"DEMOKRATİKLEŞME ADINA EN BÜYÜK İLK ADIM"
Halil Türker ÇOBAN
Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) Bilecik Şube Başkanı Recep Pekdemir, Demokratikleşme Paketini gazetemize değerlendirdi.
MTTB Şube Başkanı Pekdemir, Demokratikleşme paketi ile ilgili olarak gazetemize yaptığı açıklamada, "İsimden de anlaşılacağı ülkemizde demokratik yönetim şeklinin daha hala uygulanamadığı aşikardır. Paketin ismi örneğin demokrasiyi düzenleyici veya onarıcı paket veya ek paket vs. değil de “demokratikleşme paketi” dir. Bunun nedeni ülkemiz demokrasisinin uluslar arası düzeyde kabul görmemiş olması ve kendi çapında da işleyişinde hep aksaklık olması ve her zaman için düzenlemeye ve onarılmaya maruz kalmasıdır. " ifadelerini kullandı.
Pekdemir şu şekilde konuştu; "Ülkemizde demokrasinin darbelerle yıpranması, demokrasimizin hiçbir zaman her kesimi kucaklayıcı olmamasındandır. Böyle olmadığı için ülkemizde her zaman muhtelif sorunlar baş göstermiştir. Kürt sorunu, başörtüsü sorunu… vs. Ancak bu demokratikleşme paketinin gerçekten demokratikleşme adına en büyük ilk adım olduğuna inanıyorum. Çünkü paket ilk adım olarak birçok kesimi kucaklıyor ve özgürlükleri genişletiyor. Bu paket “Büyük Türkiye” istikametinde ilerleyici, her kesimi kucaklayıcı, özgürlükleri arttırıcı olarak var olan demokrasimize çok fazla destekleyici olmuştur. Ayrıca milletimizin geçtiğimiz yüzyıl içerisinde ve halen hep bir sorun olarak görülen ve gösterilmeye çalışılan başörtüsü sorunu ve Kürt sorununa karşı tabuları yıkıcı bir etkisi de olmuştur. Bu da özgürlükleri genişletici bir olaydır. Çünkü tabular özgürlükleri büyük oranda kısıtlar ve tabuların toplumlara karşı olması da ülke içinde demokrasiyi yıpratıcı bir faktördür. Bu pakette bu tabuları yıkıcı maddelerin olması milletimiz adına oldukça sevindiricidir.
Ayrıca özgürlüklerin yanı sıra seçmen vatandaş ile milletvekili arasında bulunan kıldan ince bağı kuvvetlendirmek ve vatandaşın sorununu milletvekiline daha kolay ulaştırması için daraltılmış bölge seçim sisteminin gelmesi de demokrasimize katkı sağlayacak önemli bir reformdur. Bu sistemle büyük bölgeler daraltılacak ve daha çok bölge oluşturulacaktır. Bununla birlikte büyük illerin ve küçük illerin milletvekillerinin kendilerini seçen seçmen sayısı arasındaki denge de sağlanmış olacak. Bu da seçmenin seçeceği milletvekili ile karakterinin daha çok uyuşmasını sağlayacaktır.
Pakette eşitlik, ayrımcılıkla mücadele, yaşam tarzına saygı, nefret suçlarına verilecek cezaların arttırılması, kişisel verilere ulaşımın engellenmesi, kamu kurumlarında kılık kıyafet serbestliği ve sakal-bıyık konusundaki düzenleme, siyasi partilere üyeliğin kolaylaştırılması, özel okullarda eğitim dilinin serbest bırakılması da demokrasimize önemli derece de katkı sağlayacak düzeydedir. Nevşehir Üniversitesi’nin adının Hacı Bektaşi Veli Üniversitesi olarak değiştirilecek olması Alevileri şimdilik mutlu etmese de paketin onları unutmadığını ortaya koyuyor. “Andımız” ın kaldırılması BDP tarafını memnun etmiş CHP ve MHP’yi oldukça rahatsız etmiştir. Zaten BDP’nin paketten olumlu bulduğu tek madde “Andımız”ın kaldırılması olmuştur. Özel okullarda eğitim dilinin serbestliği ve farklı dillerde propaganda imkanı da onları tatmin etmemiş gözüküyor. Ancak bu MHP’yi oldukça rahatsız etmiştir ve paketi “ihanet paketi” olarak tanımlamışlardır. CHP’nin pakette olumlu bulduğu tek şey barajın indirgenmesidir; istedikleri ise barajın %3’e indirilmesi. Partiler genel itibariyle bardağın boş tarafına bakmaktadır. Örneğin partilere devlet yardımının %7 olan mevcut oranının %3’e çekilmesi hiçbirini tatmin etmemiş durumdadır. Her parti yetkilisi paketin sadece kendi partisine veya ideolojisine uygunsa o kadarını kabul ediyor ve bunun harici her şeyi elinin tersiyle itmekte ve önemsiz saymaktadır. Paket zannımca her kesimi kucaklamakta ve hiçbir kesimin unutulmadığını gözler önüne sermektedir.
Roman Dil ve Kültür Enstitüsünün açılacak olması da roman vatandaşları bir hayli sevindirmiş durumdadır. Enstitünün roman vatandaşların eğitimine katkı sağlayacak olması roman vatandaşlara ayrı bir statü kazandıracaktır ve toplum içindeki itibarlarını da yükseltecektir umarım.
Mor Gabriel arazisinin vakfa iadesi kararının endişelendirecek bir karar olmadığını düşünüyorum. Önyargılarımızı bir kenara atarsak bu kararın doğru olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü bir düşünün ülke dışında bir camimizin aynı durumda olduğunu. Sanırım hepimiz caminin açılmasını isteriz. Bu kararda bundan farksızdır. Tabi devletin bu kararı verirken böyle kurumları kontrol altına alması da gerekir. Ancak bu konuya değinmişken Ayasofya’nın hala müze olması ve pakette buna yer verilmemesi bir o kadar üzücüdür.
Pakette eksikler var elbette ancak paketin şuan ki içeriğinin genel itibariyle bardağı bir nebze de olsa doldurmuş olduğu aşikârdır. Paket inşallah hayırlı olur. Rabbimden ülke içindeki tüm huzursuzlukların giderilmesini, tüm grupları tatmin edici reformların geliştirilmesini dilerim. Rabbim vatanımıza ve milletimize zeval vermesin inşallah."
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.