’’CÜPPE GİYİP BİRİSİNİ MÜDAFA ETMEK ÇOK ÖNEMLİ’’
Bugün röportajımıza il Baro Başkanı Avukat Halime Aynur ile HUKUKTA KADIN başlığı altında gerçekleştirdik. Seçimle avukatlardan güven oyu alarak görev başına 3. kez gelen bir kadın Halime Hanım. İnsan yaşamının savunucuları avukatlarımızı konuştuk. Baro çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Konuyu uzatmadan kendisini kısaca tanıtmasını isteyerek başladık sohpetimize...
***
AV. Halime AYNUR; 1967 doğumluyum, Bulgaristan da doğdum, 78 yılında buraya göç ettik, Ertuğrulgazi Lisesini bitirdim, en güzel anılarımı Ertuğrulgazi Lisesinde yaşadım .
Hukuk fakültesin 1.sınıfta evlendim. 2 oğlum var, Okul döneminde ailemin desteğini çok aldım. Benim en büyük şansım ailem. Okul bittiğinde anneydim, hakikaten zor günlerdi. Avukatlık başladı, çocuklarım oldu. Serbest avukatlık yapıyorum. 1995'te Bilecik’te baro kuruldu seçime girdim ve kazandım 3 dönemdir devam ediyorum.
Sanayi alanına giren bir hukukçu olarak eşi ile ilimizin fabrikalarından DEKOMER'i kurduklarını ve sanayi alanının da isminin yer almasını sağlayan Baro Başkanı Halime Hanım ile sohpetimize devam ediyoruz.
Baro'dan bahsedecek olursak, kısa bir zaman önce açılış gerçekleştirdiniz , şuan neler yapıyorsunuz?
Bu günlere çok zor geldik, binamızın açılışını yaptık, heyecan vericiydi, duygulandım açılışta çünkü çok az sayıda baronun kendine ait binası var. Türkiye de 4 baro başkanı bayan var, bukadar az sayıda kadının olduğu ve il'e katkı sağlamak mutlu etti. Bana göre baroların kurumsallaşması lazım çünkü sorunları dile getirecek bir birlik oluşturulmalı.
Başkan Aynur, Baro'nun kurumsallaşmasını önemini açıklayarak mağdur olan bayanların ve insanların olduğunu söyledi ve örneklendirdi.
Hiçbir geliri olmayan ev kadınları oluyor, geliri yok ve şiddet görmüş, avukat tutacak parası yok bizim adli yardımımız var hiç geliri olmayanlara yönelik bayan ya da erkeklere bizler avukat temin ediyoruz.
Bir sürü yasalarımız çıktı aileye yönelik, Çocukları koruma fonu gibi artık devlette bu konuda bir adım öne gitmeye başladı bana göre, ama kadınlar hala mağdur . Kadınlar için zor bir süreç bunlar. Çalışmalar bu yönde...
Baroda çalışmalar nasıl gidiyor?
Çok güzel gidiyor. Çok özlemini duyduğumuz bir binamız oldu, Avukatlarımızın dinlenebilmeleri, sıkıntı atabilmeleri için de, yer! dizayn ettik. Sohbet etsinler, maçlarını seyretsinler istedik. Gelsinler avukatlarımız.
Baronun şöyle kurumsallaşması gerekiyor. Vatandaşla biz iç içeyiz, yasaların değişmesi, Adli yardım geldi, Kadın komisyonumuz var, çocuk komisyonu, insan hakları komisyonumuz var yani insanların bir sıkıntısı olduğunda başvurma noktasında bu kurumsallaşma gerekli. Memnunum çünkü insanlar baroya alıştılar, baronun burada olduğunu biliyorlar, hiç çekinmeden gelebiliyorlar o çok güzel bir şey.
Konuşmanızın arasında baronun kadın komisyonu var dediniz içeriğine girebilir miyiz? Bu komisyonda neler oluyor?
Bütün baroların var. Bu komisyonlar şöyle işliyor bize kadınlar başvurduklarında onlara yol gösteriyoruz. Örneklendirirsek kadın dayak yedi gelsin bize başvursun. Bizim barodaki arkadaşlarımız savcılığa başvurulması gerekirse başvururlar bu gibi noktalarda kadınlar yol gösteriliyor. Çünkü dediğim gibi biz aynı zamanda toplum için çalışıyoruz, belki meslek kuruluşuyuz ama avukatlık bir nevi kamu hizmeti bu komisyonlarda da bunlar yürütülüyor.
Hukuk! insanın hayatına yönelik bir kurum. Hep araştırma, öğrenme eğiliminde olmalısınız, Bu durumu nasıl organize ediyorsunuz?
Evet, bizde öğrencilik hiç bitmiyor devamlı yasalar değişiyor takip etmek, öğrenmek gerekiyor.
Avukatlık demek kamu hizmeti demek, biz serbest mesleğiz ama kamuya da hizmet ediyoruz planlı olması gerekiyor. Üstelik kadın anne ise çok planlı olmak gerekir.
Bu noktada kadını konuşacak olursak, bence şu var anne oldukları için görevleri yürütmek, yetiştirmek zor kabul ediyorum. Çocuklarla da aileyle de zaman geçirmek gerekiyor, mesela bendede öncelik aile. Bu bir gerçek. Ama bunu şöyle düzenliyorum gün içinde belli saatleri çocuk ve aileye zaman ayırıp gece 1'den sonra çalışırım Uyumamdan, gezmemden, eğlenmemden, bireysel haklarımdan fedakârlık yapar, işimi de tamamlarım.
Erkekler eşlerine yardım ettiklerinde kadının başarısına ortak oluyor, kadının gönlünü almak çok basit. Kadın bunu hoş görüşüyle geriye dönüşünü sağlıyor.
Böyle çalışmak benim yaşam felsefem olmuştur, bana kimse diyemez ki benim için yapmadın bu fedakarlığı” en güzeli arkana dönüp baktığın zaman hiç kimsenin yaptığın işle ilgili bir şey diyememesi çok güzel. Bu zemini herkes yaşamında sağlamalıdır!
Avukatlık, adliye, duruşma salonları bunlar mesleğinizin soğuk tarafları! keyifli yönleri var mı?
Tabi ki var. Cüppe giyip, duruşmaya hazırlanmak, birisini müdafaa etmek, özgürlüğü için çabalamak en güzel önemli tarafları olarak görüyorum.
Adliyelere karşı insanların bakış açısını nasıl buluyorsunuz?
Ben son zamanlarda şunu görüyorum vatandaşın adliyeye alıştığını, baroya alıştığını, kadınlar- erkekler, gençler baroya gelip danışıyor. Eskiden insanlar adliyeye gelmeye çekinirlerdi, şimdi hakimin kapısını rahatlıkla çalıp durumunu anlatabiliyor.
Zaten halka hizmet için var olan bir kurumdan halkın sakınması yanlış olur, olması gerekende buydu geçmişte adliyelerden çekinilmesi çelişki! Pekala gelip danışmalı, insanların adli kurumdan korkması yanlış. Asıl korkulması gereken konu insanların adalet aradığı kapıya korkarak gitmesidir!
Peki Adliyeler çok mu dolu, olaylar büyük mü?
Bilecik'in insanları güzel belki de büyük olmamasının etkisi var. Asayiş yönünden çok olayımız yok, En güzel tarafı bürokrasinin çok iyi olması. Bugünü yaşadığımız yerde yarınımızın ne olacağı belli değil, Allah görevlerimizi yüzümüzün akıyla tamamlamamızı nasip etsin.
Siz Haciz işlemlerinde bulundunuz mu? Zor bir durum bayan hukukçu olarak daha duygusal, sizin için daha zor olsa gerek!.
Tabiki zor, fakat mesleğiniz o duygusallığı aza indiriyor. Hacize gidildiğinde üzücü tarafını en aza indirmek lazım.
Mesela?
Haciz işlemlerinde bende yasaları uyguluyorum o üzücü taraf mutlaka yaşanacak bu noktada. Fakat hacize gittiğim kişi alacaklısını bana getirmiştir ve kendi borcundan düşme imkanı yaratmış olunabiliyor bunun gibi mesela bana “Avukat hanım benimde birinden alacağım vardır tahsil eder misiniz” denmiştir. Bu gibi durumları bulmak gerekir. ---->
Kadın ve erkek eşitliğini ilk defa medeni kanunumuzla elde etmişiz. Bu eşitliği siz nasıl görüyorsunuz?
En başından meclisi düşünün seçimlerde kadınlarda aday gösterilecekti, sonuç negatif, çok az. Kadın erkek eşitliği oluyor ama istediğimiz gibi değil. Ben avukat olmamdan dolayı daha rahatım en basitinden, gece üçte dışarı çıkabilir misiniz? Toplum olarak daha farklı işliyor. Avukat kimliğimle daha rahat hareket edebiliyoruz bizler. Ama bunları zamanla yeneceğiz onun adımları atılıyor. Ben umutluyum.
Hem anne olarak, hem avukat olarak sistemin içinde nasıl ilerliyorsunuz?
Bayanlarımız iş yaşamında başarılılar, Bayan olan yerler çok daha düzenli, etkin. İşlerin kalem arkasını da görebiliyoruz bayanlar olarak. Düzen, intizam, ne görmek istiyorsak öyle çalışabiliyoruz. Ama Kadın olarak anneysen çalışmak çok zor. Fakat anneliğin güzel tarafları çocuklarının yaşam kaynağı olması. Allah bağışlasın . Her alanda olduğu gibi işi doğru yapmak önemli
İnsanlarımız Avukatların görev ve yetkilerinin bilincinde olup, yani yargının kurucu unsur olduğunu biliyor mu? Sorumluluklarının bu kadar çok olduklarını biliyor mu? Avukatlar kendini yenilemek zorunda topluma fayda sağlayabilmeleri için. Biz ne yapıyoruz çıkan yasaları hakimlere sunuyoruz, avukat ne kadar bilgili olursa hizmet o kadar sağlıklı olur. Bir nevi hukuki bilgisini halkın hizmetine sunuyor.
İnsanlar avukatlarına danışıp ne hakları var onları edinmeli, öğrenmeli. Avukat duruşmalara gir demek değil. Davranışınla , hareketlerinle öncü olmak.
Örnek insan olmak zorundalar avukatlar.
İnsanlara yardım etmek çok güzel bir sorumluluk. Avukatlık mesleğinde bunu yaşıyoruz. Ama genelde olaylar yaşandıktan sonra dava süreci başladıktan sonra avukata başvurulur. Nasıl aile hekimliği var, bunun gibi herkesin danışabileceği avukatı olmalı. Bir olay anında “benim başıma bu geldi “ demek gerekir. O zaman insan kendini çok daha güvende hisseder. Çünkü sağlıkla, adaletin insana ne zaman lazım olacağı belli değil!
Yasalarımız dersek?
Yasalarımızda kadın ve çocuk korunmaya çalışılıyor. Ama bunların uygulaması daha yerleşmedi.
Hukuk içinde gideceğiniz yolu nasıl seçtiniz?
Bizim ailede ablam sağlıkçıydı bende okulu bitirdiğimde bir evden bir sağlıkçı yeter dedi. O zamanlarda bayanlar hep sağlık alanını tercih ediyorlardı. Biz 3 kız kardeşte okumayı tercih ettik.O konuda ailemin çok desteğini gördüm en büyük değerli varlığım benim ailem. Bize hep derslerimize çalışmamız yönünde yol gösterdi. Hukuk mesleğini ailemin desteğiyle, kendi ideallerim, kararlarım doğrultusunda seçtim. Okul döneminde evli oluşum, eşimin Bilecik gibi sevimli, küçük bir ilde ikame edişi bende o dönemlerde biraz farklı yönlere gitme düşüncesine sevk etmedi yani Hakimlik, savcılık sınavlarına girmedim, bir noterliğe başvurmadım serbest avukatlık yapabileceğimi düşündüm. Kurum Avukatı olabilirdim dolayısıyla başka şartlara bakmadım, büromu açtım avukatlık yaptım. Zamanla işinizi düzgün yapınca meslekte yükseliyor insan.
Şuan mesleğimin en zirvesindeyim. O zamanlardan günümüze başarıyı taşıyabildik. Bilecik'i çok seviyorum, başarı için çalışman gerekiyor. Evli ve aile sorumluluğuna girdikten sonra kendini geliştirme noktasında bir çok çare bulmak gerekir. Mesela ben Çocuklarımı uyuttuktan sonra gazetemi, kitabımı okurdum ilerleyebilmek için bu fedakarlığı aileden değil kendinden yapmak durumdasın.
Zamanını boşuna harcayan insanlar sizin söylediklerinizi dikkatle okumalılar.
O koşturmanın katkılarını görünce mutlu oluyor, zevk alıyorum. Saatlerce uyumak yerine bilgi peşinde olmalı insanlarımız. Hiçbir şey yapamazlarsa gazete okumalılar neler oluyor bilgi edinsinler.
Gençlerimiz eğitim süreçlerini iyi değerlendirmeli, 15 yıl eğitim hayatlarında çok çalışsınlar, yorulsunlar gerekirse ama ömürlerinin geri kalan süreçlerini refah bir hayat içinde geçireceklerinin farkına varsınlar.
Halime hanımdan son olarak kapanışı güzel bir mesaj alarak bitirdi. Halime Aynur şöyle diyor;
"İnsanlar baro ve adliyenin topluma hizmet için var olduğunu bilsinler ve çözüm için insanlarımızın yanında olduklarını biz avukatlar olarak göstermeliyiz. Ben kadınlara şunu söyleyebilirim. Kendinizi geliştirmek için adım atmaktan korkmayın, başarıya giden yolda ilerleyin. Aile ve iş yaşamı arasında düzensizlik korkusu yaşamayın. Bir şekilde iş yaşamını zamanlanır ne kadar yoğun olursa olsun. Kendilerini yetiştirmeliler, mağdur duruma kendilerini düşürmemeliler. Kadınları bir yerlerde görmek istiyoruz, mağduriyetin giderilmesi için yasalar değişiyor, yenilikler geliyor tabi bu yasaların değişmesi, olumlu olması için değişen yasalar. Baro olarak kapımız herkese açık. "
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.