“Çiftçi üretiyor ama kazanamıyor”
Yeniden Refah Partisi Bilecik İl Başkanı Cafer Arslanboğa, 2026 yılında Bilecik’te oluşan tarımsal ürün fiyatlamalarına dikkat çekerek, “Çiftçi üretiyor ama kazanamıyor” ifadesini kullandı.
Yeniden Refah Partisi Bilecik İl Başkanı Cafer Arslanboğa, 2026 yılında Bilecik’te oluşan tarımsal ürün fiyatlamalarına dikkat çekerek, “Çiftçi üretiyor ama kazanamıyor” ifadesini kullandı.
Cafer Arslanboğa, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, çiftçinin artan girdi maliyetleri karşısında ürününü hak ettiği fiyattan satamadığına vurgu yaparak, “Bugün çiftçimizin en büyük sorunu, artan girdi maliyetlerine rağmen ürününü hak ettiği fiyattan satamamasıdır. Mazot, gübre, ilaç, sulama, işçilik, nakliye ve bakım giderleri sürekli yükselirken, satış fiyatlarının bu maliyetleri karşılamaması tarımsal üretimi sürdürülemez hale getirmektedir” dedi.
Arslanboğa, açıklamasında, şunları kaydetti:
“Bilecik’te 2026 yılı tarımsal ürün fiyatları, üreticimizin yaşadığı sıkıntıyı açık biçimde ortaya koymaktadır. Tahıl ve bakliyatta açıklanan TMO alım fiyatlarına göre ekmeklik buğday 16.500 TL/ton, arpa ise 12.750 TL/ton seviyesindedir. Meyve ve sebzede ise tablo daha da düşündürücüdür. Sofralık şeftali ve nektarin 10 ile 20 lira arasında alıcı bulurken, geçen yıl aynı ürünlerin kilosunun 60-70 lira bandında satılmış olması üreticinin gelir kaybını net şekilde göstermektedir. Sanayilik ve ıskartalık meyvenin 5 lira/kg seviyesine kadar düşmesi ise çiftçimizin emeğinin adeta yok sayılması anlamına gelmektedir.
Bugün çiftçimizin en büyük sorunu, artan girdi maliyetlerine rağmen ürününü hak ettiği fiyattan satamamasıdır. Mazot, gübre, ilaç, sulama, işçilik, nakliye ve bakım giderleri sürekli yükselirken, satış fiyatlarının bu maliyetleri karşılamaması tarımsal üretimi sürdürülemez hale getirmektedir. Çiftçi üretmekte, ancak kazanamamaktadır. Kazanamadığı için de borçlanmakta, üretimden çekilmekte veya bahçesini, tarlasını ayakta tutmakta zorlanmaktadır.
Bu tablo sadece üreticinin değil, hepimizin sorunudur. Çünkü çiftçinin ayakta kalamadığı yerde tarımsal üretim zayıflar, gıda arzı daralır, dışa bağımlılık artar ve sonuçta millet daha pahalı gıdaya mahkûm olur. Üreticinin zarar ettiği bir düzende ne tarımda istikrar sağlanır ne de gıda güvenliği korunabilir.
Burada en doğru adım, üreticiyi piyasanın insafına terk etmek yerine koruyucu ve planlı bir tarım politikasını devreye almaktır. Öncelikle alım fiyatları, gerçek üretim maliyetleri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmelidir. Çiftçinin eline geçen fiyat, en azından maliyeti karşılayan ve makul bir kazanç bırakan seviyede olmalıdır. Destekleme politikaları göstermelik değil, doğrudan rahatlatıcı olmalıdır.
Ayrıca meyve üreticisinde yaşanan fiyat çöküşünü önlemek için ürün işleme, depolama ve pazarlama altyapısı güçlendirilmelidir. Özellikle şeftali ve nektarin gibi ürünlerde soğuk hava deposu, kurutma, paketleme, ayrıştırma ve kooperatifleşme imkânları artırılmadıkça çiftçi tüccarın ve aracının karşısında zayıf kalmaya devam edecektir. Üreticinin ürününü değerinde satabileceği, bekletebileceği ve pazara daha güçlü çıkabileceği mekanizmalar kurulmalıdır.
Parti programımızda da tarım ürünlerinin alım fiyatlarının girdi maliyetleri dikkate alınarak tatminkâr düzeye getirilmesi ve TMO kapsamında depolama imkânlarının yaygınlaştırılması gerektiği açık şekilde vurgulanmaktadır. Üretici ürününü hemen elden çıkarmaya mecbur kalmamalı, devlet çiftçinin elini güçlendiren bir yapı kurmalıdır. İlçelerde yaygın depolama ve ürün muhafaza imkânları sağlanırsa hem aracı baskısı azalır hem de üretici daha adil şartlarda satış yapabilir.
Bizim çözüm önerimiz nettir: Çiftçinin girdi maliyetleri düşürülmeli, alım fiyatları gerçek maliyetlere göre belirlenmeli, meyvede taban fiyat ve alım güvencesi mekanizmaları değerlendirilmeli, üretici kooperatifleri güçlendirilmeli, soğuk hava deposu ve işleme tesisi yatırımları desteklenmeli, tarım destekleri zamanında ve yeterli düzeyde ödenmelidir. Bunun yanında sulama yatırımları artırılmalı, zirai kredi yükü hafifletilmeli ve üreticinin borç baskısı azaltılmalıdır.
Yeniden Refah Partisi olarak biz, alın teriyle üreten çiftçimizin hakkının korunmasını, tarımın yeniden kazandıran bir alan haline gelmesini ve üreticinin emeğinin karşılığını tam olarak almasını savunuyoruz. Çiftçiyi yaşatmadan tarımı, tarımı yaşatmadan da milleti ayakta tutmak mümkün değildir.”
Bu haber toplam 36 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.