüm siyasi senaryoları değerlendiriyor, demokrasiye ve Cumhuriyet değerlerine bağlı siyasi aktörlerle görüş alışverişlerimizi sürdürüyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar yürüyüşünde zarar görmemesi, muhalefetin parçalanmaması ve halkın değişim talebinin güçlü bir şekilde temsil edilmesi temel önceliğimizdir.
Ancak şunun da bilinmesini isteriz ki; demokratik siyasette hiçbir seçenek sonsuza kadar kapalı değildir. Önümüzdeki süreçte, özellikle 25 Temmuz tarihine kadar kurultay sürecine ilişkin somut bir adım atılmaması ve hukuki belirsizliklerin devam etmesi halinde, demokratik mücadeleyi sürdürebilmek adına tüm alternatifler değerlendirmeye alınacaktır.
Bizler kişilerin değil, ilkelerin yanında duruyoruz.
Mesele makamlar ya da unvanlar değil; milyonlarca yurttaşın umut bağladığı Cumhuriyet Halk Partisi'nin demokratik meşruiyetinin, örgüt iradesinin ve hukuk devletinin korunmasıdır.
Cumhuriyet Halk Partisi, tarihi boyunca en zor dönemleri örgütün iradesi ve üyelerinin kararlılığıyla aşmıştır. Bugün de aynı kararlılıkla mücadelemizi sürdürüyoruz.
Bizler il başkanı, ilçe başkanlarımız, kadın kollarımız, gençlik kollarımız, önceki dönem il başkanlarımız ve yönetim kadrolarımızla dün neredeysek bu gün de oradayız, geldiğimiz noktada ilk günkü gibi kararla duruyoruz.
Biz Sayın Özgür Özel liderliğinde, kurultay delegelerinin oylarıyla oluşmuş meşru yönetimin yanındayız.
Bizler mutlak butlan kararını tanımıyoruz, siyaset dik duruşu sever biz dik duruşumuzla burdayız seçimle değil atamayla yerimize talip olacak kişilerin de bunu bilmesini istiyoruz. Bizim örgütümüz eleştirir, sorgular, bizim örgütümüz demokrasiye itibar eder, atanan kişi örgüte vereceği cevabı bizler de merakla bekliyoruz. Biz olası bir atama halinde koltuklarımız teslim değil kısa bir süreliğine emanet edeceğiz. Atamaya değil örgüt kararına saygı duyan delegelerimizin kararıyla yeniden emanetimizi geri alacağımıza eminiz.”

Bu haber toplam 304 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.