"KENTSEL DÖNÜŞÜMDE HERKES KAZANACAK"
Mücahid ERDAL
Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı İstiklal ve Cumhuriyet Mahallesine uygulanması planlanan Kentsel Dönüşüm ile ilgili dikkat çekici gelişmeleri gazetemize anlattı. "TOKİ ile ön protokolları imzaladık. Projemizi TOKİ'ye sunuk, Meclisimizden oy birliği ile yetkimizi almıştık. TOKİ proje üzerinde çalışıyor. Amacımız kentsel dönüşümde Ağustos ayı bitmeden TOKİ'yi masamıza oturtmak" ifadelerinin ardından Yağcı "Halkımızın hiç endişesi olmasın. Vatandaşımı mağdur edecek bir proje içersinde yer almam" dedi.
“Burayı illa yıkacağız, yapacağız gibi bir iddiamız, bir derdimiz, bir kaygımız yok. Biz vatandaşımızın faydasına olacağına inandığımız için yapmak istiyoruz” diyen Yağcı “Biz bu işe girerken sıkıntılı, meşakkatli bir iş olduğunu bilmiyor muyuz biliyoruz. Başımıza dert mi almak istiyoruz hayır. Belediye Başkanı olarak Türkiye'de 80 vilayetinde kentsel dönüşüm noktasında harıl harıl çalışırken, projeler ortaya koyarken, Bilecik Belediyesi bu kadar başarılı, halkı için bu kadar çalışan bir belediyeyken, kentsel dönüşüm noktasında toplumun önüne bir teklif getiremeyecek mi? Eminim ki bazı farklı maksatlarla eleştirenler oluyor, o zaman da bizim Belediyemiz uyuyor mu? Yani 80 Vilayette kentsel dönüşüm Tunceli'de, Kars'ta, Iğdır'da kentsel dönüşüm için proje üretilirken, Bilecik Belediye Başkanı ne yapıyor? Neden kentsel dönüşüm yapmıyor diyeceklerinden eminim. Biz, kimseye zorlama yapmıyoruz. Kimseye bu noktada emri vaki de yapmıyoruz” dedi.
TOKİ'nin kar amacı gütmediğini vurgulayan Yağcı: "Müteahhit eski binayı alıyor. Bunun karşılığında 2 daire vereyim diyor. Onun yerine de kendisi 5 katlı yer yapıyor. 2 dairesini ona veriyor. 8 dairesi kendinde kalıyor. Arsa payı karşılığında maliyeti kurtarıyor. Kentsel dönüşümde buna benzer bir şey. Müteahhit 2 daire veriyorsa, devlet 2,5-3 daire verecek. Nedeni ise devletin kar gibi bir derdinin olmaması" dedikten sonra "Vatandaşa sözümüz var. Kardeşim sizin onayınız, rızanız olmadan, biz çalışma yapmayacağız" dedi.
Seven Çarşısının kentsel dönüşüm projesi kapsamına alındığını ve kentsel dönüşüm kararı alındığı takdirde kiracıları 3 ay içersinde tahliye edeceklerini söyleyen Belediye Başkanı projede yeni camilerin, büyük okulların olduğunu söyledi. Yağcı projedeki can alıcı bazı özelliklerlerinden biri olarak Cumhuriyet Mahallesi ile Hürriyet Mahallesi arasındaki vadiyi köprüyle birbirine bağlayıp, Bilecik'in stratejik anlamda kendisini aşan bir konuma gelmesini gösterdi.
Yağcı Kentsel dönüşüm projesi ile öncelikle hemşehrilerimiz, şehrimiz ve ülkemizin kazanacağını, kaybedenin olmayacağını ifade edip sözlerine şöyle devam etti: "Kentsel dönüşümü büyük oranda istiyorlar farak beni zarar ettirmeyin diyorlar. Mülkümün karşılığında bana ne vereceksin deniyor. Bizde boş lafla zaman kaybetmek istemiyoruz. Bizde kendimizinde hemşerilerimizde vaktinin kaybolmasını istemiyoruz. Dolayısıyla kentsel dönüşümde vatandaşlarımız somut şeyleri konuşma halinde. Bu çalışmamız Toki ile birlikte yaptığımız çalışma. Toki ile ön protokolları imzaladık. Projelerimizi Toki'ye sunduk, Meclisimizden oy birliği ile yetkimizi almıştık. Projelerimizi Tokiye sunduk Toki bu projeler üzerinde çalışıyor. Toki ben bunu kaça mal ederim diyor. Onun değerlendirmesini yapıyor. Bunun karşılığında vatandaşın mülkü nedir ? Bu maaliyete ek olarak ne eklerim? ve vatandaşa ne verebilirim, Yani ortalama ne fiyat çıkacağını tahmin ediyor. Tokinin Serbest piyasadan farkı şu devlet kurumu olduğu için ve kentsel dönüşümü ön planda tuttuğu için Toki başa baş yapabilir ama alan mütahit kârı olmadan bunu yapmaz ve bizim inancımız, çabamız kentsel dönüşümde Ağustos ayı bitmeden biten bir bölümün başlanarak Toki'yi masamıza oturtmak istiyoruz. Halkımızın hiç endişesi olmasın. Vatandaşımı mağdur edecek bir projede siyaset yapan, hizmet veren ve seçim öncesinde bile bile halkını memnunsuzluğa uğratmak ister mi?"
Kazan-Kazan noktasındayız. Hemşehrilerimiz kazanacak, şehrimiz kazanacak, ülkemiz kazanacak
Kentsel Dönüşümle ilgili bir sürü dedikodu üretenlerin olduğunu vurgulayan Belediye Başkanı Selim Yağcı: "Burda Kazan-Kazan noktasındayız, hem burda hemşerimiz kazansın, şehrimiz kazansın, ülkemiz kazansın yani kaybeden olmasın. Bunun hesabı kitabı içerisinde yok bir sürü dedikodu duyuyoruz. Yok efendim vatandaş borçlandırılacakmış. Binası yıkılacakmış vatandaş ortada kalacakmış. Yani bunların hepsi devlet nezdinde daha önceden yapılmış, planlanmış mesela bunu halka sorsak %75 evet dedi %25 hayır dedi bunlara ilişkin devlet sistematiği içinde burda çoğunluğun dediği olur yani öyle %60'ın üzerinde dedik.
İlk önce 200 kişiyi bir yere kiraya oturtarak kira parası ve nakliye ye yardım edeceğiz. Aldığımız yerin arsasındaki yerleri yaptıktan sonra oraya alacağız. Diğer 500 kişiyi sonra o 500 kişinin oturduğu yeri yıkıp orayı yapacağız.
Yaptığımız yerler birinci sınıf bölge olacak
Cumhuriyet mahallesinde ve İstiklal Mahallesinde oranın değeri 50 ile 110 lira arası değişiyor. Kiralarda 250 ile 400 TL arasında. Ertuğrul Gazi mahallesinde kiralar 700 TL civarlarındayken burada kiralar 400 TL'yi geçmiyor bunun nedeni mahalle yapılanmasından dolayı. Belki bir dairesi olan kardeşimize bir daire vericeğiz ama güzel yapılı bir dairesi olacak. Mesela değeri 60 bin TL olan bir daire 120 TL'ye çıkacak. Bugün 300 TL olan kira 600 TL ye çıkacak. Yaptığımız yerler birinci sınıf bölge olacak.
Yoluyla, meydanıyla, altındaki ticari iş yerleriyle, mekanlarıyla bu alanlar bitince eminim ki bize de kentsel dönüşüm olsun diye bir algı olacak. Biz tamam halkımızın görüşlerine de tam karşı değiliz. 22-23 katlı binalar vardı, denildi ki bu binalar çok yüksek olur tasarım yaptıktan sonra bize de yüksek geldi. Yeni mimari projede bunları 15-16 kata indirdik. Baktık çok katlı olduğunda vatandaşlar da istemedi bizde böyle yapalım dedik. Bilecik çok katlı kata şimdi hazır değil. Bu böyle isteniyor, eyvallah. Hiçbir itirazımız yok. Kararı verecek olan onlar. Biz oradaki mevcut imar düzeni, imar planı için vatandaşımıza kolaylık sağlamak için çalışmalarımızı yaparız ve deriz ki biz bir devletiz, tarihe notumuzu düşeriz, gelecek nesiller bizlere bu anlamda hesap soramaz. Bu kararı verecek olanlar tabi ki hemşerilerimiz. Halkımıza, hemşerilerimize rağmen kentsel dönüşüm kararı aldık.
Biz kimseye zorlama yapmıyoruz
Burayı illa yıkacağız, yapacağız gibi bir iddiamız, bir derdimiz, bir kaygımız yok. Biz onların faydasına olacağına inandığımız için yaptık. Bilecik'te yıllar öncesinde Sayın Başbakanımız geldiğinde Bilecik'te ki kentsel dönüşüm için bana bizzat söylediği şey şuydu. '' Harekete geçirin. '' İnişleriyle çıkışlarıyla bakıldığında tarihsel vizyonu yansıtacak ama günümüzün insanına da layık mekanlar oluşturun talimatı üzerine yaptık. Başbakanımız '' Van depreminden sonra benim iktidarıma da mal olacak olsa can güvenliğini sağlayın'' düşüncesinden hareket ediyoruz. Biz kentsel dönüşüm için neden Cumhuriyet Mahallesinde değil de Ertuğrulgazi'de başlamadık ki. Amacımız yıkmak olsa, yapı yapmak olsa oradan başlarız ama şu an da kentsel dönüşüm rakamlarına en uygun mahallemiz. Cumhuriyet Mahallesi İstiklal Mahallesi olduğu için oradan başlıyoruz. Şu an da tahribatın en az olduğu, maliyetlerin en düşük olduğu ve yaşayan insana en fazla katma değer üretecek mekan Cumhuriyet Mahallesi olduğu için oradan başladık.
Biz bu işe girerken sıkıntılı, meşakkatli bir iş olduğunu bilmiyor muyuz biliyoruz. Başımıza dert mi almak istiyoruz hayır. Belediye Başkanı olarak Türkiye'de 80 vilayetinde kentsel dönüşüm noktasında harıl harıl çalışırken, projeler ortaya koyarken, Bilecik Belediyesi bu kadar başarılı, halkı için bu kadar çalışan bir belediyeyken, kentsel dönüşüm noktasında toplumun önüne bir teklif getiremeyecek mi? Eminim ki bazı farklı maksatlarla eleştirenler oluyor, o zaman da bizim Belediyemiz uyuyor mu? Yani 80 Vilayette kentsel dönüşüm Tunceli'de, Kars'ta, Iğdır'da kentsel dönüşüm için proje üretilirken, Bilecik Belediye Başkanı ne yapıyor? Neden kentsel dönüşüm yapmıyor diyeceklerinden eminim. Biz, kimseye zorlama yapmıyoruz. Kimseye bu noktada emri vaki de yapmıyoruz.
Şunu da yapabilirdik. Şu an da burada ki yapıların tek tek analizini yaptım. Bu yapıların %50-60'ının deprem yönetmeliğine aykırı yapı da olduğunu tespit ettim. Arkadaşlar bunları yıkın, bunlara ilişkin olarak ta şu uygulamalar yapılacaktır diyerek, arkasından da kentsel dönüşümü kurtuluş olarak da sunabilirdik. İyi polis kötü polis uygulamasına da girebilirdik ama biz hemşerilerimizle aramızda öyle bir perdeye gerek olmadığına inanıyoruz. Biz bu projeye iyi niyetle girdik. İyi niyetle de teklifleri getiriyoruz. Kabul ederlerse bu nokta da tüm meşakkate, tüm zorluklara katlanmaya hazırız. Onlara devletimizin, belediyemizin verdiği sözü yerine getirmek için son anına kadar var gücümüzle çalışmayı taahhüt ediyoruz ama onlar kabul etmedikleri taktirde de karar onların. Onlara da saygımız sonsuz. Bunda korkulacak, Belediye Başkanını kötüleyecek ne var. Kentsel dönüşüm noktasında bir vatandaşımızın kapısına giderek, baskı mı yaptık, zarar mı verdik, kararı onlara bıraktık. Kendileri oturup konuşacaklar, hesaplarına kitaplarına bakacaklar, çocuklarıyla değerlendirecekler.
İddia ediyorum bu fırsatı kaçırırsan, 5 yıl sonra Cumhuriyet Mahallesinde kentsel dönüşüm yapalım derseniz, bu kentsel dönüşümün maliyeti bugün teklif edilenden en az %30-40 oranında daha az olacaktır. İlk kentsel dönüşüm sözüyle son yaptığımız şehirde yaklaşık 300 bağımsız bölüm yapılmış. Her yapılan yeni şey mevcudun üzerine bir yük olarak konuyor. Ortam hasıladan bire bir pay alıyor. Vatandaş yapmış, 10 tane dairesi var. Sen bu adama 10 daire vermek zorundasın. Yeni yapmış, yıpranma payı yok. O daireleri vermezsen de vatandaşa haksızlık yapmış olursun. Bunlar çoğaldığı zaman, yeni yapılan şeyler çoğaldığı zaman, mesela üzerinde zaten 5 katlı bina var. Yeni yapılmış, müteahhit gelse, bunu yıksa yeniden 5 katlı yapacağı binaya 5 katlı yer verir mi?
Müteahhit eski binayı alıyor. Eski binanın üzerinde bir kat daha ahşap bina var. Bunun karşılığında sana 2 daire vereyim diyor. Onun yerine de kendisi 5 katlı yer yapıyor. 2 dairesini ona veriyor. 8 dairesi kendinde kalıyor. Arsa payı karşılığında maliyeti kurtarıyor. Kentsel dönüşümde buna benzer bir şey. Müteahhit 2 daire veriyorsa, devlet 2,5-3 daire verecek. Nedeni ise devletin kar gibi bir derdinin olmaması. Bu yüzden bazen sanal alemde falan eleştirilerle karşılaşıyorum. Oturuyorum düşünüyorum, acaba ben nerede hata yaptım. Ne kötülük yaptım. Bu fikri ortaya atarak, insanlara hizmette alternatif sunarak mı hata yaptım. Şu an da daha fol yok yumurta yok. Sonuçta biz ne pahasına olursa olsun ertesi gün yollara dozeri, greyderi dayamıyoruz ki. Vatandaşa sözümüz var. Kardeşim sizin onayınız, rızanız olmadan, biz çalışma yapmadık dedik.
İnşallah. Eylül Ekim içerisinde de ilk görüşmeler kendisini gösterdi. İnsanlar verimli, karlı olan şeyleri görüp imzalamaya başladıkları zaman, bizim iyi düşündüğümüz, hemşerileri tatmin etmeyen bir durum var. Bunlara ilişkin görüşüldü, tatmin etmeyen olaylar nedir, ne şekildedir bunlar konuşuldu. Eğer öyle bir sıkıntı varsa da, biz bunları artırmanın imkanı varsa bunun yoluna bakarız.
Seven Çarşısını kentsel dönüşüme aldık. 3 ayda tahliye ederiz
Kesinlikle. Seven Çarşısının olduğu yeri kentsel dönüşüme aldık. Biz orayı en fazla 3 ay içerisinde tahliye ederiz. Çünkü yeni koyulan her kesim taahhütlü. Kafeteryayı dahi verirken adam o kadar yatırım yapıyor. Şartımız var diyor, biz burada kentsel dönüşüm yaparsak burayı yıkarız. Yıktığımızda da talep geldiğinde 1 ay içerisinde boşaltmak üzere taahhütte bulunacağız. Seven çarşısında ki esnaf değil de, yanında PTT'nin olduğu o adada olan esnaf diyor ki; Başkanım iyi güzel de para da verseniz biz böyle ticaret alanı nerede buluruz? Hakikatten pay devrimi biter. Siz burada 500 bin TL'de verseniz, 1trilyonda verseniz para bir gün biter ama benim hayatımı devam ettirmem lazım. Yani ticarethane lazım. Yeni konseptte 6'lı otopark, üstü meydan yanında, o alanın özel bir noktasında sırıtmayacak şekilde yeni bir ticaret yani çarşı gibi bir alan düzenlemesini mimari bir proje içerisine koyun dedik. Mesela adamın 30m2 dükkanı var. Aralarda aldıklarının yanı sıra o şahısa iş bittiğinde en azından 30m2, 40m2, daha modern bir iş yerini verecek konumda olursak daha güzel olacaktır. İş yeri yenilenmiş olacak, sorunlardan kurtulmuş olacak ayrıca meydanı açılmış bir iş yerine sahip olacak. Bir düşünün yani o meydan olduğunda Bilecik'te ki yarı yüz bin olan insanın günlük 10bin- 15bin kadarının meydana gelip dolaştığı, orada bir aktivite sergilendiği düşünüldüğünde onun etrafında olan iş yerlerinin değerlerini siz düşünün.
Biz de bunlara duyarsız kalmıyoruz. Hemşerilerimizin bu değerlendirmelerini proje içerisinde sıkıştırıyoruz. Mesela projede 2 cami yıkılıyordu. Baktık bu proje Çakal deresi tarafının uç kısmına bir cami daha lazım. Bir cami daha kurduk. O bölgede ilk projede okul yoktu. Büyük bir okul yaptırdık. Bunlar hep sosyal şeyler. Mesela o projenin can alıcı olaylarından birisi Valiliğin gönderdiği tren yolu, karşı tarafa Hürriyet Mahallesine köprü olarak geçmiştir. Bu başlı başına 10-15 trilyonluk ciddi bir yatırım. Hürriyet Mahallesinin görüş mesafesini Çarşı Merkeze 5 dakikaya indirmekteler. Cumhuriyet Mahallesine yapılan bu yatırım, Hürriyet Mahallesinin değerini de %30-40 oranında artıracaktır. Yani Hürriyet Mahallesine yapacağınız yeni Kredi Yurtlar Yurdunun çarşı merkeze yaklaşmasıdır. Bilecik'in stratejik anlamda hakikatten kendisini aşması demektir” dedi.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.