HASTANELER BİRLİĞİ 1 YAŞINDA

HASTANELER BİRLİĞİ 1 YAŞINDA

2 Kasım 2012 yılında kurulan ve ilimizde de faaliyete başlayan Kamu Hastaneleri Birliği, 1 yaşını doldurdu. Geride kalan bir yıl içerisinde sağlık sektöründe önemli değişiklikleri beraberinde getiren yapılanma, Bilecik kamuoyu tarafından da benimsendi. 

Ahmet MEŞE

2 Kasım 2012 yılında kurulan ve ilimizde de faaliyete başlayan Kamu Hastaneleri Birliği, 1 yaşını doldurdu. Geride kalan bir yıl içerisinde sağlık sektöründe önemli değişiklikleri beraberinde getiren yapılanma, Bilecik kamuoyu tarafından da benimsendi. 

Kurum ile birlikte ilimizde 1 yaşını dolduran Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Dr. Mustafa Yılmaz, gazetemize çok önemli açıklamalarda bulundu. Dr. Yılmaz, Bilecik’te sağlığın emin adımlarla yoluna devam ettiğini kaydederken, daha iyi, daha güzel için uğraştıklarını söyledi. Yılmaz,” İyiye gidiyoruz, Allah'ın izniyle de daha ileriye gideceğiz Niyetlerimiz halis bunu çok iyi biliyoruz. Niyet halis olunca akıbetin iyi olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.  

Kamu Hastaneleri Birliği’nin kuruluşunun birinci yıldönümüne ilişkin güzel bir söyleşi gerçekleştirdiğimiz Dr. Yılmaz, yeni yapılanmanın ülkemize ve Bilecik’e kazandırdıklarına dair bilgiler verirken, Bilecik Devlet Hastanesi ve ilimizin sağlık problemlerine değindi.

Bilecik İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Mustafa Yılma, birliğin kuruluşuna ilişkin bilgiler vererek başladığı açıklamasında,” Kamu Hastaneler Birliği, 2012'nin 2 Kasım'ında 660 sayılı kararnameyle kuruldu. Bu bir yıl önce çıkan bir kararname, tam olarak 2 yılını tamamladı. Kararname hükmü ile birlikte kuruldu sonra Kamu Hastane birlikleri kuruldu. 

Sağlık Bakanlığı bana göre son 10 yılın belki Türkiye'de ki lokomotif bakanlıklarından biri, yeni bir yapılanmanın içine girdi. Yaptıklarını yeterli görmeyerek, yaptıklarımızı daha yukarı nasıl çekeriz kaygısı ve derdi ile insanımıza hizmeti daha nasıl iyi sunarız anlayışında.

Özellikle Kamu Hasteneleri Birliği kısmına bakacak olursak, Kamu Hastaneler Birliği sözleşmeli bir yapılanma. Kamuda belki sözleşmenin bu anlamda vurgulandığı bakanlıklardan” ifadelerini kullandı.

“Daha dinamik işler getirdi”

Birbirinden önemli ve çarpıcı açıklamalara imza atan Yılmaz, Kamı Hastaneleri Birliği’nin sağlık sektörüne kazandırdıklarının, sağlıkta ciddi adımlar olduğunu anlatırken şöyle konuştu:” Bu durum daha dinamik, daha ölçülebilir işler getirdi. Çalışanın performansı ölçer objektif kriterler getirdi. Dolayısıyla da kamu hastaneler birliğinin idareci kısmından kalkmış oldu. İdareci şimdi biliyor ki ben bazı şeyleri yapmak zorundayım. Ara ara bizi değerlendiriyorlar, karnemiz var, karnelerimiz başucumuzda duruyor. Bir de her ay değerlendirdiği maddeler var. Yani altı ayda bir değerlendirip bırakmıyor. Her ayda değerlendirme, kritik verimlilik dediğimiz yani hassas noktalar, olmazsa olmazları bakanlığın. Onu tespit ettikten sonra sana diyor ki; ''15 gün ya da 1 ay süre durumuna göre düzeltemezsen ona göre.''

“Hastalarımızı uçakla gidip alabiliyoruz”

Bu güzel bir şey, çünkü biz hep yıllardır daha aktif, daha dinamik, işini daha sahiplenen, kendi işi gibi gören insanların bu işin başında olmasını savunuyorduk. Sağlık Bakanlığı üçlü yapılanma ile ilgili burada ister istemez bürokrasi işi çok tıkıyordu. Üçlü yapılanma ile imza yükünü de almış oldu. Halk Sağlığı Müdürlüğü denildiğinde birinci basamağı takip edecek, koruyucu sağlık hizmetlerini takip edecek. Kamu Hastaneleri Kurumları 2. ve 3. basamak sağlık hizmetlerini sunacak. Sağlık Müdürlüğü bunu koordine edecek. Dolayısıyla bu mantıkla kurulan bana göre de gayet olumlu olduğunu düşündüğüm yapılanma. Allah'ın izni ile ivmemizi koruyarak daha da iyiye ulaşır hale geldik. Hastalarımızı uçakla gidip alabiliyoruz, Avrupa'dan insanlar gelip muayene olabiliyorlar. Artık insanların muayene olmak için acaba param var mı? Hangi hastaneye gidebilirim gibi sıkıntıları yok. Bu noktada sosyal devlet açısından devletimiz çok iyi tedbirler aldılar. 

“Türkiye’yi bekleyen en büyük sorun israf”

Türkiye'yi bana göre en büyük bekleyen sorun israf. Her şeyin israfı dinimizce de haram. Zaman israfı, para israfı, bir de hizmeti kötü kullanarak ta israf. Hizmeti kötü kullanarak israf ederseniz, hizmeti kullanmak zorunda kalan insanların önüne geçerek te günaha girersiniz. Gereksiz yere 112'yi meşgul ederseniz bu bir israftır. İlacı kötü kullansan bu bir israftır. İlacı hekimin söylediği şekilde kullanmayıp bırakıp daha sonra atarsan bu bile bir israftır çünkü; başka bir maliyete sebep olacaksın. Bunların hepsi israftır. Toplum olarak tasarrufu öğrenmemiz lazım. İsraf etmeden, paylaşarak, tasarruflu bir şekilde yaşamalıyız. Bilmeliyiz ki hiç bir kaynak sonsuz ve sınırsız değildir. 

“ Sağlıkta tasarruf önemli”

Sağlıkta böyle. Sağlıkta da tasarruf önemli. Kamu Hastaneleri Birliği de bunun üzerine çalışmalar yaptı. Yani ben bundan önce sağlık müdürüydüm. Sağlık müdürüyken sağlık evlerine bakıyordum, sağlık ocağına da bakıyordum, 112'yede bakıyordum, hastaneye de bakıyordum, hepsine bakıyordum. Ama şimdi benim işim hastane. Dolayısıyla hastaneme 30 günün 5 gününü ayırabiliyorduysam, şimdi otuz günün otuz gününü hastaneme ayırabiliyorum. Dolayısıyla birçok şeyi daha yakından görebiliyorum. Yöneticilerimiz daha profesyonel oldular, işlerini ona göre yapıyorlar. Eskiye göre yönetici sayımız azaldı, Kamu Hastaneleri Birliği kurulmadan önceki döneme göre hastane yönetici sayımız azaldı. Türkiye genelinde, %25-30 oranında azaldı. Biz ağlamamıza, bağırmamıza rağmen azaldı. Biz burada da bu şekilde ne kadar küçük olabiliriz? Ne kadar küçük gruplarla bu hastanenin işini yürütürüz derdindeyiz işin açıkcası. 

“Yönetimimizle, personelimizle uyumumuz iyi”

Niye yer yapmadınız diyorlar bize, Niye hastanelerin birinde duruyorsunuz? Evet bende yapabilirdim. Şuan benim bütçem Bilecik'te birçok kamu kuruluşunda olmayan bütçemiz var. Ama şöyle baktığınız aman yeni bir yer kiralamanın sıkıntıları var, elektriği var, suyu var, ısınması var, güvenliği var, kirası var. En kötü ihtimalle Bilecik şartlarında benim gibi bir birliğin oturacağı bina 15-20 bin liraya mal olacak bana ve 15-20 bin lira ile baktığın zaman bu yılda 200-250 bin lira yapar. E peki benim hastanem de bakıyorsun yapılmış idari ofisler var, burada ki idari ofisler bize de yetiyor çalışan arkadaşlara da yetiyor. Teknik olarak baktığınız zaman evet zor ama Türkiye'de birçok yerde yapılanmalarda bu var. Müsait binaları olanlar ayırdılar. Ama tabi bu tasarruf önemli, uyumumuz iyi yöneticilerimizle olsun, personelimiz ile olsun. 

“Türkiye oranına göre düşük”

Şikayet oranımıza baktığınızda Türkiye oranına göre düşük. Ama en çok şikayet açık ve net söylemek gerekirse, gelen hastaya veya gelen hastalara sizin veya onun dilini doğru kullanmaması. En büyük sorunumuz bundan kaynaklanıyor. İletişim eksikliğinden kaynaklanıyor.

“Çok mu zor?”

Hastaya, günaydın geçmiş olsun demek ağzınıza mı yapışır? İşte personelimize biz bunu öneriyoruz. Geliyor hasta soruyor, efendim dahiliye polikliniği nerede? Ben ne bileyim kardeşim ben danışman mıyım diyor. Ya mübarek ağzını açıyorsun bari hayra konuş ya da hiç açma ağzını sus. Bunu söyleyeceğine kusura bakmayın ben bilmiyorum danışma o tarafa sorarsanız yardımcı olurlar denilebilir ya da biliyorsan şurada sağda ya da şu tarafta solda demek çok mu zordur, hayır değildir. 

“Karşılıklı iyi niyet, doğru diyalog”

Kişi olarak ta içerde ki doktor ve hemşirenin insan olduğunu unutmamalıyız tabi. Sabah 9'da gelen hasta ile akşam 16:30' da gelen hastada aynı güler yüzü bekliyor, yüz tane hasta bakmış hekim tüm gün onunda insan olup yorulabileceğini unutmamasını istiyoruz. Sadece karşılıklı iyi niyet ve doğru diyalog. Hasta memnuniyet oranlarımıza baktığınızda %76 gibi rakamlar söz konusu çok ciddi rakamlar bunlar. 

“Hizmette yüzde 100 memnuniyet olmaz”

Bundan 8 sene önce aldığın 40 liralık ilaç şuan 8 lira. Türkiye'de enflasyonun %10’larda olduğunu saysak minimum, şimdilerde o ilacın 80-90lira olması gerekirken, şuan o ilaç Türkiye'de 8 lira. Bu ilaç firmaları battı mı?  Yok hayır, hala kar ediyorlar. Kamu Hastaneler Birliği olarak, neler yapabiliriz, nelerden kısabiliriz, sağlık hizmetini aksatmadan daha nasıl iyi bir şekilde verip, gereksiz giderleri ise nasıl düşürebiliriz diye dile getirdik. Bunun hakkında bir sunum hazırlıyoruz, inşallah sizi de davet edip istatistik olarak ta bilgilendireceğiz. Hastanemize yeni tıbbı kazanımlar olsun, bunlar hakkında resimli, görsel olarak ta sizi bilgilendireceğiz. Ama tabi biz hizmet sektörüyüz. Hizmette %100 memnuniyet olmaz. Yani hangi hizmet sektöründe olursanız olun, sağlık gibi çok önemli bir sektördeyiz. 

_Tam gün sayasının etkisi oldumu, devlette ki uzmanların azalışı?

Üniversitelerde öğretim görevlileri hakkında kayıplarımız oldu ama bu konuda da yeni adımlar atılıyor ama hastaneler de böyle kaybımız olmadı. Ama biliyorsunuz devlet hastaneleri hariç özel hastaneler de mevcut, bu dönem değil bu dönemden önce açıktan atama yapılır bizde. Emekli olmuş veya istifa etmiş ve ya başka bir kurumdan bize hekim alımları yapılır. Açılan 1500 kadroya 6000 kişi başvurdu Türkiye'de, bu ne demektir özel sektörden de kaçış var ve özel sektörde her şey süt liman değil. Ciddi sıkıntılar olabiliyor. 

“Kavgaların, gürültülerin sebebi ne?”

Türkiye'de sağlık dönüşüm başladı da insanların gözden kaçırdığı nokta bu. İşte şurada bir hekim vardı da şu kadar yetiyordu. Size bir sayı vereyim, biz bir yılda Türkiye'de 550 milyon muayene yapıyoruz. Türkiye nüfusunu 8 kere muayene ediyoruz. Peki bu sağlık dönüşümü başladı, 2002 de 2003'de neydi? 2 ile çarpıyordunuz en fazla. Tam olarak 4 katı artmış , peki personel artışı var mı ? Hayır yok. Peki şimdi ne oluyor? Bu kavgaların gürültülerin sebebi ne ? Tabi ki yüklenen iş güç. O yüzden diyorum her şeyi doğru kullanmak lazım. Tasarruflu kullanmak lazım. 

Biz ortalama Avrupa Birliğinin 4/1'i hemşire ile çalışıyoruz. Bir hemşirenin yaptığını Avrupa'da dört kişi yapıyor. Bizim burada bir hekimin yaptığını, Avrupa'da 2.5 hekim yapıyor. Dolayısıyla da bizim personelimizde de çok ciddi bir iş yükü var. 

“Ciddi anlamda hekim eksikliğimiz yok”

Hastanemizde ciddi anlamda hekim eksikliğimiz yok. Zaman zaman yeni açılan bölümlerde olabiliyor. Mesela şuan beyin cerrahımız tek, tek cerrahta risktir. Dönem dönem istifalardan kaynaklanan sorunlar olabiliyor. Şuan için öyle büyük bir eksikliğimiz yok tabi. Tabi birde bu insan kaynağı, biz bakanlıktan talep ediyoruz ama onlarda doluluğa bakıyorlar. Hangi ilin daha çok ihtiyacı var ise oraya yönlendiriyorlar. Bakanlık ey Bilecikli diyor mesela seninde beyin cerrahına ihtiyacın var evet ama Urfa’da daha çok ihtiyaç var orada hiç hekim yok. Kuraya girmiş 6-7 tane beyin cerrahı ne yapabilirsin? 

“Daha profesyonel bir anlayış”

Genel olarak baktığımızda Kamu Hastaneleri Birliği yapılanmasının, Sağlık Bakanlığı’nın yeni yapılanmasının daha doğrusu Sağlık Bakanlığı’nın yeni yapılanmasının daha dinamik ve daha profesyonel bir anlayış getirdiğini düşünüyorum. Açık ve net söyleyeyim borç yükümüzü sıfırlardık. Borcumuz hiç yok, paramız var. Bunları anlatınca şöyle bir mantık geliyor. Ya efendim hastanecilik para mı ? Evet para değil bizim öncelikli amacımız sağlık hizmeti sunmak ama sağlık hizmeti de para ile dönüyor. Çok açık ve net söylüyorum, personelinize iyi para veremezseniz, iyi malzeme alacak paranız yoksa, sağlık hizmetini iyi sunamazsınız. Bunun için de mli gücünüzün iyi olması lazım.

“Niyetlerimiz halis”

Tüm medya da gözümüz ve kulağımız olduğunuz için Sakarya Gazetesi’ne size çok teşekkür ediyoruz. Onun haricinde de ben başta tüm halkımıza sağlık, sıhhat, afiyet diliyorum. Hayatları boyunca hekimlere az ihtiyaçları olur. Ama bu tabi ki bu bitmez bir döngü herkes vefat edecek ve bunun bir nedeni olacak. Bunun içinde hastanelerimiz durumu iyi olmak zorunda. Sağlık çalışanlarımıza, hekimlerimize, hemşerilerimizden teknisyenine temizlik yapan personelimize kadar teşekkür ediyorum ellerine sağlık, yaptıkları hizmetlerin kendilerine yapılıyormuş gibi gayretli olmalarını istiyorum, bugüne kadar güzel şeyler yaptılar, bugünden sonra güzel şeyler yapacaklar ama bizde onlardan şöyle bir şey istiyoruz aramızdaki çürük yumurtalar ayrılsın istiyoruz, ayırmak istiyoruz. Aramızda yanlış davranıp kötü olanlara fırsat vermesinler. Halkımızdan da dediğim gibi bir hatayı herkese mal edip karalamasınlar. Güzel işler yapan hekimimiz,  personelimiz, çalışanımız gerçekten çok. Onlara destek olsunlar. Biz ülke olarak birbirimize ne kadar destek olursak, o kadar güzel şeyler olur. İyiye gidiyoruz, Allah'ın izniyle de daha ileriye gideceğiz Niyetlerimiz halis bunu çok iyi biliyoruz. Niyet halis olunca akıbetin iyi olacağına inanıyoruz.” 

 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.