EDEBİYAT ŞÖLENİ BAŞLADI
Bilecik Üniversitesi ve Kıbrıs Balkanlar Avrasya Türk Edebiyatları Kurumunun ortaklaşa düzenlediği "20. Kıbatek Tarih ve Mekan/Zaman Bağlamında Türk Edebiyatı Bilgi Şöleni" başladı
Sinan Önce
Bilecik Üniversitesi ve Kıbrıs Balkanlar Avrasya Türk Edebiyatları Kurumunun ortaklaşa düzenlediği "20. Kıbatek Tarih ve Mekan/Zaman Bağlamında Türk Edebiyatı Bilgi Şöleni" başladı. Bilecik Üniversitesi konferans salonunda 25-27 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek bilgi şölenine 6 ülkeden yaklaşık 36 öğretim üyesi katılıyor.
Açılış konuşmalarıyla başlayan bilgi şöleninde ilk konuşmayı Bilecik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Azmi Özcan gerçekleştirdi. Rektör Özcan konuşmasında bir üniversitenin vazgeçilmez faaliyet alanlarından birisnin sanat ve edebiyata ilgi göstermesi olduğunu ifade ederek sempozyumu düzenlemekten dolayı mutlu olduklarını dile getirdi. İnsanoğlunu sınırlayan iki değerin zaman ve mekan olduğunu belirten Özcan, bu iki değeri aşma çabası olarak sanat ve edebiyatın nitelendirilebileceğini kaydetti. Rektör Özcan konuşmasında şunları dile getirdi;
"Sanat ve edebiyat hayatın farkında olarak yaşamanın olmazsa olmaz şartı. Bir üniversite olmanın da vazgeçilmez faaliyet alanlarından birisi, sanat ve edebiyata ilgi göstermesi. Kıbrıs Balkanlar Avrasya Türk Edebiyatları Kurumu büyük bir teveccüh göstererek çok önemli bir konuda zaman ve mekan bağlamında Türk Edebiyatının tarih içindeki serüveninin bir kısmının tartışılacağı bir program hazırladı. Biz bu programa ev sahipliği yapmanın mutluluğu ve bahtiyarlığı içindeyiz.
İnsanoğlu olarak bizi sınırlayan iki değer var. Zaman ve mekan. Sanat ve edebiyat belkide bizi sınırlayan bu iki değeri aşma çabası olarak da nitelendirilebilir. Bu iki değerin sınırlarını zorlayan yolculuğumuz bizi yaşadığımız hayatı anlamlı kılan ve yaşadığımız hayata iz bırakan insanlar arasında kaydeder.
"Herkes ölür ama herkes yaşadı denilemez" Eğer, tarih içerisinde belli bir dönem bu dünyada nefes alıp verdiyesek, yaşadığımızı zamanın ve mekanın kaydetmesi adına mutlaka sanat ve edebiyatın sınırlarına yolculuk yapmamız lazım. Zaten sana ve edebiyatı bir başka şekilde tarif ederken de duygu ve düşüncelerimizi kelimelerle ifade etme becerisi olarak söylüyoruz. Duygu ve düşünce "ben insanım" diyenlere has bir şey. Duyuşu deyiş haline getirebilmek belli bir disiplin, belli bir beceri ve eğitim gerektiriyor. Bunun bir parçası olarak da bu tür programlara çok ihtiyacımız var. Mesele sadece bir üst kurum olarak sanat ve edebiyatla da sınırlı değil. Aynı zamanda sosyoloji ile tarih ile psikoloji ile sosyal bilimlerin pek çok alanlarıyla ilgilidir. Bunları bütün olarak ele aldığımız zaman hepimiz yaşıyoruz bazılarımız ancak yaşadığımızı fark ediyoruz ve onlardan da ancak bazıları yaşadıklarını kaydediyor. Söz gelimi Bursa'da Bursa'nın kuruluşundan bu yana belki milyarlarca insan geldi geçti ama çok azına tam pınar gibi yaşadığını kaydetme imkanı olmuştur. Bursa'da zaman şiirini biliyorsunuz. "Bursa'da Zaman" Bursa'da yaşayan bir edebiyatçının kelimelerinde bu kadar derin bir anlam kazanıyor ki ben her okuyuşumda şair gibi Bursa'da zamanı yeni baştan bütün ruhumla yaşayarak hissediyorum." dedi. Rektör Özcan konuşmasının sonuda ise programda emeği geçenlere teşekkür etti.
Kıbatek Vakfı Başkanı İsmail Bozkurt'da "Tarihle iç içe olan Bilecik'te bir Kıbatek Edebiyat Şölenini gerçekleştirmek bizim için gerçekten büyük bir mutluluk" diyerek başladığı konuşmasında şunları dile getirdi; "Bilecik'in tarih içindeki, özellikle Osmanlı tarihi için, Osmanlı'nın doğduğu mekan olarak, önemini çok iyi bilen biri olduğumdan bu mutluluğun gerçekçi olduğunu ifade ediyorum. Sempozyumumuzun konusuda Bilecik'in bu tarihi gerçekliliği ile doğru orantılı olarak Tarih ve Mekan." dedi. Tarih bilincinin edebiyatla bütünleştiği zaman toplumlara daha kolay ulaştığını ve toplumun hafızasına daha kolay yerleştiğini anlatan Bozkurt; "Bugünkü sempozyumumuzun konusu olan Edebiyatta Tarih ve Mekan bu anlamda da büyük bir önem taşıyor." dedi. Bozkurt konuşmasının sonunda ise Bilecik Üniversitesinin, düzenlediği Uluslararası sempozyumlar sayesinde dünya çapında adından sıkça söz ettiren üniversiteler arasına gireceğine inandığını söyledi.
Kıbatek Vakfı Başkanı İsmail Bozkurt'un konuşmasının ardından ise Kıbatek Türkiye Başkanı Metin Turan konuştu. Edebiyatın, tarih ve zaman/mekan bağlamında ele alınmasının, bir anlamda tarihe edebiyattan bakmak kadar edebiyata tarih düşmek eylemi olduğunu ifade eden Turan; "Bu durum yeni bir gelecek oluşturmak fikrinin bir geçmiş fikrinin varlığına açıklanabilriğinin de işaretidir. Ve bütün bunlar hiç tartışmasız edebi bir metinde mekanla/zamanı tarihsel algının ortak potasında estetik/sanatsal yetkinlikle işlemek ustalığında ortaya konduğunda anlamlı olmaktadır.
Bütün halklar için geçerli olamla birlikte sözü geleneği daha bir etkin ve yaygın olan Türk halkı için edebiyat ciddi anlamda hafıza özelliği taşır. Bu bakımdan da tarihi edebiyat üzerinden okumak edebiyat eserleri üzerinden tarihsel irdelemelerde bulunmak şaşırtıcı olmalıdır" dedi. Açılış konuşmaların ardından sempozyum ilk oturumla devam etti.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.