"DOKTOR OLMAK İSTİYORUM. SOMALİ’NİN BANA DOKTOR OLARAK İHTİYACI VAR"
Bilecik’ten Somali’ye giden ilim yolunun söyleşisi !
Kendi imkanları sayesinde gelen 13 ülkenin çocukları Bilecik'in emanet edilmiştir. Yaklaşık 70 öğrenci Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi'nde eğitim görüyor. Sakarya Gazetesi olarak öğrencileri tanımak ve bu öğrencilerin yabancı ülkelerden Türkiye'ye geliş amaçlarını öğrenmek için yeni bir röportaj dizisi başlattık. İlk konuğumuz Filsan Hud ADEN ismindeki 19 Yaşında 1sınıf öğrencisidir. Filsan ile yabancı olmanın zorluklarını, eğitim ve azim ile hayallerin nasıl gerçekleşeceğini öğrenmeyi hedefledik. Somali’den 2 öğrenci gelmiş bulunuyor. Diğerinin ismi ise, Abakar Yusuf Gedi.
Filsan, Somali'nin en büyük ihtiyacının sağlık ve eğitim olduğuna dikkat çekerek, "Ülkemi ileriye dönük kalkındırmak ve acısını dindirmek için doktor olarak eğitimime devam edeceğim" ifadeleriyle söze başlıyor.
Konuşmamızın devamında ise , bir an önce Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi'ndeki derslerinden kalmadan Tıp okullarına geçmek ve biran önce okullarını bitirmek için sabırsızlanıyor. ( Not: Yabancı öğrencilere 1 yıl sonunda aldığı derece sayesinde farklı okullara geçiş hakkı tanınıyor ve bundan faydalanmak istiyor) Meslek sahibi olarak Somali'ye dönmek istiyor. Somali'nin en büyük sıkıntısının sağlık olduğunu söyleyen Filsan, ülkesinde bir çok insanın hayatını bu yüzden kaybettiklerini açıkladı. Somali'deki insanların olumsuz şartlarda yaşadığından ve hastanelerin yetersizliğinden de bahsederek, bunun için tek hayalinin hiç tereddütsüz Tıp okumak olduğunu söyledi. Ve… "Doktor olmak istiyorum." diye bizlere haykırdı. Röportajımızı merak ediyorsanız buyurun başlayalım…
* Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesinde
okuyan Somali’den gelen 2. isim ise
Abukar Yusuf Gedi’dir. Arkadaşı Filsan ile
aynı duyguları paylaştığı için sadece
kendisini tanıtmak istedi. Yusuf Gedi,
bize kendini nasıl tanıtmış bakalım...
Adım Abukar Yusuf Gedi. Türkiye’ye Somali ‘den geldim. Dört çocuklu bir ailenin en küçük ferdiyim. Ailem Somali’de yaşıyorlar. İlkokul ve liseyi Somali’de okudum. Lise bittikten sonra Üniversite okumaya karar verdim. Ayrıca üniversiteyi Türkiye’de okumak istiyordum. Bunun en büyük nedeni Türkiye’nin Müslüman bir ülke olmasıdır. Ayrıca eğitim olarak da daha gelişmiş bir ülkedir.
Türkiye’ye ilk geldiğimde arkadaşım beni karşıladı. Daha sonra birlikte İstanbul’u gezdik
İstanbul söylenildiği kadar güzel bir şehirmiş. Bir ay sonra Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesine kaydımı yaptırdım ve İstanbul’da kursa başladım. Kursa sekiz ay devam ettim. Kurs bittikten sonra Bilecik’e geldim. Şu anda Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliğinde 1. sınıfta okumaktayım. Türkiye’de olmaktan çok mutluyum.
En büyük hayalim bilgisayar mühendisi olup ülkeme önemli bir konumda hizmet etmek istiyorum . İnşa Allah.
* İlk olarak seni tanıtmak, daha sonrada senin pencerenden ülken olan Somali'yi tanıyalım istiyorum? Bizimle paylaşır mısın?
“Adım Filsan Hud Aden, 19 Yaşındayım. Somali'den Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesine İşletme bölümünü okumak için geldim. Biz 9 kardeşiz, annem Somali'de kardeşlerim ile beraber hepsi orada kalıyorlar. Küçük yaşlarda Kur'an-ı Kerimimden sonra Liseyi Somali'de bitirdim. Bitirince hep annemin (ailesini kastediyor) yanında olmak istiyordum. Sonra orada kalmakla hiçbir şey değiştiremeyeceğimi anladım ve hedef yaptım. Düşüncelerim de Müslüman bir ülkeye gitmek vardı ve farklı bir ülkede eğitim almak istiyordum. Aklımda Türkiye vardı. Annem en büyük destekçimdir. Beraber Türkiye'yi seçtik. Bilecik'e gelmeden İstanbul'da Türkçe hazırlık yaptım. 7 ay kursa gittim. Bilecik şehrine ve Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesine geldim. Eğitimim iyi geçiyor. Bilecik'i ve okulumu çok sevdim. Benim ülkem ise, Kurak ve sıcak tropikal iklimi olan bir bölgedir. İnsanları yoksul ve korunmaya ihtiyaçları var. Teknoloji çok zayıf, ülkemde savaş var.”
*Somali yaşam zorluklarıyla biliniyor. Sen o zorluklara düşmemek için orada nasıl vakit geçirirdin? Somali'de nasıl bir hayatın vardı?
“Orda ben hep okulu takip ediyordum, İslam bize sabırlı olmayı öğretti. Okulu hiç bırakmıyordum, anneme yardım ediyor, kardeşlerimin bakımıyla ilgileniyordum. Arkadaşlarım vardı.
Öncelikle Somali halkı zorlu şartlara rağmen çalışmayı bırakmıyorlar. Çalışmayanlarda var. Savaş var, Türkiye gibi özgürce bir şeyler yapamıyorlar. Çünkü savaş engel oluyor. Engeller var ama yaşam için azimde var. Türkiye'de dost ve kardeş ülke olarak Somali'nin yanında olduğunu biliyor ve seviniyoruz. Müslümanlar beraberler! Çok Şükür!”
* Ne sıklıkla Somali'ye gidiyorsun? Ya da ailenin gelme imkanı var mı?
“Okul tatil dönemine girdiğinde gidicem. Hasret çok oluyor ama sabır ediyorum. Kendi geleceğim ve hedeflerimdeki başka kişilerin geleceklerine de yardımcı olmak için hasrete katlanıyorum. Kardeşlerim küçük onlarda gelemez. 3 tanesi liseye gidecek, diğerleri daha küçük, en büyük çocuk ben. Yaz tatilinde gideceğim inşallah.”
*Dünyaya karşı nasıl bir sorumluluğunun olduğunu düşünüyorsun? Senin bu dünyada gururla arkanda bırakacağın bir hedefi kendine belirledin mi?
“Benim asıl istediğim meslek, işletme değil. Asıl isteğim tıp okumak. Çünkü doktor olup oraya (somali) gidince hastanede bulunmak istiyorum. Daha çok gazeteler açmak istiyorum (bilimsel araştırmaların yapıldığı kütüphaneler anlamında) , çok kitaplar kazandırmak, bu eksikliği ülkemde geliştirmek istiyorum. Doktor olursam ülkemdeki insanların ihtiyacına göre çalışmış olacağım İnşallah. Somali dilinin yaygınlaşması için her dilde sözlük oluşturmak ve kitaplar yazmak istiyorum. Ülkeme teknoloji götürmeyi, insanların doktora ve hastalıklara karşı mücadelesi için istiyorum. Düşünüyorum inşallah. Öyle.”
* Neden ilk etapta doktorluk olmadı da işletme okuyorsun?
Türkiyeye geldim, dil öğrendim, zamanım olmadı, Türkçe dili öğrenmek için çalışıyordum. Alışmam lazımdı. Önce alıştım sonra Doktorluk için çalışıcağım.
* Doktor olmak için Somali'de seni etkileyen bir şeyler mi vardı? Neden Doktor olmak istiyorsun?
“Hastalıklar var, güçsüzlük, fakirlik var. Savaşlar var, imkansızlıklar var. Doktor her şeyi biliyor. Doktor teknoloji bilen kişi, teknolojinin doktorla bölgemize ulaşması insanlara çare olacak. Teknoloji olmadığı için insan sağlıklı (tedavisi) olmuyor ve ölümler oluyor. O yüzden istiyorum. Doktorluk yardım elidir bende onun için Doktor olmak istiyorum.”
* Üniversite eğitimin için Bilecik'e geldin. Buraya geldiğinde hayatında ne gibi değişiklikler oldu?
“Somali'de açlık, sefalet ve iç savaşın gölgesinde büyüdük. Biz Somali'nin gençleri artık Türkiye'de benimde bizimde geleceğimizin olduğunu gördüm. Ben ve benim gibiler geleceğimizi Türkiye'nin her yerinde, Bilecik'te de BEN hazırlayacağım. Düşüncelerim gelişti, siz buna ufuk diyorsunuz, Türkiye ve Bilecik'te ufkum genişledi ve daha çok insan tanıdım, kültür öğreniyorum, dil öğreniyorum. Orda kalsaydım bu kadar görmüş, bilgili insan bilmezdim, çok kültür gördüğüm için geliştiriyor beni. Burada olmam benim için bir imkan. Böyle değiştim ben.”
* Okulu bitirdikten sonraki planların nelerdir? Mesela Türkiye'de kalmak gibi bir planın var mı?
“Okul bitince inşallah Somali de olmak istiyorum. Orda çalışmak istiyorum. Öz kardeşlerim, ülke kardeşlerimle olmak istiyorum. Onlara yardım etmek istiyorum. Eğitimli, bilgiyi edinen olarak, onların bana ihtiyacı var.
Ben Türkiye'yi seviyorum ama olmuyor çünkü orda ihtiyaç var. Kalamam. Ama inşallah Türkiye'ye sık sık gelirim ben. Her şey aile için, iyi faydalı insan olmak için. Öyle!”
* Filsan, bu düşünceni takdir ettim. Yani ülkenin gelişmesi için aldığın eğitimle bölgene katkıda bulunmak istiyorsun. Bu yolda başarılar dilerim….
Peki Türklerin kültüründen kendine bir şeyler katıyor musun? Yani Türkiye'den Somali'ye giderken hangi kültürümüzü kişiliğinle bölgende yaşatacaksın?
“Kültür, medeniyetlerin, teknolojinin gelişmesi için en önemli adım. Bu yüzden Türk Kültürü arasında küçüklerin büyüklere saygısı, sevginin bağlılığı bana örnek.”
* Okul bittiğinde Türkiye'den Somali'ye dönerken, eğitim ve manevi anlamda KENDİNE yüklediklerin önemli. Bu bilinçle adımlar attığın takdirde kuracağın dostlukların daha kuvvetli olacaktır. Türkiye'yle bağlılığın artacağına inanıyorum.
Burdan yola çıkarak yetişkin bir birey haline geldiğinde 20 yıl sonraki Türkiye'ye bakış açın nasıl olurdu? Ülkeler arası diyalog kurulması gerekirse sen hangi rolü üstlenirdin?
- (Bu soruya Bilecik hemşehri duygusuyla yani Bilecik'te yaşamış birisi olarak cevap vermeni istiyorum)
“Türkiye için dicem ki, öğretmen eğitti, büyüttü, emanete sahip çıktı. Hasta oldum korudu, Beni Türkiye iyi etti. Bende onlara (Türkiye'ye) gelecekte, bana ülkeme ihtiyacı olduğunu duyduğumda aynısını yapmak için gönüllü olacağım. Elimi uzatacağım. Rolüm bu! Bu ülkeyi seveceğim ve sevdireceğim. Doğru olan bu çünkü. Türkiye'de danışmak var yani birbirlerine soruyorlar. Tek tek değiller, kardeş olmayı çok seviyorlar. Yol gösteriliyor, yardımcı oluyorlar ve aynı amaçta toplanıyorlar. Ne güzel!”
Peki Ülkeler arası diyaloğu kurmak için ne yapacaksın?
“Şimdi bilmiyorum ama iyi yerlere gelmek gerekiyor bunun için.
İnşallah doktor olursam, benimde hastanede öğrencilerim olursa Türkiye'yi bilmeleri için öğrenci yollamak isterim. Türkiye'yeye Somalili başarılı çocukların gelmesi için yardımcı olmak isterim. Türkiye okumam için bana kucak açtı. Bunu hiç unutamam. Bu yüzden daha çok insan tanıyacağım ve bağım kopmayacak.”
* Türkiye'yi sevdiğini söylüyorsun, peki üniversite de eğitim görmek dışında Bilecik'te Neler Yapıyorsun? (Hat sanatı, Ebru Sanatı, resim, müzik, spor gibi sosyal faaliyetler gibi)
“Boş zamanlarımda Türkçemi geliştirmek için kitap okuyorum. Sinemaya gitmeye çalışıyorum. Şarkılar dinliyorum ve dinledikten sonra yazıyorum. Farklı şehirlere gitmeye çalışıyorum. Ebru ve Hat sanatınızı hiç görmedim.”
* Türk Kültürüne yabancı mısın? Bu yüzden de sosyal çevrede yeni hayat kurarken yaşadığın zorluklar nelerdir? Türk Kültüründe en çok hoşuna giden şey nedir?
“Bazen Türklerin kültürü yabancı gelse de din ahlakı üzerinde kültür birleşiyor. Türk kültürünü anlamak için arkadaşlarımın evlerine misafir oldum ve aile bana hemen kardeş gibi davranıyor. Anne, baba, çocuklar hepsi beraber oturuyorlar, sohbet ediyorlar, çok güzel, (kendi ifadesiyle) "hoş geldi". Büyükler gibi küçüklere de aynı saygı davranıyorlar. Dinliyorlar, saygılı çocuklar, bizde (somali) aynı oturuyoruz ama çocuklar babalar gidiyorlar. Kadın -erkek ayrı, anne- ablalar birlikte vakit geçiriyorlar. Birlikte değil.”
* Biraz da yeteneklerine değinmek istiyorum. Kültürel yetenek olabilir, Türkiye' de olmayıp Somali'ye ait özel yeteneklerin var mı?
“Kına yapıyorum. Desen oluşturup, ince figürlerle ellere desen oluştuyorum. Huni gibi bir şey ile desen yapıyorum ellere. İnce çizgi ve şekiller çok zor ama güzel.”
* Hem Somali'de hem Türkiye'de yaşamış birisi olarak Dünya'ya vermek istediğin mesaj var mı?
“Orda (Somali) hem savaş var hemde sistem tam olmadığı için zor şartlar. Birde halkın birbirinden uzak yaşaması birlikte hareket etmemeleri ülkeyi geliştirmiyor. İyilikler için beraber, birlikte olmalarını istiyorum. Ben okuyan olarak, okumayanlar olarak bir arada kardeşçe yaşamalıyız.(eğitimli ve eğitimsiz kesim) Herkes beraber olsun. Savaşı durdurun! Diyorum hemde tam devlet olma özlemi taşıyorum. Huzurlu olmak için, insanca yaşamak için koruyucu, güzel, demokratik bir devletin yapısı olsun istiyorum. Halkının yoksulluğunu önleyen devlet istiyorum. İnşallah.”
* Türk kültürüne uyum sürecini yavaşlatan veya zorlaştıran etkenler oldu mu?
“Giyimler aynı değil çok değişik. Burada küçük kızlar, çocuklar pantolon giyiyor. Somali'de çocuklarda çarşaf alıyorlar. Etek giyebilirsin ama dışarı çıkarken çarşaf alıyorlar. Giyim değişti. İstanbul'da kapkaççılığa uğradım, pasaportum gitti. Bu gibi şeyler başa gelebiliyor bu yüzden büyük şehirlerde insanlarla konuşmak için tedirgin oluyorum. Bilecik'te daha rahat ediyorum, burda karşılaşmadım, burası içime daha çok siniyor. Bunlar zorlaştırıyor.
Farklı ten rengine sahip olmam Bilecik halkının dikkatini çekiyor ve bakıyorlar. Çekiniyorum, utanıyor ve çok sıkılıyorum. Oyüzden bir yere tek gitmemeye çalışıyorum. Bişey oldu, yüzümde bir şey var sanıyorum ama Bilecik insanı yabancıya iyi, anlayışlı davranıyor. Ama alıştım.
Türkler, sohbet, hal hatır, hemhal sahipliler. Selam veriyorlar. Güler yüz gösteriyorlar. Çok şükür kötülük yaşamadım. Adres soruyorum. mesela kırtasiye, beni tarifliyorlar yada götürüyor kırtasiyeye bırakıyorlar. Adresi Teslim ediyorlar. Bu yabancı için çok önemli, halis bir adım. Teşekkür ederim”
* Filsan, bende sana teşekkür ederim. Seni ve anlattıklarını dinlemek çok güzeldi. Son olarak duygu ve düşüncelerin, Dünyaya ve Bilecik halkına vermek istediğin bir mesaj var mı?
“Somalili olmamıza rağmen burada evimizde gibiyiz. Kendimizi Türklerle eşit hissediyoruz. Öğretmenlerimizin ilgisi bize güven veriyor. Mutluyum, Doktor olarak Türkiye'den ayrılmak istiyorum ve Somali'nin acılarını, hastalıkları doktorluk mesleği ile sarmak istiyorum.İnşallah. Ben Sakarya Gazetesini ve seni abla, tanıdığım için memnunum, teşekkür ederim.”
****
Kıymet ASLAN: Röportajımızla ilimizde okuyan, Somali'li 2 genci tanıdık. İnsanların amaçlarına ulaşabilmesinin eğitimle gerçekleşeceğini, engellerin aşılacağını anlattılar. Bize bir şey daha gösterdiler ki onu da Mustafa Kemal Atatürk'ün ifadesiyle sonlandıralım. "Herhangi bir şahsın, yaşadıkça memnun olması için gereken şey, kendisi için değil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmaktır" Filsan ve Yusuf gibi ülkesinin ihtiyacına göre meslek edinip, insanlara yardım etme uğruna atılan her adımın başarılı olacağına inanıyorum. Ve kendilerini geliştirdiği Türkiye’yi de minnet duygusuyla sahiplenerek ileride bu bağın hiç kopmamasını istemelerinide takdir ettim. Yolunuz açık olsun…
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.